DİYARBAKIR

Diyarbakır valisi bile dayanamayıp şehri terk etmiş

Diyarbakır’da 19. yüzyılda art arda yaşanan kıtlıklar, halkı göçe zorladı. Kentte kalamayanlar arasında dönemin valisi bile vardı.

Abone Ol


Tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğu vilayetlerinden Diyarbakır, 19. yüzyılda üst üste yaşanan kıtlık felaketleriyle büyük bir yıkım yaşadı.

Kentin ekonomik ve sosyal dokusu bu felaketlerden derinden etkilendi. Ardı arkası kesilmeyen kuraklık ve ürün kıtlığı, yalnızca halkın yaşamını değil, idari yapıyı da sarsacak boyutlara ulaştı.

KENTİ TERK EDEN SADECE HALK DEĞİLDİ

Kıtlığın etkileri öyle büyüktü ki, halk açlık ve çaresizlik içinde yaşarken, imkânı olanlar eşyalarını alıp başka yerlere göç etti.

Osmanlı Devleti ise bu göçleri durdurmak için çeşitli önlemler almaya çalıştı. Çünkü göç edenlerle birlikte vergi geliri azalmış, kalan halkın üzerine daha fazla yük binmişti. Ancak bütün bu çabalar, yaşanan büyük felaketlerin gölgesinde etkisiz kalıyordu.

Diyarbakır’da durum o kadar vahim hale geldi ki, dönemin eski valisi Muhammet Paşa bile çaresizliğe dayanamayarak ailesiyle birlikte kenti terk etmek zorunda kaldı.

19 Ekim 1803 tarihli resmi bir belgede, valinin ailesiyle birlikte kutsal topraklara iltica etmekten başka çare bulamadığı görülüyor.

Belgede, "bi rabb-il beyt-il haram dairemle bağteten ve irticalen çaker-i aliyelerine geleceğim- Kâbe’nin Rabbi olan Allah’ın adıyla, bulunduğum yerden birdenbire ve doğrudan, yüksek huzurunuza hizmetkârınız olarak geleceğim." ifadeleriyle, Osmanlı bürokrasisinin en üst kademelerinden birinin bile dayanamayarak kenti terk ettiği kaydediliyor.

OSMANLI’NIN GÖÇLE MÜCADELESİ

Diyarbakır’daki göçlerin, sadece bireysel dramlar yaratmakla kalmadığı; Osmanlı yönetimi için de ciddi bir tehdit haline geldiği ifade edilerek, göç edenlerin ardından boşalan şehirde kalan az sayıdaki halktan yüksek vergi alınmasının, toplum içinde huzursuzluk yarattığı, göçleri durduramayan devletin, bu kez “öteye beriye dağılmış” ahalinin geri getirilmesi için harekete geçtiği belirtiliyor.

Bir belgede, uzun süredir yaşanan kıtlığın etkisiyle memleketlerinden ayrılanların geri getirilmesi ve kentin yeniden "şenlendirilmesi" isteniyordu.

Diyarbakır’a vali olarak atanan Numan Paşa’ya bu konuda önemli görevler verilmişti. Aynı şekilde Hakkari'de de yaşanan zahire sıkıntısı nedeniyle halkın dağılması üzerine, tohumluk ve yemeklik zahire dağıtılarak halkın tekrar toparlanması sağlanmaya çalışıldı.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">