Diyarbakır, yaz aylarında etkisini artıran Afrika kaynaklı sıcak hava dalgası “Eyyam-ı Bahur”un etkisi altına girdi.
Kentte sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyrederken, çöl sıcaklarının kavurucu etkisi vatandaşları zor durumda bırakıyor. Aynı sıcaklık dalgası, tarihsel kayıtlara göre 269 yıl önce de Diyarbakır’ı etkisi altına almıştı.
TARİHTE DE KAVURDU
Eyyam-ı Bahur’un etkileri sadece bugünün konusu değil. Diyarbakır Salnamelerinde yer alan bilgilere göre, 1756 yılında da kent benzer bir sıcak hava dalgası ile karşı karşıya kaldı. O dönemlerde yaşanan aşırı sıcaklar nedeniyle bölgede ciddi kuraklıklar yaşandı.
Salnamelerde şu ifadelere yer veriliyor:
"Eyyam-ı Bahur sıcakları Güneydoğu Anadolu'yu, özellikle de Diyarbakır'ı vurdu. 1756'da aşırı sıcaklık ve ardından gelen aşırı soğuklar, nehirlerin donarak adeta bir buz tabakasıyla kaplanması sonucu su kaynakları kurudu."
Bu ifade, iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerini ve geçmişten bugüne doğrudan yaşam üzerindeki etkisini gözler önüne seriyor.
AFRİKA’DAN GELEN SICAK HAVA DALGASI
Uzmanlara göre Eyyam-ı Bahur, yaz aylarında Afrika’dan gelen sıcak hava akımlarının bir sonucu. Bu sıcak hava dalgası, özellikle temmuz sonu ve ağustos başında etkili oluyor. Güneydoğu Anadolu Bölgesi ise bu sıcaklıkların en çok hissedildiği yerlerin başında geliyor.
Meteorolojik verilere göre, Diyarbakır’da hava sıcaklıkları zaman zaman 45 dereceyi aşıyor.
Kentte sokaklar gündüz saatlerinde büyük oranda boşalırken, serinleme ihtiyacı hisseden vatandaşlar parklar ve gölgelik alanlara yöneliyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE EYYAM-I BAHUR
Son yıllarda yaşanan iklim değişiklikleriyle birlikte, aşırı sıcaklar, seller ve kasırgalar gibi doğa olaylarının sayısı da artış gösterdi.
Bu durum, Eyyam-ı Bahur gibi sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha etkili yaşanmasına neden oluyor.
Uzmanlar, özellikle kronik rahatsızlığı bulunan bireylerin bu dönemde dışarı çıkmamaları, bol su tüketmeleri ve güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde kapalı alanlarda kalmaları konusunda uyarılarda bulunuyor.
DİYARBAKIR’DA YAŞAM DURMA NOKTASINA GELDİ
Eyyam-ı Bahur’un etkisiyle günlük yaşam adeta durma noktasına geldi. Kentte çalışanlar güne erken saatlerde başlayarak öğle saatlerinden önce işlerini tamamlamaya çalışıyor.
Gıda ürünlerinin de sıcaktan olumsuz etkilendiği belirtilirken, esnaflar soğutucu sistemlerin yetersiz kaldığını ifade ediyor.
Diyarbakır, 269 yıl sonra aynı sıcaklık senaryosunu yeniden yaşıyor. Eyyam-ı Bahur’un etkisiyle hem tarih hem de doğa bir kez daha kendini hatırlatıyor.
EYYAM-I BAHUR NEDİR
Eyyam-ı Bahur (Arapça: أيام البَحُور), kelime anlamı olarak "en sıcak günler" ya da "yakıcı sıcaklar dönemi" anlamına gelir.
Arapça'da:
"Eyyam": Günler
"Bahur": Şiddetli sıcak, yakıcı hava
Bu terim, yaz mevsiminde özellikle temmuz sonu ve ağustos başında, Afrika üzerinden gelen sıcak hava dalgalarının etkisiyle yaşanan aşırı sıcak ve kurak günleri tanımlamak için kullanılır.
Geleneksel halk takvimlerinde de yer alan Eyyam-ı Bahur, çoğunlukla 30 Temmuz – 5 Ağustos tarihleri arasında hissedilir.