Diyarbakır denildiğinde akla ilk gelenler surlar, medreseler ve camiler olsa da, bu kadim şehir aynı zamanda yüzyıllar boyunca Hristiyan cemaatlerinin ibadet ve yaşam merkeziydi. Yapılan araştırmalar sonucu Diyarbakır’da bir dönem 22 kilisenin olduğu belirlendi.
Süryaniler, Ermeniler, Rumlar, Nasturiler ve Keldaniler gibi farklı Hristiyan mezheplerine mensup topluluklar, bu kiliselerde ibadet etmiş, düğünlerini, vaftizlerini ve dini ayinlerini burada gerçekleştirmişti.
Günümüzde bu kiliselerin bir kısmı yok olmuş, bazıları ise restorasyonlarla ayakta kalmaya çalışıyor.
FARKLI MEZHEPLER TEK ŞEHİRDE BULUŞTU
Diyarbakır’da Gregoryen (Ermeni), Yakubi (Süryani Kadim), Ortodoks (Rum), Nasturi (Asuri) ve Keldani mezheplerine mensup cemaatlerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı belirtilerek, şehrin, Hristiyanlık tarihinde çok mezhepli inanç yapısının nadir görüldüğü bir merkez haline geldiği kaydediliyor.
Bu mezheplerin dışında Katolik, Protestan ve Melkit cemaatlerinin de Diyarbakır’da varlık gösterdiği ve kendi ibadethanelerini inşa etme fırsatı buldukları belirtiliyor.
Bu çeşitliliğin, Diyarbakır’ı Hristiyan dünyasında önemli bir dini merkez konumuna taşıdığı da ifade ediliyor.
ADEY’DEN İZNİK KONSEYİ’NE UZANAN BİR TARİH
Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Hristiyanlığın, Diyarbakır’a milattan sonra 1. yüzyılın ortalarında ulaştığı belirtiliyor.
Hz. İsa’nın 70 havarisinden biri olan Eğilli Adey'in, bu inancı Amed (Diyarbakır)topraklarına getiren ilk kişi olduğu ifade edilerek, ondan sonra gelen öğrencisi Agey'in, çevre illere yayarak inancı büyüttüğü anlatılıyor.
Roma İmparatorluğu’nun 313 yılında Hristiyanlığı resmi din olarak kabul etmesiyle birlikte, 325’te toplanan İznik Konsili’ne Diyarbakır’dan çok sayıda din adamının katıldığı belirtiliyor.
Bu katılımcılar arasında Şem’un, Yakup, Atiyakos, Eğilli Adey ve I. Marutha gibi isimlerin de bulunduğunun kaydedildiği arşiv belgelerinde, Diyarbakır'ın, sadece bir yerleşim değil, Hristiyan inancının şekillendiği bir merkez olduğu ifade ediliyor.
KİLİSELERİN KİMİ YIKILDI, KİMİ HALA AYAKTA
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yer alan bu 22 kiliseden çok azının günümüze kadar ulaştığı belirtilerek, bu yapıların yalnızca dini değil; aynı zamanda mimari ve kültürel miras olarak da dikkati çektiği anlatılıyor.
Taş işçiliği, ikonalar, mihraplar ve freskler, bu yapıların ne denli önemli olduğunu gözler önüne seriyor.