Toplumsal Mutabakat Derneği Genel Yönetim Kurulu’nun 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü: Merdi de namerdi de, silah üreteni de silah tüketeni de "Bugün Dünya Barış Günüdür," diyor, diyebiliyor!..

Dünyada, harp oyunları düzenini kuran ve gelişmemiş ülkeleri savaştıran dünya düzeni sahiplerinin savaş bahaneleri bir yana, dünya da ve özellikle Ortadoğu'da oportünist ve münafık liderlerin çıkarcı korkak timsah gözyaşlı bahaneleri Gayya kuyusunu taşırdı. Ne yazık ki; dilin kemiği yok, fakat kimileri hâlâ

"Biz, Gazze'de, Suriye'de Türkmenistan'da, Arakan'da ve daha bir çok yerde yapılan mezalimliklerden dolayı huzursuzuz." diyerek "yaşayan ölü" rolüne devam ediyorlar.

Her insan bilir ki, sözlü protestolar bugüne kadar barışı getirmemiş, savaşı da önlememiş. Yasak savmak görevi olmuş adeta.

Savaş, Medine'nin eski fakirleri gibi dilenmekle önlenmez. Ancak Hz.Muhammed gibi, Selahaddîn-î Eyûbî gibi ordulariyla karşı duranlar savaşı önlemiş, barışı sahiplenmişler.

Bugün Ortadoğu'da savaş önlenemiyorsa, yarın "İkinci Ortadoğu" yapılmak istenen Avrasya'da beterinin yaşanacağının ve yol işaretlerinin şimdiden döşenmeye başlandığı görülüyor.

Dünyamızda boy gösteren klasik savaş ile klasik barıştan önce, dijital savaşın bireysel ve toplumsal zihniyetimizde yaptığı ve yapacağı tahribat savaşlarını önleyici tedbirler alınmalı.

Dünya'daki her şey insana dair ise, önce insanlarımızı barış içinde bir arada yaşatalım, sonra elbette dünyamızın ekolojik dengesini de koruyalım.

Bireysel ve toplumsal birliğimiz için toplumsal mutabakat'ı sağlayarak, barış içinde bir dünyada yaşamak gerekir diyorsak; konuşmak, tartışmak, anlaşmak ve devletli güçle savaşa karşı, barışı korumak gerektiğini seslendirelim.

Son Söz: Dünyada sivil kitleler, devletlerine bu konuda gerektiği gibi katkıyı ve uyarıyı yapmıyor ise, gecikmeden bu gerekenleri yapmalıdırlar!..

Her şeye rağmen;

Dünya Barış Günü kutlu olsun.

Roza Aştiya Dinê Pîroz be.”

Kaynak: HABER MERKEZİ