Düşünün… Bir Süper Kupa finali. İki büyük takım, on binlerce futbolsever, milyonlarca ekran başındaki izleyici...
Ve o büyük maç, bu kez İstanbul’un ya da Ankara’nın ışıklı dev salonlarında değil; Diyarbakır’ın kalbinde, Güneydoğu’nun kadim ruhunu taşıyan bir şehirde oynanıyor.
Sahi, neden olmasın?
Yıllardır futbol, adeta üç büyük kentin tekelinde dönüp duruyor. İstanbul, İzmir, Ankara… Oysa Türkiye bu üç şehirden ibaret değil.
Tribünlerde kalbi atıp, sokağa döküldüğünde takımının rengini haykıran milyonlarca Anadolu insanı var. Bu insanlar sadece izleyici mi olacak hep? Sahneye çıkma hakkı çok mu görülmeli?
Diyarbakır işte tam da bu soruyu soruyor.
Zemin sorunundan Süper Kupa vizyonuna
Geçtiğimiz sezon, Diyarbakır Stadyumu zemin sorunlarıyla çokça eleştirildi.
Amedspor’un maçlarını izleyen herkes hatırlayacaktır; oyuncular top kontrol etmekte zorlanıyor, seyirciler ise içten içe hayal kırıklığı yaşıyordu. Ama o günler geride kaldı. Şimdi stadyum baştan aşağı yenilendi, eksikler giderildi. Zemin hazır, tribünler hazır, şehir hazır.
Bu başvuru bir “biz de istiyoruz” demek değil, “biz hazırız” deme biçimidir. Ve bu fark, her şeyi değiştirir.
Bir futbol maçından daha fazlası
Diyarbakır Gençlik ve Spor İl Müdürü’nün “Süper Kupa burada oynansın” çağrısı kulağa sadece bir organizasyon talebi gibi geliyor olabilir. Ama satır aralarını iyi okuyanlar için bu, çok daha derin bir çağrı.
Sporun birleştirici gücüne, Diyarbakır’ın sembolik gücüne yapılan bir göndermedir bu. Aynı zamanda, yıllardır bölgeye önyargıyla yaklaşan zihniyetlere verilmiş zarif bir cevaptır.
Samsun’da, Kayseri’de, Konya’da oynanan finalleri düşünün. Halkın heyecanı, şehrin nasıl bir futbolla coştuğunu hatırlayın.
Diyarbakır bu duyguyu fazlasıyla hak etmiyor mu?
Diyarbakır'da oynanacak bir Süper Kupa, neyi değiştirir?
Çok şeyi…
Mesela Diyarbakır’daki genç bir çocuğa “Bu statta büyük maçlar da oynanırmış” dedirtir.
Mesela yıllardır sadece haber bültenlerinde olumsuz konularla anılan bu şehir, bu kez sporun diliyle gündeme gelir.
Ve belki de en önemlisi, İstanbul dışındaki şehirlerin “merkezin kıyısı” olmadığını, bizatihi merkez olabileceklerini gösterir.
Son söz
Futbolun vitrini olan Süper Kupa’nın, vitrin dışı sayılan bir şehirde oynanması devrimsel bir adımdır.
Diyarbakır artık bu devrimin eşiğinde duruyor.
Türkiye Futbol Federasyonu bu çağrıyı yalnızca organizasyon kriterleriyle değil, toplumsal bir mesajın ağırlığıyla değerlendirmelidir.
Diyarbakır hazır. Süper Kupa da buraya çok yakışır.