Osmanlı arşivlerinde yer alan 1694-95 tarihli cizye defteri, 17. yüzyıl sonunda Diyarbakır’a bağlı olan kazaları kayıt altına alıyor.
Diyarbekir Eyaleti’nin idari yapısı, gayrimüslim nüfusun dağılımı ve mahalle bazlı yerleşim düzeni, bu belgeler aracılığıyla detaylı biçimde incelenebiliyor.
İşte 17. yüzyılda Diyarbakır’a bağlı olan kazalar ve bu kazaların öne çıkan yönleri...
DİYARBEKİR EYALETİ’NİN MERKEZİ: AMİD
Osmanlı döneminde Diyarbekir Eyaleti’nin yönetim merkezi olan Amid Kazası, yalnızca siyasi açıdan değil, nüfus yoğunluğu ve sosyal çeşitliliği bakımından da en büyük kazaydı.
Paşa sancağı olarak nitelendirilen bu merkez, vergi mükellefleriyle ilgili kayıtların en yoğun tutulduğu yerlerden biri oldu.
CİZYE DEFTERİ NEDİR VE NEYİ GÖSTERİR?
Cizye defteri, gayrimüslim erkeklerden alınan vergiyi kayda geçirmek amacıyla tutulmuş resmi bir Osmanlı belgesidir. Bu defterlerin aynı zamanda dönemin demografik yapısını anlamaya yardımcı olduğu kaydediliyor.
1694-95 tarihli cizye defteri de Diyarbekir Eyaleti’ne bağlı tüm kazaları belgeleyerek, dönemin yerleşim haritasını ortaya koyduğu ifade ediliyor.
DİYARBAKIR’A 17. YÜZYILDA BAĞLI KAZALAR
1694-95 tarihli cizye defterine göre Diyarbekir Eyaleti’ne bağlı kazalar şunlardır:
''Nefs-i Diyarbekir, Harput, Sağman, Mardin, Pertek, Mazgird, Çemişgezek, Atak, Siverek, Çüngüş, Ergani, Ciska, Tercil, Mihrani, Çapakçur, Çermik, Meyyafarikin, Hani, Eğil, Savur, Siird, Tilgoran, Hasankeyf.''
Bu liste, Osmanlı döneminde Diyarbakır merkezine bağlı olan tüm kazaları kapsamaktadır. Her bir kaza, dönemine göre farklı sosyoekonomik ve demografik özellikler taşımaktadır.