Osmanlı döneminde stratejik ticaret yollarının merkezinde yer alan Diyarbakır, sadece geçiş noktası değil, aynı zamanda ekonomik krizlerin de tetikleyicisi haline geldi.

Bağdat’tan İstanbul’a uzanan yolda önemli bir durak olan Diyarbakır, tüccarlardan aldığı gümrük vergileriyle İstanbul’un tepkisini çekti.

FERMANLAR PEŞ PEŞE GELDİ

Diyarbakır Gümrüğü'nün gelen mallarla ilgili işlemleri üstlenmeye başlaması uyarıya rağmen gümrük vergisini almaya devam etmesi üzerine, sarayın arka arkaya fermanlar yayımlayarak bu uygulamaya son verilmesini emrettiği belirtiliyor.

Diyarbakır valilerine gönderilen belgelerde, “gümrük vergisi İstanbul’da alınacak” uyarısı tekrarlandı.

DİYARBAKIR, BAĞDAT’IN GIDA AMBARIYDI

Gümrük krizinin yanı sıra şehir, ekonomik katkılarıyla da dikkati çekti.

Tarihi kaynaklarda yer alan bilgilere göre, 1802 yılında Bağdat’ta kıtlık baş gösterdiğinde, Diyarbakır valisi ve kadısına gönderilen fermanda acilen arpa ve buğday gönderilmesi talep edildi.

Bu durumun Diyarbakır’ın yalnızca bir ticaret durağı değil, aynı zamanda üretim ve lojistik merkezi olduğunu da gösterdiği belirtiliyor.

DİYARBAKIR BAĞLANTILI EN İŞLEK YOLLAR

Osmanlı’nın doğu-batı hattında önemli rol oynayan Diyarbakır, birçok güzergâhın merkezi konumundaydı:

İstanbul – İskenderun – Diyarbakır – Bağdat

SamsunDiyarbakırMardin – Bağdat

İstanbul – Sivas – Diyarbakır – Bağdat

Ayrıca doğudan gelen Hint ve İran mallarının da Batı’ya ulaşmasının Diyarbakır üzerinden sağlandığı ifade ediliyor.

İşte o güzergâhlar:

İran/Dağıstan – Diyarbakır – Sivas – İstanbul

İran/Dağıstan – Diyarbakır – HalepŞam

İran/Dağıstan – Diyarbakır – Bağdat

TİCARETİN KİLİDİ: DİYARBAKIR

Yüzyıllar boyunca işlekliğini koruyan bu yolların, Diyarbakır’ı Osmanlı'nın doğu ticaretinin merkezi haline getirdiği kaydediliyor.

Ticaretin nabzının Diyarbakır'da attığı; Diyarbakır'ın sadece bir şehir değil, bir imparatorluğun geçit kapısı olduğun belirtiliyor.

Kaynak: Prof. İbrahim Yılmazçelik