UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Diyarbakır Surları, yüzyıllar boyunca kenti ziyaret eden çok sayıda seyyahın eserlerine konu oldu.
Görkemli yapısı, siyah bazalt taşları ve heybetli görünümüyle dikkati çeken surlar hakkında birçok ayrıntı kaleme alınırken, en çok tekrarlanan bilgilerden birinin gerçeği yansıtmadığı ortaya çıktı.
SEYYAHLAR BURÇ SAYISINDA YANILDI
Diyarbakır'ı ziyaret eden Fransız seyyah Jean-Baptiste Tavernier, surların Hz. İsa'nın 72 müridini temsil eden 72 burçtan oluştuğunu yazdı.
Daha sonra bölgeyi gezen Buckingham ise bu bilgiyi önceki kaynaklardan aldığını belirterek burç sayısını 62 olarak aktardı.
Warkworth da aynı bilgiyi Buckingham'dan alarak eserine taşıdı.
Ancak tarihi kayıtlar, bu bilgilerin doğru olmadığını gösteriyor.
Seyahatnamelerin kaleme alındığı dönemde Diyarbakır Surları'nda dış surlarda 82, İçkale surlarında ise 19 olmak üzere toplam 101 burç bulunuyordu.
Araştırmacılar, bu farklılığın burçların tek tek sayılmadan tahmini rakamların yazılmasından ya da hatalı bilgilerin sonraki seyyahlar tarafından tekrar edilmesinden kaynaklandığını değerlendiriyor.
KAPILARI EN AYRINTILI GARDEN ANLATTI
Diyarbakır Surları'nın kapıları hakkında en kapsamlı bilgileri aktaran isim ise seyyah Garden oldu.
Garden, kapıların yalnızca isimlerini değil, mimari özelliklerini ve savunma sistemlerini de ayrıntılı şekilde kayıt altına aldı.
Garden'in anlatımına göre Rum Kapı, iç ve dış olmak üzere iki ayrı girişe sahipti. Dış kapı demir, iç kapı ise ahşaptan yapılmıştı.
Kapıda demir parmaklıklar, büyük asma kilitler, bekçi odaları ve kubbeli yapı kalıntıları bulunuyordu.
Mardin Kapı'nın yüksek ve sağlam yapısıyla dikkati çektiğini belirten Garden, kapının dışarıdan görünmeyecek şekilde koruyucu bir duvarla çevrildiğini aktardı.
Yeni Kapı'nın yanındaki kule ve uçurum boyunca uzanan sur duvarı savunmayı güçlendirirken, nehre ulaşan yolun oldukça dik ve zikzaklı olduğu kaydedildi.
Dağ Kapı'nın ise diğer kapılardan daha alçak bir girişe sahip olduğu, içeride harabe bir yapı ile tuğladan yapılmış kemerli pencerelerin bulunduğu ifade edildi.
KAPI İSİMLERİ YÜZYILLAR İÇİNDE DEĞİŞTİ
Seyahatnameler, Diyarbakır'ın tarihi kapılarının isimlerinin zaman içinde değiştiğini de ortaya koyuyor.
El-Mukaddesi 10. yüzyılda, kapıları Su Kapısı, Dağ Kapısı, Rum Kapı ve Tepe Kapısı olarak kayda geçirirken, 19. yüzyılda Naumann aynı kapıları Yeni Kapı, Dağ Kapı, Rum Kapı ve Mardin Kapı isimleriyle eserine taşıdı.
Farklı dönemlerde kaleme alınan bu seyahatnameler, Diyarbakır Surları'nın yalnızca mimari yapısını değil, kentin tarihi hafızasında yaşanan değişimleri de gözler önüne seriyor.