Toplum nereye gidiyor ?

Çağımız hızla değişiyor. Teknoloji baş döndürüyor. İnsanlar, insani vasıflardan, insani duygulardan, düşüncelerden, fiillerden her geçen gün biraz daha uzaklaşıyor veya uzaklaştırılıyor. Modern şehirler insanlar için adeta toplu mezarlık gibi. Modern ve kalabalık şehirlere inenler zaman içinde kendine ve topluma yabancılaşarak kendisini tanıyamaz duruma geliyor...

Abone Ol

Çocukluğum ve gençliğim döneminde, babam; ‘’ben eve geldiğimde size evde görmek istiyorum. Ben eve geldikten sonra eve geldiğinizde hesabını sorarım” diye tatlı sert bir ifadeyle ikaz ederdi…

Ortaokul, lise dönemlerimde kahvehanelere gittiğimizde, yaşımızı sorarlardı, 18 yaşından aşağı yaştakileri, ‘yasaktır’ diye kahveye almazlardı…

Nöbetçi öğretmen, bir müdür yardımcısı ile okul çevresindeki kahvehaneleri dolaşarak bulduğu öğrencisini kolundan tutup okula getirirdi…

Üç dört arkadaşla birlikte caddede, kaldırımda yürüdüğümüzde polis memuru veya bekçiler tarafından durdurulup üst araması yapılırdı… Üzerimizde buldukları çakıları bile iki parmak arasına sokup parmakları aşacak şekilde uzun olan çakıyı kırar, “bir daha üzerinizde çakı, kesici alet görmeyelim” diye ikaz ederlerdi…

Günümüzde bu tür uygulamalar, okullarda, bir çok ailede artık göremiyoruz… Çocuk yaşta olanlar rahatlıkla kafelere, girmemeleri gereken yerlere girip çıkıyorlar… Çetelerin elinde suç makinası haline getiriliyor…

Durum böyle olunca da suç artıyor. Ahlaksızlık artıyor. İnsanların birbirine olan güveni azalıyor. Toplumsal yapının dayandığı bütün değerler altüst ediliyor. İnsanları birbirine bağlayan ve kaynaştıran duygular köreliyor, maneviyat çöküyor. İnsani değerler yok ediliyor. Yaşama gayemiz çökertiliyor…

TELEVİZYONLARDA TOPLUMU SUÇA ÖZENDİREN YAYINLAR

Her akşam, toplumumuzu suça özendiren, mafya özentisi diziler, suça ve ahlaksızlığı özendiren programlar, ulusal TV’lerde boy göstermeye ve reyting toplamaya olanca hızlarıyla devam ediyor. Bilerek ya da bilmeyerek, birileri bu toplumun temelini dinamitlemeye devam ediyor.

Toplumun kötüye doğru gidişiyle ilgili haberleri, TV’lerden ilgiyle seyrediyoruz, gazetelerden okuyoruz. Bir bakıyorsun bir akşam evine dönerken otoparka arabasını park etmek üzere olan bir bayan saldırganlarca arabasıyla birlikte kaçırıldıktan sonra tecavüze uğruyor. Dokuz yaşındaki bir okul öğrencisi seyrettiği mafya özentisi dizilerin etkisinde kalarak, çete kurup her gün okuldaki diğer öğrencilerden haraç topluyor. Öğle tatilinde, okulda kalan bir kız öğrenciye, yine kendi arkadaşları tarafından sürekli tecavüz ediliyor.

İnsanlar, Minibüste zorla kaçırılan üniversite öğrencisini, bıçakla doğranan kadını kurtarmak için girişimde bile bulunmaya çekingen ve duyarsız.

Toplumun düzeninden sorumlu olan, İçişleri, Adalet, Kültür Bakanlığı ve RTÜK görevlileri olaylara, Polis, savcı ve dış müdahaleler hakimlerimizin ellerini bağlıyor… Bu yüzden görev yapmakta zorlanıyorlar. Hatta onlar bile saldırıya uğruyorlar. Sonuçta toplum bozuluyor, kokuşuyor…

Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi Türkiye’de de madde bağımlılığı, çocuk sayılacak gençler suç örgütlerinin eliyle kullanılarak suça sürükleniyor.. Bu en büyük sorunlardan biri niteliğinde… Özellikle gençler arasında son derece yaygın olan madde bağımlılığı konusundaki istatistiki bilgiler, bu konuda acilen bir önlem alınmasını gerekli kılıyor…

Türkiye’de, alkol ve uyuşturucunun aile içinde yıkıma neden oluyor. İlköğretim öğrencileri arasında alkol kullananların oranı yüzde 15.4, Ülkemizde boşanan çiftlerin yüzde 83’ü alkolü boşanma sebepleri arasında sayıldığı iddialar arasında yer alıyor…

Düzen insanları yaratılıyor. İnsanlık dizayn ediliyor.... Hayvan insan modeli örnek gösteriliyor. Toplumlar yığınlar haline getiriliyor. Mana ve madde arasındaki dengeler yok edilerek robot insanların üretimi yapılıyor. Çocuklarımızın geleceği…. Evrenin geleceği… dünyamızın geleceği karartılıyor… Kısacası ailelerdeki, okullardaki ilgi yetersizliği, geçim sıkıntısı ve modern hayat özentisi insanı köle haline getiriyor...

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">