Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yer alan Amida Höyük, yapılan arkeolojik araştırmalarla dünya tarihine damgasını vuruyor. MÖ 7000’li yıllardan günümüze kadar kesintisiz olarak yerleşimin devam ettiği tespit edilen Amida Höyüğün, Diyarbakır’ı “Yaşamın Devam Ettiği Dünyanın En Eski Kentleri” listesinde ikinci sıraya taşıdığı kaydediliyor.

Listenin zirvesinde ise Batı Şeria’daki, 11.000 yıllık geçmişe sahip olan Jericho (Eriha) yer alıyor.

Diyarbakır, bu listede 9000 yıllık yaşam izleriyle Jericho’nun hemen ardından gelerek, dünya tarihinde ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğunu bir kez daha kanıtladığı kaydediliyıor.

TARİHİN KALBİNDE BİR YAŞAM NOKTASI

Diyarbakır dünyanın ikincisi çıktı

Tarihi belgelerde yer alan bilgilere göre, tarihin her döneminde farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan Amida Höyük, yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın da en önemli arkeolojik alanlarından biri olarak kabul ediliyor.

Orta Neolitik ve Kalkolitik dönemlerde burada yerleşimin başladığı tahmin ediliyor. Ancak bu dönemlere ait yerleşim adları hakkında net bilgiler bulunmuyor.

Kent adına dair ilk bilgilere ise Hurriler Dönemi’nde (MÖ 3500-1550) ulaşılıyor.

Asur kaynaklarında ve belgelerde şehrin ismi Amidi, Amēdi, Amīdu olarak geçiyor.

Bu verilerin, Diyarbakır’ın tarih sahnesine ne kadar erken çıktığını ve bölgenin ne denli köklü bir geçmişe sahip olduğunu gözler önüne serdiğiifade ediliyor.

KESİNTİSİZ YAŞAMIN SIRRI

Amida Höyük’te süren arkeolojik kazılar, buradaki yaşamın sadece bir dönemle sınırlı olmadığını, aksine farklı çağlarda sürekli olarak hayatın sürdüğünü ortaya koyuyor. Bu sürekliliğin de kentin jeopolitik konumu, doğal kaynaklara yakınlığı ve stratejik öneminden kaynaklandığı kaydediliyor.

Kazılarla birlikte ortaya çıkarılan yapılar, savunma sistemleri, su yolları ve yerleşim katmanlarının, 9000 yıl boyunca burada insanların kesintisiz yaşadığını belgelediği anlatılıyor.

DİYARBAKIR’IN GURURU

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri ile birlikte Amida Höyük, bölgenin eşsiz geçmişini ve uygarlıklar arası sürekliliğini temsil ediyor.

Dünyanın ikinci en eski kesintisiz yerleşim yeri unvanıyla Diyarbakır, yalnızca Türkiye için değil, tüm insanlık için de tarihi bir hazine niteliği taşıyor.

Kazıların ve araştırmaların sürmesiyle birlikte bölgenin yeni sırlarının ortaya çıkması da bekleniyor.


Kaynak: Prof. İrfan Yıldız / Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi