Diyarbakır, sahip olduğu binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasıyla bilinirken, şimdi de dünyada engelli bireylere yönelik eğitimin öncülerinden biri olduğu gerçeğiyle gündemde.
Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Kenan Haspolat’ın yürüttüğü kapsamlı tarih araştırmalarına göre, Diyarbakır’da 1200’lü yıllarda, yani yaklaşık 800 yıl önce, Artuklular döneminde dünyanın ilk görme engelliler (körler) okulu açıldı.
Bu bilgi, yalnızca Diyarbakır’ın değil, Anadolu’nun da engellilere karşı duyarlı sosyal yapısının ne kadar eskiye dayandığını ortaya koyuyor.
MODERN EĞİTİMİN YÜZYILLAR ÖNCESİNDE ATILMIŞ ADIM
Batı dünyasında ilk körler okulu, 1784 yılında Fransa’da Valentin Haüy tarafından kurulurken, Diyarbakır’daki bu eğitim girişimi ondan yaklaşık 600 yıl önceye uzanıyor.
Artuklular döneminde, bilim, tıp ve eğitim alanlarında önemli gelişmeler yaşanırken, engelli bireyler için açılan bu okul, sadece yerel değil, evrensel tarih açısından da dikkati çekici bir örnek olarak değerlendiriliyor..
Prof. Haspolat’ın aktardığına göre, Artuklular döneminde bu okulda görme engellilere temel dini bilgiler, Arapça okuma ve hatta musiki öğretilmiş olabileceği değerlendiriliyor. Bu yaklaşım, engelliliği bir engel değil, bir farklılık olarak kabul eden sosyal anlayışın erken bir örneği olarak görülüyor.
TARİHSEL İZLER VE ARKEOLOJİK KANITLAR
Haspolat’ın çalışmasında ayrıca, Diyarbakır’daki Çayönü kazılarında M.Ö. 7000’li yıllara ait insan kalıntılarında fiziksel engellilik izlerine rastlandığı ve bu bireylerin toplum içinde bakıldıkları da belirtiliyor.
Bu durumun, bölgede engelli bireylere yönelik duyarlılığın ve sosyal kabulün tarih öncesi dönemlere kadar uzandığını gösterdiği kaydediliyor.
KESİN YERİ BİLİNMİYOR AMA VARLIĞI KAYITLARDA
Artuklular döneminde açılan bu okulun tam olarak Diyarbakır’ın hangi bölgesinde yer aldığına dair net bir bilgi olmasa da, döneme ait el yazmaları ve vakıf kayıtlarında, görme engellilere yönelik bir eğitim faaliyetinin varlığı açıkça belirtiliyor.
Bu da söz konusu okulun tarihsel gerçekliğini güçlü biçimde desteklediği ifade ediliyor.
GÜNÜMÜZE IŞIK TUTAN BİR GEÇMİŞ
Bugün Türkiye'de ve dünyada engellilerin eğitime erişimi hâlâ mücadele konusu olurken, 800 yıl önce Diyarbakır’da böyle bir okulun açılmış olmasının, geçmişten bugüne büyük bir ilham kaynağı sunduğunu kaydeden Haspolat, şunları kaydetti:
''Bu okulun varlığı, Anadolu’nun sosyal dayanışma, bilim ve insan hakları konularında ne kadar ileri bir medeniyet yapısına sahip olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Diyarbakır, sadece taş yapıları ve surlarıyla değil, aynı zamanda insana dair duyarlılığıyla da tarihe yön vermiş bir şehir olarak dikkati çekiyor.
Artuklular’dan günümüze uzanan bu kültür mirası, engelli bireylerin toplumsal hayatta yer bulması açısından tüm dünyaya örnek olabilecek nitelikte.''