Diyarbakır’da, haklarında, “Silahlı örgüt üyesi” olmak suçlaması ile dava açılan 15’i tutuklu 18 basın çalışını, 13 ay sonra ilk kez kakim karşısına çıktı.
Diyarbakır4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmayı, CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Utku Çakırözer, Yeşil Sol Parti milletvekilleri Cengiz Çandar, Ceylan Akça, Mehmet Kamaç, Serhat Eren, TGS Başkanı Gökhan Durmuş, HDP iş eş başkanları Zeyat Ceylan, Gülistan Atasoy, Diyarbakır Baro Başkanı Nahit Eren, medya kuruluşları ve bazı STK temsilcileri ve tutuklu gazetecilerin yakınları katıldı.
Mahkeme heyeti, gazetecilerin avukatı Resul Tamur’un yaptığı ''reddi hakim'' talebini kabul etmezken, salonda telefon ile görüntü alınmaması konusunda izleyicileri uyardı.
Yapılan kimlik tespitinden sonra mahkeme başkanı duruşmaya getirilen gazetecilere, “Silahlı terör örgütü üyesi olmaktan” haklarında iddianame hazırlandığını belirterek, savunmalarını yapmalarını istedi
İlk savunmasını Kürtçe yapan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği eş başkanı Serdar Altan, iddianamenin 10 ay gibi uzun bir sürede hazırlandığını belirterek,, “Madem 10 ay bekletildik bari iddianamede kayda değer bir şey bulunsaydı. Gizli tanık beyanlarına bakıldığında da sadece mesleki faaliyetlerimizden bahsedilmiş. Başka da beyan yok zaten. Ayrıca yine soruyorum, neden tutukluyuz?” dedi.
Serdar Altan, 13 aydır bugünü beklediklerini, fakat hala neden burada olduklarını ve neden o kadar süre tutuklu kaldık bilmediklerini de belirterek, “İddianamenin içeriğine baktığımızda siyasi atmosferden bağımsız olmadığını görüyoruz. En önemlisi de Kürt sorunuyla bağlantılı olmasıdır. Kürt sorunu nasıl çözülmüyorsa, nasıl sesi kısılmak isteniyorsa Kürt gazetecilerinin de sesi kısılmak isteniyor. Madem gazeteciler yargılanıyor bizim de gazeteciliği savunmamız gerekiyor. Basın üzerindeki sansür ve baskı tarihten bugüne devam ediyor” dedi.
Tutuklu olmaları nedeniyle 1 yıldan fazla bir süredir sahalardan ve mesleklerinden uzak olduğunu belirten Altan, “Bizimle uğraşacaklarına kadın ve çocuklara taciz ve tecavüz edenlerle, kadın katilleriyle uğraşsınlar. Ellerini kollarını sallaya sallaya geziyorlar. İddianameye bakarsak cevap vermeye değer bir şey yok. Hazırlanan iddianame akılla alay eder şekilde hazırlanmış. Gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz” diyerek savunmasını bitirdi.
Duruşmada ara verilirken, duruşmaya katılan milletvekilleri ve basın örgütü temsilcileri Adliye çıkışında basın açıklaması yaptı. TGS Başkanı Gökhan Durmuş, her gazeteci davasında olduğu gibi önce gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklandığını ve ardından suçlamalar yöneltildiğini belirterek, burada yargılanan gazetecilerin de ilk duruşmada serbest bırakılacaklarını ifade etti. Durmuş’un yanı sıra Yeşil Sol Parti Diyarbakır milletvekili cengiz Çandar’da kısa bir açıklama yaparak, tutuklu gazetecilerin derhal serbest bırakılmasını istedi.