Polisiye edebiyatın efsanevi ismi Agatha Christie, 1930’lu yıllarda uzun süre Irak’ta yaşadı. Ünlü yazarın Bağdat’ta, Dicle Nehri kenarındaki tarihi evi, bugün yıkılmak üzere. Hem mimari hem de edebi değeriyle önem taşıyan bu yapı, kaderine terk edilmiş durumda.

Iraklı tarihçi Adil Ardavi, Christie’nin 13 yıl boyunca Irak’ta yaşadığını ve bu sürede hem ülkeye hem de insanlarına büyük sevgi beslediğini belirtiyor.

Edebiyata düşkünlüğü kadar maceraperestliğiyle de tanınan Christie, Bağdat’tan çevre ülkelere yaptığı yolculuklarla ilhamını genişletmişti.

KRAL AİLESİNDEN CHRISTIE’YE: TARİHİ EVİN DERİN HİKÂYESİ

Söz konusu evin, İngiliz yazarın Bağdat’taki favori mekanı olduğu biliniyor.

Ardavi’ye göre, Agatha Christie evi Dicle manzarası nedeniyle özellikle tercih etti. Yazılarına bu görüntünün ilham verdiği düşünülüyor.

İlginç bir detay ise, bu evin Christie’den önce Irak Kralı I. Faysal’ın kardeşi Prens Ali tarafından kullanıldığı yönündeki rivayetler.

“DOĞU EKSPRESİNDE SUÇ”TA BAĞDAT İZLERİ

Dicle kıyısında çürümeye terk edildi!

Christie, Bağdat’tan Avrupa’ya kadar uzanan demiryolu hattından da sıkça yararlandı.

Bu seyahatlerin izleri, ünlü romanı “Doğu Ekspresinde Suç” da dâhil olmak üzere birçok eserine yansıdı.

Yazara göre, Bağdat yalnızca bir konaklama yeri değil, aynı zamanda yaratıcı dünyasının vazgeçilmez bir parçasıydı.

EV HARABE HALİNDE: İŞ BİRLİĞİYLE MÜZEYE DÖNÜŞEBİLİR

Günümüzde bu tarihi ev harap durumda. Dicle kıyısında zamanla yıpranan yapı, ne yazık ki korunmuyor.

Ardavi, İngiltere Bağdat Büyükelçiliği ile Iraklı yetkililer arasında yapılacak bir iş birliğiyle evin restore edilerek müzeye dönüştürülebileceğini söylüyor. Bu girişim, sadece bir tarihi yapıyı değil, aynı zamanda kültürel bir bağı da koruyabilir.

IRAKLILARIN POLİSİYE TUTKUSU: CHRISTIE HÂLÂ ÇOK OKUNUYOR

Bağdat’ın ünlü Mütenebbi Caddesi’nde kitap satan Hamza Ebu Sali ise, Agatha Christie kitaplarının hâlâ en çok aranan eserler arasında olduğunu belirtiyor.

Iraklı okurlar, onun hikâyelerine büyük ilgi gösteriyor.

Kaynak: İHA