GÜNDEM

TMD Başkanı Şimşek: Demokratik haklar için mecliste mutabakat sağlamalı

Barış süreci üzerine değerlendirmelerde bulunan Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) Genel Başkanı Mahmut Şimşek “Bundan sonra, devlet iyi niyet, pişmanlık yasaları, topluma kazandırma rehabilitasyon evreleri için, bazı demokratik haklar için gerekli yasal iyileştirmeler üzerinde mecliste mutabakat sağlamalıdır” dedi.

Abone Ol

Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) Genel Başkanı Mahmut Şimşek, barış süreci ve yeni anayasa üzerine değerlendirmelerde bulundu.

“GÜN YÜZÜNÜ HALA GÖREMEZ HALDEYİZ”

Toplumsal Mutabakat Derneği (TMD) Genel Başkanı Mahmut Şimşek’in değerlendirmeleri şöyle:

“Yeni Dünya düzeninin sahipleri yüz yıldır Ortadoğu’da kimseye huzur bırakmadı. Bizi de kendi içimizde huzursuz yaşatmaya devam diyor. Bildiğiniz gibi, Sayın Devlet Bahçeli’nin “Terörsüz Türkiye” şiarı herkesi ve her siyaseti kendince sarstı. O günden beri terör narkozundan çıkmak isteyen, gerçek demokrasinin adaletine inan vatandaşlar, ülkedeki gelişmeleri pür dikkat ve heyecanla izlemeye başladı. Ülkede toplumsal mutabakat sağlanması için kalıcı ve yakışır bir Barış için devlet de, bir adım önde iktidar ve muhalefete yeni demokrasi yolunu açmaya çalışıyor. Can, mal ve hak güvenliğinin sağlaması modern çağın gereğidir. Günümüzde demokratik eşitlik insani ve rahmani hakların kalitesidir. Biz bu üçlünün sağlıklı olması için yüz yıldır demokrasi imtihanında hep sınıfta kaldık. Gerçek demokrasiyi ulus devlet hendeğinden atlatamadığımız için Gün yüzünü hala göremez haldeyiz.

ÖCALAN AÇIKLAMASI

“Terösüz Türkiye”nin yol haritası ucun ucun boy veriyor. Gelişmeleri resmi, dönüşümleri sivil giysiler içinde izliyoruz. ÖCALAN'ın merakla beklenen 09 Temmuz sesli, videolu açıklaması sürecin ruhuna uygun, devlete ters düşmeyen söylemler içermekteydi. Açıklaması, " 1993'te ve derdest edildiği 1999 dan bugüne kadar kendini ve zihinsel değişimini güncellemesiydi. Sesi ve söylemi net idi. Karşı olduğu ulus devlet tezini bir daha ret etti. Kapsayıcı ama optimistti. Demokratik topluma atıfta bulundu. Kenara çekilen, miadı dolan bir siyasetten vazgeçilmesi gerektiğini "dubare" (tekrar) etti. Şüphesiz, silahın olmadığı demokrasi bahçesinde artık her türlü düşüncenin yetişeceğini diliyor ve bekliyoruz.

SİLAH BİRAKMA

“Terörsüz Türkiye” projesinin ikinci ayağı," Silah bırakma ve İnsan kaynaklarını teslim alınması yarın 11 Temmuzda Kürdistan Federal Bölgesinin Süleymaniye kırsalında yapılacaktır.

Eğer yanılmıyorsak, devlet örgüt diyalogunun seviyesi, açılımın gerek sivil örgütlere gerer vatandaşlara yansıması toplumsal psikolojinin ılıman bir ortamda tutulmasına devamı çok değerlidir.

BAHÇELİ- ERDOĞAN DİYARBAKIR

Bundan sonra, devlet iyi niyet, pişmanlık yasaları, topluma kazandırma rehabilitasyon evreleri için, bazı demokratik haklar için gerekli yasal iyileştirmeler üzerinde mecliste mutabakat sağlamalıdır. Toplumsal psikolojiyi absorbe ederek evlat acısını dindirmek için Türk ailelere “Neden Barış olmalı?” rehabilitasyonu çok iyi uygulamalı ve duygusal provokasyonların önünü almalıdır. Sayın Erdoğan ve Sayın Bahçeli bölgeye ve Diyarbakır’a birlikte gelmeli. Gelirken de; Demokrasi, ekonomik ve kültürel iyileştirmelerde halkı muhatap almalı… Çünkü Terörsüz Türkiye’yi inşa edecek en büyük iki örgütümüz Kürd ve Türk halklarıdır. Çok şükür halklarımız barışık ve siyasilerin her türlü oyunbozanlığına karşı barış içinde bir arada yaşamaya sevdalı büyümüşlerdir.

DEMOKRATİKLEŞME VE REHABİLİTASYON

Üçüncü adım; ülkenin ve bölgenin demokratik, ekonomik ve kültürel boyutudur. Bu üçlü ülke demokrasisinin bereketli sinerji tohumlarını oluşturacağına inanıyoruz. Yine de şunu bir daha vurgulayarak hatırlatmak isteriz ki; Demokrasi canlı bir organizmadır. O da hasta olur. Eksikleri toplumunu hasta eder. Kanser olur. Tam tedavi edilmez ise, metastaz yapar. Yeniden hortlar. Örgüt silah bıraktı, yine elinde görünmeyen en büyük silah Kürd halkının kullanamadığı bazı demokratik haklar zamanla problem olarak boy vermeye olanak vermemelidir. Eğer yanılmıyorsak, Kürd demokratik hakları Yeni Demokrasi yaşamında ve Yeni Anayasa da yaşam bulursa; eski veya yeni örgütlenecek terör örgütleri zaten şarjörü alınmış Keleş’e döner. Şarjörü alınmış Keleş’te demir parçasından ibaret kalır.

YENİ BİR ANAYASA

Dördüncü Adım; Ziro bir Anayasadır. Sivil değişimin olmazsa olmazı, demokrasinin ana rahminden Askeri Anayasayı söküp atmaktır. Yerine sivil Ziro bir Anayasayı koymaktır.

Bu süreçte herkesin üzerine düşen görevleri yerine getirmesi, çok önemlidir.

Sivil ve yarı sivil düşünce kuruluşları, medya, siyasi partiler, halkımız demokratik kriterleri unutmayan kapsayıcı hakem devletle hareket etmeli, barışın inşası için ellerinden geleni yapmalıdır.

Unutmayalım ki, barış herkesin hakkıdır ve herkesin çabasıyla mümkündür. Bu süreçte el ele vererek, sorunlara kalıcı çözümler bulabilir ve daha yaşanabilir bir Türkiye inşa edebiliriz.

Yeni Sürecin inşası için bir kum tanesi kadar katkı sunanlara selam olsun!

Siz değerli basın emekçileri üzerinize düşen sorumluluğu her zaman yerine getirerek, topluma doğru ve tarafsız bilgi sunmaya çalışıyorsunuz

Bu vesileyle, sizlere teşekkür ediyor, barışın egemen olacağı bir ülke umuduyla hepinize saygılar sunuyorum.”

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">