Diyarbakır'ın tarihi Sur ilçesinde Rum Kapı olarak da adlandırılan Urfa Kapı'dan çekilen 2 fotoğraf, yaklaşık 2 asırlık değişimi gösteriyor.
Diyarbakır’ın tarihi Urfa Kapısından 1800’lerde çekilmiş bu kare, yalnızca bir şehir manzarasını değil; bir dönemin yaşam kültürünü de gözler önüne seriyor.
Şehrin girişinde yer alan kubbeli yapı, muhtemelen İpekoğlu Hamamı’na ait ve bu hamam, sadece temizlik için değil, toplumsal düzenin bir parçası olarak da işlev görüyordu.
URFA KAPISI'NDAN ŞEHRE GİRİŞ ÖNCESİ TEMİZLİK

Foroğraf: Diyarbakır Urfa Kapı'dan (Rum Kapı) 1800'lerde çekşilen bir kare..
Diyarbakır’ın Urfa Kapısı da geçmişte şehrin ana giriş noktalarından biriydi. “Rum Kapı” olarak da bilinen bu kapının hemen yanında yer alan hamam, geleneksel bir uygulamanın merkezindeydi. Kente gelenler, önce bu hamamlarda yıkanır; ardından şehre kabul edilirdi.
Bu uygulamanın temelinde hijyen kadar toplumsal kabul ve şehir güvenliği anlayışı da bulunuyordu.
Hamam, yabancıların önce arındırılması ve sonra topluma karışması için geçmeleri gereken ilk duraktı.
HAMAMLARIN ISINMA SİSTEMİ

Foroğraf: Urfa Kapı'nın bugünkü hali...
Kent hamamlarının dikkat çeken bir diğer özelliği ise ısıtılma yöntemleriydi.
Dönemin kaynaklarına göre, Diyarbakır’daki hamamlar, şehirde toplanan çöplerin yakılmasıyla ısıtılıyordu. Bu sistem, hem atık yönetimi hem de enerji ihtiyacını karşılamada işlevsel bir çözüm sunuyordu.
KAPI HAMAMLARININ SİSTEMATİK YERLEŞİMİ

Fotoğraf: Urfa Kapı'dan 1930'larda çekilen bir kare
Urfa Kapı gibi Diyarbakır’ın diğer büyük şehir kapılarının girişinde de benzer hamamların yer aldığı biliniyor.
Bu yapılaşma, şehir planlamasının ne denli organize olduğunu ve kamusal alanların sosyal işlevlere göre şekillendiğini gösteriyor.
Günümüzde bu yapıdan iz bile kalmazken, Urfa Kapı kentin en işlek yerlerinden biri haline geldi.




