Sümerbank’ın Diyarbakır’daki mağazasında geçmiş yıllarda Kürtçe konuşmanın yasaklandığına dair iddialar, aradan geçen on yıllara rağmen kent hafızasında tartışılmaya devam ediyor.
Dönemin uygulamaları, uzman değerlendirmeleri ve vatandaşların tanıklıklarıyla konu yeniden gündeme taşındı.
Özellikle 1960’lı yıllara işaret eden anlatımlar, kamuya ait bir kurumda dil kullanımına yönelik sınırlamaların Diyarbakır’da nasıl karşılık bulduğunu gözler önüne seriyor.
YASAK KİM TARAFINDAN KONULDU ?
Arşiv kayıtları ve sözlü tanıklıklar doğrultusunda, bu uygulamanın mağaza yönetiminin bireysel bir kararı olmaktan ziyade, dönemin kamu kurumlarında yaygın olan resmî dil anlayışının bir sonucu olduğu belirtiliyor.
Sümerbank’ın devlet kuruluşu olması nedeniyle, mağaza içi iletişimde Türkçe dışındaki dillerin kullanımının merkezî talimatlar ve genelgeler doğrultusunda fiilen engellendiği iddia ediliyor. Ancak yazılı ve tekil bir ''yasak emri'' belgesine dair net bir kaydın bulunmadığı da özellikle vurgulanıyor.
UZMANLAR UYGULAMAYI NASIL DEĞERLENDİRİYOR ?
Uzmanlara göre, kamusal alanlarda Türkçe dışındaki dillerin kullanımına yönelik sınırlamalar yalnızca Diyarbakır’a özgü değil; Türkiye genelinde birçok kamu kurumunda benzer biçimde hayata geçirildi.
Hukukçular ise günümüz açısından bakıldığında böyle bir uygulamanın anayasal haklar, eşitlik ilkesi ve ifade özgürlüğü ile bağdaşmayacağını ifade ediyor.
TANIKLAR NE ANLATIYOR ?
O dönemi yaşayan bazı Diyarbakırlılar, Sümerbank mağazasında Kürtçe konuşmanın uyarılarla karşılandığını, zaman zaman alışverişlerin yarıda kesildiğini dile getiriyor.
Bazı tanıklar uygulamayı ''incitici ve dışlayıcı'' olarak tanımlarken, bazıları ise dönemin siyasal ve toplumsal koşulları içinde bunun ''olağan'' görüldüğünü söylüyor.
Genç kuşaklar ise bu tür yasakların geçmişte kalması gerektiğini savunuyor ve çok dilliliğin Diyarbakır’ın kültürel zenginliğinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çekiyor.
Sümerbank’ın Diyarbakır’daki mağazasında Kürtçe konuşmanın yasaklandığı iddiası, yazılı bir talimatla kesinlik kazanmamış olsa da, dönemin politik atmosferi ve tanıklıklar kamusal alanda dil kısıtlamalarının yaşandığına işaret ediyor.
Tartışma, geçmişle yüzleşme ve dil hakları konusundaki toplumsal duyarlılığın artmasıyla birlikte yeniden gündemde yer buluyor.
NE OLMUŞTU ?
Haberde, karara uymayan personelin cezalandırılacağı da ifade edilmişti.