<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - cegamedya.com</title>
    <link>https://www.cegamedya.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Amed Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cegamedya.com/rss/yasam" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 16 Jul 2026 22:59:00 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/rss/yasam"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Dicle Elektrik'ten göçmen kuşlara güvenli yuva projesi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dicle Elektrik, göçmen kuşların elektrik hatlarından zarar görmesini önlemek amacıyla yürüttüğü "Yuva Projesi"ni Şırnak'a da taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dicle Elektrik, göçmen kuşların güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü "Yuva Projesi"ni Şırnak'ta da hayata geçirdi. Daha önce Şanlıurfa, Diyarbakır ve Batman'da uygulanan proje kapsamında, göç yolları üzerindeki elektrik direklerine özel yuva platformları monte edildi.</p>

<p>Dicle Elektrik Şırnak İl Müdürü Rıdvan Çatır, çalışmalar sayesinde leyleklerin direklere güvenli şekilde yuva yapabileceğini belirterek, projenin hem yaban hayatının korunmasına hem de enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dicle Elektrik'ten göçmen kuşlara güvenli yuva projesi" height="576" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/gocmen-kuslar-artik-daha-guvende-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" />Şirket, projeyi ilk olarak Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde koruma altındaki kelaynak kuşlarının enerji nakil hatlarından etkilenmemesi amacıyla başlattıklarını belirterek, olumlu sonuçların ardından uygulamanın yaygınlaştırıldığını açıkladı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/l-e-y-l-e-k-l-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="52065"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma ortaya koydu: Evinizin mimarisi siyasi tercihlerinizi etkileyebilir]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, evlerin mimari yapısının insanların oy kullanma alışkanlıkları ve siyasi katılımı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşadığınız evin mimari yapısı, siyasi yaşama katılımınızı etkileyebilir mi? Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacılarının Gana'da gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, bu soruya dikkat çekici bir yanıt veriyor.</p>

<p>Araştırmaya göre, ortak avlu, mutfak ve sosyal alanların paylaşıldığı ''yerleşik evlerde'' yaşayan kişiler; oy kullanma, seçim kampanyalarına katılma, siyasi toplantılara gitme ve siyasetçilerle iletişim kurma konusunda müstakil evlerde yaşayanlara göre daha aktif davranıyor.</p>

<p><strong>MİMARİNİN SOSYAL ETKİSİ SİYASETE YANSIYOR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, Gana'nın başkenti Accra'da yüzlerce kişinin yaşadığı yerleşik evleri inceledi.</p>

<p>Sonuçlar, ortak yaşam alanlarının komşular arasındaki iletişimi artırdığını, bunun da siyasi bilgi paylaşımını ve toplumsal etkileşimi güçlendirdiğini ortaya koydu.</p>

<p>Çalışmada, ortak alanlara daha yakın odalarda yaşayan kişilerin daha geniş sosyal çevrelere sahip olduğu ve siyasi gelişmelerden daha fazla haberdar olduğu belirlendi.</p>

<p>Bu durumun, seçimlere katılım oranlarını ve siyasi faaliyetlere ilgiyi artırdığı ifade edildi.</p>

<p><strong>BİNA TASARIMI DAVRANIŞLARI ŞEKİLLENDİRİYOR</strong></p>

<p>Araştırmayı yürüten bilim insanlarına göre, şehirler yalnızca insanların yaşadığı yerler değil, aynı zamanda insanların birbirleriyle nasıl etkileşim kuracağını belirleyen fiziksel yapılar.</p>

<p>Mimari tasarımın insanları daha sık bir araya getirmesinin, fikir alışverişini kolaylaştırdığı ve sosyal etkileşimin de zamanla siyasi katılımın artmasına katkı sağladığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>HER ÜLKEDE AYNI SONUÇ ÇIKMAYABİLİR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu etkinin her ülkede aynı şekilde görülmeyebileceğine de dikkati çekiyor.</p>

<p>Demokratik ülkelerde ortak yaşam alanlarının siyasi katılımı artırırken, baskıcı yönetimlerin bulunduğu ülkelerde insanların sürekli göz önünde olmasının tam tersi bir etki oluşturabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle mimarinin siyaset üzerindeki etkisinin, içinde bulunulan siyasi ve toplumsal ortama göre değişebileceği vurgulanıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam, SİYASET</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/mimari-ve-siyaset-manset.jpg" type="image/jpeg" length="12307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[''Şap Taşı'' nın ne işe yaradığını biliyor musunuz?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[''Şap Taşı''nın ne işe yaradığını biliyor musunuz?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şap Taşı, uzun yıllardan beri özellikle berberlik mesleğinde kullanılan doğal bir mineraldir. Tıraş sırasında oluşan küçük kesiklerin kanamasını durdurmasıyla bilinen şap taşı, günümüzde de birçok berber dükkanında yerini koruyor.</p>

<p><strong>Şap Taşı Nedir?</strong></p>

<p>Şap taşı, kimyasal olarak potasyum alüminyum sülfat içeren doğal bir mineraldir.</p>

<p>Halk arasında ''kan taşı'' olarak da bilinir. Su ile temas ettiğinde büzüştürücü bir etki göstererek küçük kesiklerde kanamanın durmasına yardımcı olur.<br />
Uzmanlara göre şap taşı yalnızca berberlikte değil, su arıtma, deri işleme ve bazı kozmetik ürünlerinde de kullanılmaktadır.</p>

<p><strong>Şap taşı nerelerde bulunur?</strong></p>

<p>Şap taşı, doğal olarak çeşitli kayaçların içinde bulunur. Tarih boyunca Anadolu'nun farklı bölgelerinde şap yatakları işletiletilerek çıkarılan ham mineral, temizlenip işlendikten sonra kalıp veya taş formuna getirilerek satışa sunulur.</p>

<p>Uzmanlar, şapın geçmişte tekstil boyamacılığında ve deri tabaklamada önemli bir hammadde olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Uzmanlar ne diyor?</strong></p>

<p>Kimya uzmanları, şap taşının antiseptik ve büzüştürücü özellikleri sayesinde küçük kesiklerde etkili olduğunu ifade ediyor. Ancak derin yaralanmalarda veya ciddi cilt sorunlarında tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca doğal ürünlere olan ilginin artmasıyla şap taşının yeniden popülerlik kazandığını belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Berberler ne düşünüyor?</strong></p>

<p>Berberler, şap taşının geleneksel tıraş kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bir başka berber, "Jiletli tıraş sırasında meydana gelen küçük çizik ve kananamalarda yıllardır şap taşı kullanıyoruz. Hem pratik hem de ekonomik bir ürün," diyerek memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p><strong>Vatandaşın görüşü?</strong></p>

<p>Vatandaşların bir kısmı şap taşını nostaljik ve güvenilir bir ürün olarak değerlendiriyor. Özellikle geleneksel berberlere giden müşteriler, tıraş sonrası uygulanan şap taşının ferahlatıcı etkisini sevdiklerini ifade ediyor.</p>

<p>Bazı vatandaşlar ise modern bakım ürünlerini tercih ettiklerini ve şap taşını daha çok geçmişten kalan bir alışkanlık olarak gördüklerini söylüyor.<br />
Yüzyıllardır kullanılan şap taşı, teknolojik gelişmelere rağmen berber tezgahlarının üstünde<br />
yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Uzmanlar faydalarına dikkat çekerken, Vatandaşlar ise şap taşını hem kültürel bir miras hem de pratik bir bakım ürünü olarak değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/sap-tasi-manset.jpg" type="image/jpeg" length="37250"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avını ağına fırlatan örümcek keşfedildi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/avini-agina-firlatan-orumcek-kesfedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/avini-agina-firlatan-orumcek-kesfedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, avını ağının içine 140 grama varan ivmeyle fırlatan yeni bir örümcek türü keşfetti. ''Balista örümceği'' benzersiz avlanma tekniğiyle dikkati çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Bilim insanları, avını olağanüstü bir ivmeyle ağının içine fırlatan yeni bir örümcek türü keşfetti. Avustralya’nın kuzeyindeki yağmur ormanlarında bulunan bu tür, ''balista örümceği'' olarak adlandırıldı.</p>

<p>Örümceğin, özellikle agresif yeşil ağaç karıncalarını hedef aldığı ve geliştirdiği özel tuzak sistemiyle avını saniyenin çok küçük bir bölümünde yakaladığı belirlendi.</p>

<p><strong>YAYLI TUZAK SİSTEMİ KULLANIYOR</strong></p>

<p>Balista örümceği, ipekten oluşturduğu konik bir yapı ve gerilim hatlarıyla adeta yaylı bir tuzak kuruyor.</p>

<p>Karıncalar bu yapıya temas ettiğinde, ani bir hareketle ağa doğru fırlatılıyor.</p>

<p>Araştırmalara göre, bu hareket sırasında av, yerçekiminin yaklaşık 140 katına varan bir ivmeye maruz kalıyor.</p>

<p>Bu değerin, insan vücudunun dayanabileceği sınırların çok üzerinde olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ENERJİ VERİMLİ BİR AVLANMA TEKNİĞİ</strong></p>

<p>Bilim insanları, bu sistemin biyolojik olarak son derece verimli olduğunu ve örümcek ağları içinde en yüksek enerji aktarım kapasitesine sahip mekanizmalardan biri olabileceğini ifade ediyor.</p>

<p>Tuzak, avın kendisi tarafından tetikleniyor ve örümcek, hareketsiz kalarak saldırı anını bekliyor.</p>

<p><strong>TEK TÜRE ÖZEL AVCILIK STRATEJİSİ</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu örümceğin neredeyse tamamen tek bir karınca türüne odaklandığını ve avını çekmek için kimyasal sinyallerden yararlanabileceğini düşünüyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu keşif, doğada aşırı uzmanlaşmanın nasıl yüksek performanslı biyomekanik sistemler oluşturabileceğini gösteren önemli bir örnek olarak değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/avini-agina-firlatan-orumcek-kesfedildi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/06/orumcek-1.gif" type="image/jpeg" length="85047"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motosikletini satıp Roma’ya uçtu, arkeolojide devrim yaptı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/motosikletini-satip-romaya-uctu-arkeolojide-devrim-yapti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/motosikletini-satip-romaya-uctu-arkeolojide-devrim-yapti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Michigan’da barmenlik yaparak başladığı kariyerinde, motosikletini satıp ilk kazısına giden Sonya Atalay, topluluk temelli arkeolojinin öncüsü olarak dünyada adından söz ettiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Michigan’da büyüyen ve ailesinde üniversiteye giden ilk kişi olan Sonya Atalay’ın çocukluk hayali aslında bir çocuk doktoru olmaktı.</p>

<p>Ancak ilkokul dördüncü sınıfta öğretmeninin verdiği antik Yunan ve Roma tarihi hakkındaki kitap, onun zihninde bambaşka bir kapı araladı.</p>

<p>Michigan Üniversitesi’ne tıp okuma hedefiyle girse de, seçmeli olarak aldığı arkeoloji dersi hayatının dönüm noktası oldu.</p>

<p>Arkeolojiye olan tutkusu o kadar büyüktü ki, Roma yakınlarındaki ilk saha çalışmasına gidebilmek için gece kulüplerinde barmenlik yaparak para biriktirdi.</p>

<p>Parası yetmeyince gözünü kırpmadan çok sevdiği motosikletini sattı ve kazı alanına gitmek üzere Roma’ya uçtu.</p>

<p>PROFESÖRLÜĞE UZANAN YOL</p>

<p>Lisans eğitiminin ardından UC Berkeley’de antropoloji yüksek lisansı ve doktorasını tamamlayan Atalay, doktora araştırması için Türkiye’nin ve dünyanın en eski kent yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük’e geldi.</p>

<p>Burada antik çömlekçilik üzerine derinlemesine araştırmalar yürütürken, yerel halkın arkeoloji süreçlerindeki rolünü sorgulamaya başladı:</p>

<p>''Arkeolojik çalışmalara başladığımda, yerel halk sadece işçiydi; çamaşır yıkar, temizlik yaparlardı. Arkeolojiyle önemli bağlantıları olduğu düşünvelerdi ve bu beni gerçekten rahatsız ediyordu. Oysa yerleşim yerlerine özgü bilgileri göz önüne alındığında, insanlarla mirasları hakkında konuşmamız ve onları sürece dahil etmemiz gerekiyordu."</p>

<p>Kendisinin de Kızılderili (Anişinabe halkı) kökenli olması, Amerika'daki yerli halkların tarihsel sömürüsünü ve dışlanmasını daha iyi analiz etmesini sağladı.</p>

<p>ABD’de federal düzeyde yürütülen ve yerli mirasını koruyan komisyonlarda yıllarca görev yapan Atalay, 2024 yılında profesör olarak MIT kadrosuna katıldı.</p>

<p>Sonya Atalay’ın ismini duyanların en çok merak ettiği konulardan biri de soyadı oluyor.</p>

<p>Aslen Amerika yerlisi (Kızılderili) olan ünlü profesör, dünyaca tanınan Türk bilim insanı ve arkeolog Prof. Dr. Bülent Atalay ile evlidir.</p>

<p>Evliliğinin ardından "Atalay" soyadını alan Sonya Hanım'ın Türkiye ile bağı sadece akademik çalışmalarla sınırlı kalmamış, bu evlilikle birlikte hayatının ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir.</p>

<p>Bu durum, Türkiye'deki kazı çalışmalarında yerel halkla ve Türk meslektaşlarıyla daha da sıcak ve içten bağlar kurmasını sağlamıştır.</p>

<p>Bugün MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) bünyesinde uluslararası bilim merkezlerini yöneten ve "topluluk temelli arkeoloji" modelinin dünyadaki öncüsü olan Atalay, başarısının sırrını insani ilişkilere bağlıyor.</p>

<p>Öğrencilerine her fırsatta şu tavsiyeyi veriyor:</p>

<p>"Öğrencilere her zaman 'Asıl önemli olan ilişkilerdir' diyorum. Biliyorum, hemen sahaya çıkıp kazı yapmak istiyorsunuz ama ilişkiler her şeydir. Oturup konuşmak, hayat hikayelerini paylaşmak ve güven geliştirmek... Güven zaman alır, ancak kilit nokta budur ve en iyi araştırma sonuçlarını da bu bağ getirir."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geliştirdiği "bilgileri örme" yöntemiyle yerel bilgi birikimi ile modern akademiyi bir araya getiren Atalay, bu topluluk odaklı modelin sadece arkeolojide değil; mühendislik, tasarım ve tüm sosyal bilimlerde de uygulanarak dünyayı değiştirebileceğine inanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/motosikletini-satip-romaya-uctu-arkeolojide-devrim-yapti</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/sonya.jpg" type="image/jpeg" length="97969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Doğanın en akıl almaz işbirliği deşifre edildi!]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/doganin-en-akil-almaz-isbirligi-desifre-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/doganin-en-akil-almaz-isbirligi-desifre-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, bitkiler ile yırtıcı böcekler arasındaki şoke eden ilişkiyi ortaya çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tırtılların istilasına uğrayan tarlalar, çaresiz kalmak bir yana dursun, düşmanının kimyasal izini sürüp öyle bir hamle yapıyor ki hayran kalmamak elde değil.</p>

<p>Tırtılların istilasına uğrayan fasulye bitkileri, savunmasız kalmıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, fasulyenin tırtıl tükürüğünü algıladığı an havaya özel bir koku salarak yırtıcı yaban arılarını yardıma çağırdığını ortaya çıkardı.</p>

<p>Bu keşif, tarımda ilaçsız çözümün kapısını aralıyor.</p>

<p><strong>Tırtılın Tükürüğü Sinyali Tetikliyor</strong></p>

<p>Science Advances dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, yaygın fasulye türü Phaseolus vulgaris’in sıra dışı savunma mekanizmasını çözdü.</p>

<p>Bitki immünoloğu Natalia Guayazán Palacios ve ekibinin yaptığı çalışmaya göre, fasulye yapraklarında tırtıl tükürüğündeki "inceptin" adlı peptidi tanıyan özel biyolojik reseptörler bulunuyor.</p>

<p>Tırtıl yaprağı kemirmeye başladığında, fiziksel hasardan ziyade tükürüğündeki bu kimyasal madde reseptörleri harekete geçiriyor.</p>

<p>Sinyali alan fasulye, yarasını iyileştirmenin ötesine geçerek havaya özel bir uçucu kimyasal karışımı salgılıyor. Bu koku, yaban arıları için adeta bir "tırtıl yeme zamanı" davetiyesine dönüşüyor.</p>

<p><strong>Reseptörü Olmayan Bitki Çaresiz Kalıyor</strong></p>

<p>Meksika’daki fasulye tarlalarında yapılan deneyler, bu bağışıklık sisteminin gücünü kanıtladı:</p>

<p>Yüzde 40 Daha Az Koruma: İnceptin reseptörü genetik olarak devre dışı bırakılan fasulyeler, tırtıl saldırısına uğrasa da yaban arılarını çağıran o özel "parfümü" salgılayamadı.</p>

<p>Bu bitkilere yardıma gelen yaban arısı sayısı yüzde 40 azaldı.</p>

<p>Sadece Yaralanma Yetmiyor: Bitkiler jiletle kesilip sadece fiziksel zarar verildiğinde yaban arısı ziyaretinde bir değişiklik olmadı. Bu da savunmanın çalışması için tırtılın kimyasal izinin şart olduğunu gösterdi.</p>

<p><strong>Tarımda Kimyasalsız Dönem Başlayabilir</strong></p>

<p>Milyonlarca yıllık evrimsel bir geri bildirim döngüsünün ürünü olan bu keşif, tarım sektörü için büyük bir potansiyel taşıyor.</p>

<p>Bilim insanları, bitkilerin bu doğal bağışıklık ve iletişim mekanizmasını kullanarak, kimyasal pestisitlere ihtiyaç duymadan mahsulleri tırtıl istilasından koruyacak çevre dostu yöntemler geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/doganin-en-akil-almaz-isbirligi-desifre-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/fasulye-tirtili-manset.jpg" type="image/jpeg" length="39440"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın en eski anestezi kanıtı bulundu]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/dunyanin-en-eski-anestezi-kaniti-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/dunyanin-en-eski-anestezi-kaniti-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin’de bir Ming Hanedanlığı mezarında keşfedilen 600 yıllık demir cerrahi aletler üzerinde yapılan kimyasal analizler, tıp tarihinde ilk kez antik bir lokal (topikal) anestezi kullanımını doğrudan ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çin’deki Kuzeybatı Üniversitesi’nden arkeolog Congcang Zhao ve ekibinin Antiquity Dergisinde yayımladığı çalışmaya göre, Jiangyin şehrinde bulunan antik cerrahi makas ve cımbız üzerinde tahribatsız ''mikro-Raman spektroskopisi'' yöntemiyle inceleme yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Lazer ışınları kullanılarak gerçekleştirilen analizler, aletlerin üzerindeki paslı kalıntılarda son derece zehirli bir bitki olan kurtboğan otundan (Aconitum) elde edilmiş ''akonitin'' maddesinin izlerini gösterdi.</p>

<p>Geleneksel Çin tıbbı hekimlerinin, bu ölümcül bitkiyi sirke veya diğer asidik maddelerle işleyerek zehrini nötralize ettiği ve küçük cerrahi operasyonlardan önce deriyi uyuşturmak için sıvı bir anestezik olarak kullandığı anlaşıldı.</p>

<p>Bu keşfin, antik dönemde cerrahi işlemler sırasında hasta güvenliği ile ilaç etkinliği arasındaki hassas dengenin başarıyla kurulduğunu kanıtlayan dünyanın en eski kimyasal bulgusu olduğu bildirildi.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Live Science</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/dunyanin-en-eski-anestezi-kaniti-bulundu</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/anestezi-manset.jpg" type="image/jpeg" length="60362"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kara Veba’dan kurtulanların sırrı çözüldü]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/kara-vebadan-kurtulanlarin-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/kara-vebadan-kurtulanlarin-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Britanya Kütüphanesi’nde tesadüfen bulunan bir ortaçağ belgesi, tarihin en ölümcül salgını Kara Veba’dan (1346-1353) sağ kurtulan köylülerin isimlerini ve hayatta kalma mücadelelerini gün yüzüne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere’deki Durham Üniversitesi’nden tarihçiler Alex Brown ve Grace Owen, Britanya Kütüphanesi’nin arşivlerinde yaptıkları araştırmada, tıp ve sosyal tarih açısından çığır açacak bir keşfe imza attı.</p>

<p>Huntingdonshire’daki Ramsey Manastırı’na ait 1349 yılına ait bir malikane kaydını inceleyen uzmanlar, vebaya yakalanıp hayatta kalmayı başaran 22 köylünün listesini buldu.</p>

<p>Bugüne kadar Kara Veba ile ilgili çalışmaların neredeyse tamamı ölüm oranlarına odaklanırken, bu keşif ilk kez hastalanıp iyileşenlerin hikayesini ve hastalığın seyrini net verilerle ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Manastır rahipleri tarafından tutulan kayıtlar, 1349 yılının Nisan sonu ile Ağustos başı arasında vebaya yakalanan kiracıların ne kadar süre işten uzak kaldıklarını ayrıntılı olarak gösteriyor.</p>

<p>Belgeye göre, insanların veba deneyimleri ve bağışıklıkları birbirinden oldukça farklıydı:</p>

<p>En Hızlı İyileşen: Henry Broun adındaki köylü, vebaya yakalandıktan sadece bir hafta sonra tarladaki işine geri döndü.</p>

<p>En Uzun Süre Hastalananlar: John Derworth ve Agnes Mold adındaki köylüler ise ancak 9 haftalık zorlu bir sürecin ardından ayağa kalkabildi.</p>

<p>Ortalama Süre: Vakaların dörtte üçü bir aydan kısa sürede, ortalama 3-4 hafta içinde iyileşmeyi başardı. Dönemin yasalarına göre köylülerin 1 yıla kadar hastalık izni hakkı olmasına rağmen, bu kadar hızlı işe dönmeleri uzmanları şaşırttı.</p>

<p><strong>HAYATTA KALANLARIN ÇOĞU ZENGİNLER</strong></p>

<p>Keşfedilen listede dikkat çeken bir diğer unsur, hayatta kalanların büyük kısmının malikanede daha büyük topraklara sahip, yani nispeten varlıklı kiracılar olması oldu.</p>

<p>Tarihçiler, bu durumun vebanın sosyal statü ayırt ettiği anlamına gelmediğini, ancak daha yüksek yaşam standartlarına ve daha iyi beslenme koşullarına sahip olan varlıklı köylülerin, ikincil enfeksiyonları daha kolay atlatarak hayatta kalmış olabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>EKONOMİK ÇÖKÜŞ VE ''DAYANIKLI'' KÖYLÜLER</strong></p>

<p>Kayıtlar, salgının yarattığı iş gücü krizini de gözler önüne seriyor.</p>

<p>Normal bir yaz mevsiminde hastalık nedeniyle sadece 2-3 devamsızlık yaşanırken, veba döneminde bu oran 10 katına çıktı ve sadece 22 işçi toplamda 91 haftalık iş gücü kaybına neden oldu.</p>

<p>Bu kriz, berbat hava koşullarıyla birleşince 1349 ve 1350 yıllarında İngiltere tarihinin en kötü hasat kıtlığı yaşandı.</p>

<p>Tarihçiler, ağrılı çıbanlar (bubonlar), yüksek ateş ve kan kusma gibi ağır semptomlarla boğuşan ortaçağ köylülerinin, birkaç hafta içinde ölümcül bir hastalıktan sıyrılıp tarlaya dönebilmesini ''olağanüstü bir dayanıklılık'' olarak yorumluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/kara-vebadan-kurtulanlarin-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/veba.jpg" type="image/jpeg" length="95525"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tepki geri adım attırdı, kadınlar halay başı olacak]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/tepki-geri-adim-attirdi-kadinlar-halay-basi-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/tepki-geri-adim-attirdi-kadinlar-halay-basi-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak’ta, 6 köy muhtarı tarafından düğün masraflarını düşürmek için alınan kararlardan kadınların halay başı olamayacağı maddesi tepkiler üzerine geri çekildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı olan ve Mendika bölgesi olarak adlandırılan köylerin muhtarları bir araya gelerek, yeni evlenen gençlerin masraflarını düşürmek için birtakım kararlar aldı. Aldıkları kararları tutanak altına alıp imzalayan muhtarların aldığı bazı kararlara tepki geldi.</p>

<p><img alt="Maxresdefault-21" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/maxresdefault-21.jpg" width="1280" />Gülyazı, Ortabağ, Taşdelen, Ortasu, Hedne ve Zeviya Köyü muhtarlarının düğün kurallarını belirlemek için aldıkları kararlar arasında yer alan kadınların bundan sonra halay başı olamayacağı maddesi büyük tepki alınca muhtarlar geri adım attı</p>

<p>Muhtarlar tarafından bugün yapılan ortak açıklamada, alınan tüm kararları harfiyen uygulama kararı vurgulandı. Açıklamada, “Ancak kadınlarımızı üzen, onların değerini gölgeleyen hiçbir yaklaşımı kabul etmiyoruz. Kadın, bu toplumun temelidir; anadır, emektir, fedakarlıktır, onurdur. Bir toplumun gücü, kadınına verdiği değerle ölçülür.</p>

<p>Bizi var eden, yetiştiren, ayakta tutan kadınlarımızı yok sayan hiçbir anlayış bizi temsil etmez. Onlar sadece ailenin değil, toplumun da direğidir. Kadının olduğu yerde hayat vardır, bereket vardır, birlik vardır” denildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Açıklamanın devamında ise, “Bu nedenle kadınlarımız, geleneğimizde olduğu gibi halayın başında da, hayatın her alanında da en önde yer almaya devam edecektir. Bu, bir izin değil; bizim kültürümüzün, değerlerimizin ve vicdanımızın gereğidir” denildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>FERİT ASLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/tepki-geri-adim-attirdi-kadinlar-halay-basi-olacak</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 19:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/04/maxresdefault-22.jpg" type="image/jpeg" length="54185"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muhtarlar kadınlara halay başını yasakladı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/muhtarlar-kadinlara-halay-basini-yasakladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/muhtarlar-kadinlara-halay-basini-yasakladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şırnak’ta, Mendika bölgesinde bir araya gelen muhtarlar düğün masraflarını düşürmek için kararlar alırken, kadınlara halay başını yasaklaması tepkilere yol açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı olan ve Mendika bölgesi olarak adlandırılan köylerin muhtarları bir araya gelerek, yeni evlenen gençlerin masraflarını düşürmek için birtakım kararlar aldı. Aldıkları kararları tutanak altına alıp imzalayan muhtarların aldığı bazı kararlara tepki geldi.</p>

<p><img alt="C2A2837D 9561 47B0 8745 5Afd20C7Cc35" class="detail-photo img-fluid" height="495" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/c2a2837d-9561-47b0-8745-5afd20c7cc35.webp" width="880" />Gülyazı, Ortabağ, Taşdelen, Ortasu, Hedne ve Zeviya köyü muhtarlarının düğün kurallarını belirlemek için aldıkları kararlar arasında ilginç maddeler de yer aldı. Alınan kararlar arasında; düğünlerde saz ekibine ve kameramanlara ödenecek ücretlere üst sınır getirilmesi, gelinlik giydirilmemesi, düğünlerde platform kurulmasının yasaklanması ve gelin-damat önünde oyun oynanmaması gibi dikkat çeken maddeler yer aldı.</p>

<h3><img alt="Maxresdefault-21" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/maxresdefault-21.jpg" width="1280" /><strong>KIZ İSTEMEYE TATLI GÖTÜRÜLMEYECEK </strong></h3>

<p>Muhtarların aldığı kararlar arasında; kız isteme merasimlerinde tatlı götürülmemesi, nişan alışverişlerinin kaldırılması ve düğünlerde sadece 100 gram altın alınması gibi ekonomik sınırlamalar yer aldı. Gelin ile birlikte kuaföre sınırlı sayıda kişinin gitmesi gibi sosyal yaşamı doğrudan etkileyen maddelerin de yer aldığı muhtarların kararları şimdiden tartışma yarattı.</p>

<h3><strong>KADINLARA HALAY BAŞINI DA YASAKLADILAR</strong></h3>

<p>Muhtarların aldığı kararların düğünlerdeki bazı masrafları düşüreceği belirtilirken, özellikle kadınların halay başında oynamaması kararı büyük tepki çekti. Alınan kararların yine kadınların sosyal yaşamdaki alanlarını kısıtladığı tartışmalarını beraberinde getirirken, bu kararlara uyulup uyulmayacağı merak konusu oldu. Mendika bölgesindeki köy muhtarlarının aldığı ve imzaladığı kararlar şöyle:</p>

<p>-Saz ekibine 60 binden fazla ücret verilmeyecektir.</p>

<p>-Kameraman ekibine 30 binden fazla ücret verilmeyecektir.</p>

<p>-Düğünde geline gelinlik giydirilmeyecektir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>-Gelin ile damat arkasında platform olmayacaktır.</p>

<p>-Gelinle beraber kuaföre 3 kişiden fazla gidilmeyecektir.</p>

<p>-Xozgerilere (dünürlere) tatlı götürülmeyecektir.</p>

<p>-Dışarıdan gelen, köyde sazlı kına yapmayacaktır.</p>

<p>-Köylerde (Mendika Bölgesi) damat başına zarf verilecektir.</p>

<p>-Düğün için sadece 100 gr altın alınacaktır.</p>

<p>-Xozgerilere saz ekibi götürülmeyecektir.</p>

<p>-Çekimlere 3 kişiden fazla gidilmeyecektir.</p>

<p>-Düğün ortasında gelinle damadın önünde kimse oynamayacaktır.</p>

<p>-Halayın başında kadınlar oynamayacaktır.</p>

<p>-Düğünden önceki nişan adı altında bavul-valiz alışverişi yapılmayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>FERİT ASLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/muhtarlar-kadinlara-halay-basini-yasakladi</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 10:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/04/1200x628-2.jpeg" type="image/jpeg" length="85872"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sanatçı Kürt olduğunu söyleyince, Miroğlu’dan yorum geldi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/sanatci-kurt-oldugunu-soyleyince-mirogludan-yorum-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/sanatci-kurt-oldugunu-soyleyince-mirogludan-yorum-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü sinema sanatçısı Rıza Kocaoğlu, babasının Kürt olduğunu açıklayınca, siyasetçi Orhan Miroğlu’ndan çarpıcı bir "kimlik gizleme" yorumu geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sinema sanatçısı Rıza Kocaoğlu, verdiği bir röportajda, baba tarafının Kürt olduğunu ve yıllar içerisinde asimile olduklarını söyledi. Kocaoğlu, asimile bir aile olduklarını ve İzmir’de büyüdüğünü ifade ederek şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p><img alt="Adsiz Tasarim 2 24" class="detail-photo img-fluid" height="1080" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/adsiz-tasarim-2-24.webp" width="1920" />“Baba tarafım Kürt, anne tarafım Türk. Siyaseten de iç içe bir hayat yaşadım. 'Özgürlükçü' dedin, çünkü başka şansımız yok. Şeyhbızınlar galiba, aşiret mi öyle bir şey? Gidip Ankara'daki akrabalarımı görmek de istiyorum. Ama arkadaşlarım 'Nerelisin?' dediğinde uzun uzun anlattığım için benimle hep dalga geçerler; ‘Ya, şimdi de oralı mı oldun?’ diye. Çünkü bir ara ‘Lazım, Karadenizliyim’ demiştim.”</p>

<p><img alt="P H O T O 2026 04 23 18 54 10" class="detail-photo img-fluid" height="963" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/p-h-o-t-o-2026-04-23-18-54-10.jpg" width="1320" />Kocaoğlu’nun bu açıklamasından sonra AK Parti eski milletvekili Orhan Miroğlu’ndan çarpıcı bir yorum geldi. Miroğlu, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Ailesi kimliğini mecburiyetten gizlediği ve doğuştan gelen bir kimlikle yaşamanın önündeki engeller yüzünden, ‘kimlik/kimliksizlik’ bunalımı yaşadığının er geç farkına varacak olan ve ‘Bana Kürt olduğumu neden söylemediniz, neden gizlediniz?’ diyecek olan travmatik bir Kürt genç kuşağı geliyor. Bu yüzyıl, insanların kendi kökleriyle buluşmasının yüzyılı olduğu için Kürt kimliğini hatırlatan ve sahiplenilen sebepler o kadar çoğalıyor ki, Rıza Kocaoğlu da unutmaya veda ediyor.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Miroğlu’nun paylaşımının devamı ise şöyle:</p>

<p>“Unutanlar bir bir sıraya girecek ve kabustan uyanır gibi hatırlamalar başlayacak. Yüzyıldır Batı’ya mecburi iskan kanunu, göçler ve 90’lı yılların MGK’larıyla başlatılan, köylerden akın edenlerin sosyolojisinden doğan ve doğacak olan travmalara karşı kimsenin bir hazırlığı yok. Genel olarak çözüm için bir acele etme hali var; ama ‘travmalarından uyanan’ bir millet için ne gibi bir hazırlık var, varsa nedir, şimdilik bilmiyoruz.”</p>

<h3><img alt="Durusmaya Katilmamisti Riza Kocaoglu Ameliyat Gecirdi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/04/durusmaya-katilmamisti-riza-kocaoglu-ameliyat-gecirdi.webp" width="1280" /><strong>ŞEYHBIZIN AŞİRETİ KÖKENİ</strong></h3>

<p>Ünlü sinema sanatçısı Rıza Kocaoğlu’nun üyesi olduğunu söylediği <strong>Şeyhbızın</strong> aşireti, kökeni Irak'ın Süleymaniye bölgesine dayanan ve 16. yüzyıldan itibaren Anadolu'ya göç ederek özellikle Ankara (Haymana, Bala), Mardin ve Bolu civarına yerleşen, Sorani lehçesini konuşan bir Kürt topluluğudur. Konar-göçer bir yapıdan yerleşik hayata geçen aşiret, Türkiye genelinde dağınık topluluklara sahiptir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>FERİT ASLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/sanatci-kurt-oldugunu-soyleyince-mirogludan-yorum-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/04/p-h-o-t-o-2026-04-23-18-54-10.jpg" type="image/jpeg" length="76081"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kediler neden hep ayaklarının üzerine düşüyor?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/kediler-neden-hep-ayaklarinin-uzerine-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/kediler-neden-hep-ayaklarinin-uzerine-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japon bilim insanları, kedilerin düşerken nasıl ayaklarının üzerine düştüğünü omurga esnekliğiyle açıkladı. Bu özellik sadece düşüşte mi işe yarıyor? Detaylar haberimizde…]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Japonya'daki Yamaguchi Üniversitesi'nden veteriner fizyolog Yasuo Higurashi liderliğindeki bir ekip, yüzyılı aşkın bir süredir, düşen bir kedinin bu kadar şaşırtıcı bir düzenlilikle nasıl ayaklarının üzerine düştüğünü anlamak amacıyla yeni bir çalışma yaptı.</p>

<p>Bilim insanları, kedilerin düşerken ayaklarının üzerine nasıl düştüğünü 132 yıl sonra omurga esnekliği üzerinden açıkladı.</p>

<p>Yamaguchi Üniversitesi ekibi, göğüs ve bel omurgalarının farklı sertlikleri sayesinde ön ve arka vücudun ardışık hareket ettiğini buldu.</p>

<p><strong>ÖN GÖVDE VE ARKA GÖVDE FARKI</strong></p>

<p>Araştırmada göğüs omurgasının bel omurgasına göre çok daha esnek olduğu belirlendi.</p>

<p>Ön yarı daha hızlı dönerken, arka yarı daha sert ve ağır olduğu için hareket sırası gecikiyor.</p>

<p><strong>DENEYLER VE SONUÇLAR</strong></p>

<p>Canlı kedilerden yapılan testlerde, ön ve arka gövde dönüşleri arasında 72–94 milisaniye fark olduğu görüldü. Bu ardışık hareket, kedilerin havada doğrulmasını sağlıyor.</p>

<p><strong>OMURGA ESNEKLİĞİNİN ÖNEMİ</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu değişken esnekliğin dörtnala koşma ve hızlı dönüşler gibi hareketlerde de avantaj sağlayabileceğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bulgular The Anatomical Record dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/kediler-neden-hep-ayaklarinin-uzerine-dusuyor</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/03/kedi-manset-1.jpg" type="image/jpeg" length="66920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Anadolu’da Amed-i Laklak heyecanı başladı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/anadoluda-amed-i-laklak-heyecani-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/anadoluda-amed-i-laklak-heyecani-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Anadolu halk takvimine göre Amed-i Laklak günü geldi. İkinci cemrenin suya düşmesinin ardından leyleklerin göçü başlarken, kocakarı soğukları uyarısı da yapılıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
<strong>Anadolu </strong>halk takvimine göre, bugün (28 Şubat) ''Amed-i Laklak'' günü. <strong>Bahar</strong>ın habercisi olarak kabul edilen bu özel gün, leyleklerin göç yolculuğuna başlamasını simgeliyor.</p>

<p>Kışın sert yüzünün yavaş yavaş geride kalmaya başladığı bu dönemde, doğanın uyanışına tanıklık eden Anadolu insanı için Amed-i Laklak, sadece bir tarih değil, aynı zamanda kültürel bir hafıza anlamı taşıyor.</p>

<p>''<strong>Amed-i Laklak</strong>'' ifadesi,<strong> Osmanlıca</strong> tamlama yapısıyla ''laklakın gelişi'' anlamına geliyor.</p>

<p>Buradaki ''laklak'', leyleklerin gagalarını birbirine vurarak çıkardığı sesi temsil ediyor. Halk arasında leyleklerin gelişiyle birlikte baharın kapıyı araladığına inanılıyor.</p>

<p><strong>İKİNCİ CEMRE SUYA DÜŞTÜ, GÖÇ BAŞLADI</strong></p>

<p>Halk takvimine göre, cemrelerin düşmesi, mevsimsel dönüşümün en önemli işaretlerinden biri. İlk cemre havaya, ikinci cemre suya, üçüncü cemre ise toprağa düşüyor. İkinci cemrenin suya düşmesiyle birlikte sularda ısınma başlıyor; göçmen kuşların hareketliliği artıyor.</p>

<p><strong>LEYLEKLERİN UZUN YOLCULUĞU</strong></p>

<p><img alt="Anadolu’da Amed-i Laklak heyecanı başladı" height="600" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/02/leylek-ucan.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Leylekler her yıl binlerce kilometrelik bir göç rotasını takip ediyor.</p>

<p>Kışı <strong>Afrika</strong>’nın daha sıcak bölgelerinde geçiren bu kuşlar, baharla birlikte Anadolu’ya doğru yola çıkıyor.</p>

<p>Özellikle kırsal bölgelerde, yüksek direkler ve çatı bacaları üzerindeki yuvalarına dönüşleri büyük bir heyecanla izleniyor.</p>

<p>Anadolu’nun pek çok şehrinde leyleklerin gelişi bereket ve umutla özdeşleştiriliyor.</p>

<p>Tarlaların ekime hazırlanması, su kanallarının açılması ve doğadaki canlanma, leyleklerin dönüşüyle aynı zamana denk geliyor.</p>

<p>Bu nedenle Amed-i Laklak günü, tarımsal yaşamla iç içe olan topluluklar için ayrı bir anlam taşıyor.</p>

<p><strong>BAHAR VE KOCAKARI SOĞUKLARI</strong></p>

<p><img alt="Anadolu’da Amed-i Laklak heyecanı başladı" height="600" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/02/leylekler-3.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Her ne kadar leyleklerin gelişi baharın müjdecisi olarak kabul edilse de, halk takvimi önemli bir uyarı da yapıyor.</p>

<p>Doğa Takvimi’ne göre önümüzde hâlâ ''kocakarı soğukları'' olarak bilinen ani ve sert hava düşüşleri var.</p>

<p>Genellikle mart ayı içinde görülen bu soğuk hava dalgaları, erken çiçek açan bitkiler ve yeni ekilen ürünler için risk oluşturabiliyor.</p>

<p><strong>HALK TAKVİMİNDE MEVSİMSEL BİLGELİK</strong></p>

<p>Anadolu halk takvimi, yüzyıllar boyunca gözlemlere dayalı olarak oluşmuş bir zaman ölçüm sistemi. <strong>Gökyüzü</strong> hareketleri, kuş göçleri, rüzgâr yönleri ve sıcaklık değişimleri dikkatle izlenerek oluşturulan bu takvim, özellikle kırsal yaşamda hâlâ referans kabul ediliyor.</p>

<p>Amed-i Laklak günü de bu gözlemlerin bir parçası. Leyleklerin gelişi yalnızca biyolojik bir göç hareketi değil; aynı zamanda doğayla uyumlu yaşamın sembolü olarak görülüyor.</p>

<p>Köylerde çocuklar gökyüzünde süzülen leylekleri işaret ederek baharın geldiğini müjdelerken, büyükler temkinli davranılması gerektiğini hatırlatıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DOĞANIN TAKVİMİ</strong></p>

<p><strong><img alt="Anadolu’da Amed-i Laklak heyecanı başladı" height="600" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/02/leylek-8.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></strong></p>

<p>Modern <strong>meteoroloji </strong>tahminleri günlük hava durumunu anlık verilerle açıklarken, halk takvimi uzun yılların deneyimini yansıtıyor.</p>

<p>İklim değişikliğiyle birlikte mevsimsel kaymalar yaşansa da, leyleklerin göçü hâlâ doğanın en güçlü işaretlerinden biri olmayı sürdürüyor.</p>

<p>Amed-i Laklak günü, baharın eşiğinde olunduğunu hatırlatırken, doğanın döngüsüne kulak vermenin önemini de bir kez daha gündeme getiriyor.</p>

<p>Leyleklerin kanat çırpışı umut verirken, kocakarı soğukları uyarısı da tedbiri elden bırakmamak gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Anadolu semalarında yeniden beliren leylekler, hem gökyüzünde hem de kültürel hafızada yerini almış durumda.</p>

<p><strong>Bahar</strong>ın ayak sesleri duyuluyor; ancak doğa, her zamanki gibi kendi ritminde ilerlemeye devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/anadoluda-amed-i-laklak-heyecani-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Feb 2026 07:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/02/leylekkk-manset.jpg" type="image/jpeg" length="86218"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Afrika'da 9500 yıllık yakılmış bir kadının kalıntıları bulundu]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/afrikada-9500-yillik-yakilmis-bir-kadinin-kalintilari-bulundu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/afrikada-9500-yillik-yakilmis-bir-kadinin-kalintilari-bulundu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Afrika’nın derinliklerinde, tam 9.500 yıl önce bir odun yığınının üzerinde yakılan başsız bir kadının kalıntıları bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Bilim dünyası, Afrika’nın güneyindeki Hora Dağı eteklerinde yapılan bir keşifle sarsıldı. Günümüzden yaklaşık 9.500 yıl önce yaşamış bir avcı-toplayıcı kadına ait kalıntılar, sadece bir mezar değil; aynı zamanda tüyler ürperten bir ritüelin izlerini taşıyor.</p>

<p>Arkeologlar, yakılan odun yığınının içinde 170 kemik parçası bulurken şaşırtıcı bir detayla karşılaştı.</p>

<p>Kadının kafatası ve dişlerine dair hiçbir iz bulunmadığını belirten uzmanlar, kadının başının yakılmadan önce gövdesinden ayrıldığını tahmin ettiklerini söylüyor.</p>

<p>Kemikler üzerindeki kesik izleri, cesedin yakılmadan önce özel bir hazırlıktan geçtiğini ve muhtemelen etlerinden arındırıldığını gösterdiğini ifade eden araştırmacılara göre, bu ''başsız veda'', o dönemdeki atalara duyulan derin bir saygının ya da unutulmaması gereken sosyal bir hafızanın parçası olabilir.</p>

<p><strong>AFRİKA'DA BİR İLK</strong></p>

<p>Araştırmacılar, buluşun Afrika kıtasında ''kasten yakma'' (kremasyon) geleneğine dair şimdiye kadar bulunan en eski kanıt olma özelliğini taşıdığını belirterek, ''Üstelik bu işlem öyle alelade bir yangın değil; devasa bir grup emeğinin sonucu'' dedi.</p>

<p>Bilim insanları, cesedi 500 derecenin üzerindeki bir sıcaklıkta küle dönüştürmek için en az 30 kilogram odun ve ot kullanıldığını, ateşin harlanması için saatlerce uğraşıldığını hesapladı.</p>

<p><strong>NEDEN SADECE O ?</strong></p>

<p>''Hora Dağı eteklerindeki bu mezarlık alanında binlerce yıl boyunca birçok kişi gömülmüş olsa da, yakılan tek kişi bu kadın'' diyen bilim insanları, kadının boyunun 150 santimetreden kısa ve 18 ila 60 yaşları arasında öldüğünün tahmin edildiğini söylüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kadının neden bu kadar özel bir muamele gördüğünün ise hala bir sır olduğunu ifade eden bilim insanları şöyle dedi:</p>

<p>''Yanına bırakılan taş aletlerle birlikte yakılan kadının, topluluk içinde çok güçlü bir statüye sahip olduğu ya da ölümünün özel bir anlam taşıdığı düşünülüyor.''</p>

<p>Yale Üniversitesi’nden Jessica Thompson, bu keşfin antik topluluklara bakış açısını değiştirdiğini belirterek, ''Bu öyle bir törendi ki, eski insanların grup emeğine ve ritüellere duyduğu inancı yeniden düşünmemiz gerekiyor'' diyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Live Sience</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/afrikada-9500-yillik-yakilmis-bir-kadinin-kalintilari-bulundu</guid>
      <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 01:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2024/09/iskeletler1.webp" type="image/jpeg" length="70131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Efsanevi lejyonerler parazitlere yenik düşmüş!]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/efsanevi-lejyonerler-parazitlere-yenik-dusmus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/efsanevi-lejyonerler-parazitlere-yenik-dusmus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere’deki Hadrian Duvarı’nda yapılan yeni bir araştırma, Roma askerlerinin savaşma yeteneğini felç eden korkunç bir sağlık krizini gün yüzüne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Cambridge ve Oxford üniversiteleri tarafından yürütülen arkeolojik çalışma, Vindolanda kalesindeki askerlerin hayatını kabusa çeviren parazit salgınlarını ortaya koydu.</p>

<p>Üçüncü yüzyıla ait kanalizasyon atıklarını inceleyen bilim insanları, Roma’nın gelişmiş hamam ve tuvalet sistemlerine rağmen askeri kampın tam bir ''hastalık yuvası'' olduğunu belirledi.</p>

<p><strong>30 SANTİM UZUNLUĞUNDAKİ SOLUCANLAR</strong></p>

<p>Araştırmanın en sarsıcı bulgusu, askerlerin bağırsaklarında yaşayan ve boyu 30 santimetreye kadar ulaşan dev yuvarlak solucanlar oldu.</p>

<p>''Roma hijyeni'' hakkındaki modern romantizmi yıkan bu keşfin, askerlerin kronik ishal, mide krampları ve aşırı kilo kaybıyla boğuştuğunu gösterdiği ifade ediliyor.</p>

<p>Hamamların varlığına rağmen, yiyeceklere ve suya karışan dışkı kirliliğinin; kamçı kurtları ve Giardia adı verilen, Roma Britanyası'nda ilk kez rastlanan tehlikeli bir mikrobun yayılmasına neden olduğu belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kirli parmakların göze temasıyla yayılan konjonktivit (pembe göz) salgınlarının, aynı anda 10 askeri savaşamaz hale getirebildiği kaydediliyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre, bu sefaletin sorumlusu sadece yetersiz hijyen değil, aynı zamanda sınırlı beslenmeydi.</p>

<p>Domuz eti ağırlıklı diyet ve vitamin eksikliğinin, askerlerin bağışıklık sistemini çökerterek parazitlerin vücutlarında özgürce üremesine zemin hazırladığı ifade ediliyor.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/efsanevi-lejyonerler-parazitlere-yenik-dusmus</guid>
      <pubDate>Sun, 04 Jan 2026 04:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/01/lejyoner-manset.jpg" type="image/jpeg" length="51283"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çatal-bıçakların arkasındaki rakamları görmeden almayın ?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/catal-bicaklarin-arkasindaki-rakamlari-gormeden-almayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/catal-bicaklarin-arkasindaki-rakamlari-gormeden-almayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çatal, kaşık ve bıçakların arkasında yer alan 18/10, 18/8 ve 18/0 ibareleri neyi ifade ediyor? Detaylar haberimizde.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük hayatta sıkça kullandığımız çatal, kaşık ve bıçakların arkasında yer alan küçük rakamlar çoğu zaman gözden kaçar. Oysa bu rakamlar, ürünün kalitesi, dayanıklılığı ve kullanım ömrü hakkında önemli ipuçları veriyor.</p>

<p>Özellikle “18/10” ibaresi, çatal–kaşık seti satın alırken en sık karşılaşılan ifadelerden biridir. Peki bu rakamlar ne anlama geliyor ve neden bu kadar önemli?</p>

<p><strong>BU RAKAMLAR NEYİ ANLATIYOR</strong></p>

<p>Çatal–kaşık setlerinde yer alan 18/10, 18/8 ve 18/0 ibareleri, kullanılan paslanmaz çeliğin içeriğini belirtir. Bu oranlar, çeliğin içinde bulunan krom ve nikel miktarını gösterir.</p>

<p>18/10 çelik, yüzde 18 krom ve yüzde 10 nikel içerir.<br />
18/8 çelikte yüzde 18 krom ve yüzde 8 nikel bulunur.<br />
18/0 çelik ise yüzde 18 krom içerirken nikel barındırmaz.</p>

<p>Bu alaşımlar, paslanmaz çeliğin dayanıklılığını, parlaklığını ve korozyona karşı direncini doğrudan etkiler.</p>

<p>Özellikle krom, çeliğin paslanmaya karşı korunmasını sağlarken; nikel, ürünün daha parlak görünmesine ve uzun süre deformasyona uğramadan kullanılmasına yardımcı olur.</p>

<p><strong>EN ÇOK TERCİH EDİLEN RAKAMLAR</strong></p>

<p><img alt="Çatal-bıçakların arkasındaki rakamları görmeden alayıon ?" height="531" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2025/12/h-a-b-e-r-i-c-i-14.jpeg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>18/10 paslanmaz çelik, çatal–kaşık üretiminde en yaygın kullanılan ve en yüksek kalite standartlarından biri olarak kabul edilir.</p>

<p>Bunun en önemli nedeni, paslanmaya karşı yüksek dirence sahip olması ve uzun yıllar boyunca ilk günkü görünümünü büyük ölçüde korumasıdır.</p>

<p>Ayrıca 18/10 çelikten üretilen ürünler, çizilmeye karşı daha dayanıklıdır ve elde ya da bulaşık makinesinde yıkandığında matlaşma riski daha düşüktür.</p>

<p>Bu özellikleri sayesinde hem ev kullanımında hem de profesyonel mutfaklarda sıkça tercih edilir.</p>

<p><strong>HANGİSİ DAHA GÜVENLİ</strong></p>

<p>Gıda temasına uygun olarak üretilen 18/10 paslanmaz çelikler, günlük kullanımda güvenli kabul edilir.</p>

<p>Sıcak, tuzlu veya asidik yiyeceklerle temas ettiğinde çok düşük miktarda metal geçişi yaşanabilir. Ancak bu miktar, sağlıklı bireyler için risk oluşturacak düzeyin oldukça altındadır.</p>

<p>Uzmanlar, kaliteli paslanmaz çelik ürünlerin doğru şekilde kullanılması ve aşırı aşındırıcı temizlik ürünlerinden kaçınılması halinde sağlık açısından önemli bir sorun oluşturmadığını belirtir.</p>

<p><strong>NŞKELE KARŞI ALERJİSİ OLANLAR NEYE DİKKAT ETMELİ</strong></p>

<p>Nikel alerjisi olan kişiler için çatal–kaşık seçimi daha da önem kazanır. Bu durumda 18/0 olarak adlandırılan, nikel içermeyen paslanmaz çelik ürünler daha uygun bir seçenek olabilir. 18/0 çelikler, nikel içermediği için alerjik reaksiyon riskini azaltır. Ancak bu ürünlerin parlaklığı ve paslanmaya karşı direnci, 18/10 çeliğe kıyasla biraz daha düşük olabilir.</p>

<p><strong>İBARESİZLER NE ANLAMA GELİYOR ?</strong></p>

<p>Bir çatal–kaşık setinin üzerinde herhangi bir çelik oranı belirtilmemişse, bu durum ürünün düşük kaliteli bir alaşımdan üretilmiş olabileceğine işaret edebilir.</p>

<p>Uzmanlar, içeriği belirtilmeyen ürünlerin daha çabuk paslanabileceğini, renk değişimi yaşayabileceğini ve uzun vadede sağlık açısından soru işaretleri barındırabileceğini ifade ediyor.</p>

<p><strong>KÜÇÜK DETAYLAR, DOĞRU SEÇİMLER</strong></p>

<p>Kısacası çatal–kaşık seçerken yalnızca tasarıma veya fiyata odaklanmak yeterli değil.</p>

<p>Ürünün arkasında yer alan küçük rakamlar, mutfağınızda uzun yıllar güvenle kullanacağınız bir set seçmenize yardımcı olabilir. 18/10 gibi ibareler, kaliteyi ve dayanıklılığı temsil ederken; ihtiyaçlarınıza ve sağlık durumunuza uygun tercihler yapmanızı da kolaylaştırır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/catal-bicaklarin-arkasindaki-rakamlari-gormeden-almayin</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Dec 2025 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2025/12/catal-kasik-manset.jpeg" type="image/jpeg" length="82499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[28 Kasım reyting sonuçları: Dün kim birinci oldu? Sıralama belli oldu mu?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/28-kasim-reyting-sonuclari-dun-kim-birinci-oldu-siralama-belli-oldu-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/28-kasim-reyting-sonuclari-dun-kim-birinci-oldu-siralama-belli-oldu-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[28 Kasım 2025 Cuma günü yayınlanan yapımların izlenme oranları araştırılıyor. Reyting sonuçları açıklandı mı, sıralamada kim birinci oldu? Detaylar haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>28 Kasım 2025 Cuma günü televizyon ekranlarında izleyiciyle buluşan yapımların reyting performansları merak konusu oldu. Arka Sokaklar, Kızılcık Şerbeti, Taşacak Bu Deniz ve MasterChef gibi programların yer aldığı yayın akışı sonrası izlenme oranları ve sıralama listesi araştırılıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>28 KASIM 2025 REYTİNG SONUÇLARI AÇIKLANDI MI?</strong></h3>

<p>Televizyon ekranlarında yayınlanan dizi, program ve yarışmaların izlenme oranlarını belirleyen reyting sonuçları, yapımların ekran ömrü açısından önem taşıyor. 28 Kasım 2025 tarihine ait reyting sonuçları henüz açıklanmadı. İlgili veriler paylaşıldığında ve sonuçlar belli olduğunda bilgilendirme yapılacaktır.</p>

<h3><strong>REYTİNG SIRALAMASINDA KİM BİRİNCİ OLDU?</strong></h3>

<p>28 Kasım Cuma günü ekrana gelen Arka Sokaklar, Kızılcık Şerbeti, Taşacak Bu Deniz ve MasterChef gibi yapımların Total, AB ve ABC gruplarındaki sıralaması araştırılmaktadır. Hangi dizinin veya programın zirvede yer aldığına dair veriler henüz netleşmedi. Günün en çok izlenen yapımı ve kategori bazlı sıralamalar, sonuçların ilanıyla birlikte netlik kazanacaktır.</p>

<p><strong>27KASIM 2025 REYTİNG SONUÇLARI</strong><img alt="27 Kasım Reyting" class="detail-photo img-fluid" height="169" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2025/11/27-kasim-reyting.jpg" width="625" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞEGÜL YAŞAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/28-kasim-reyting-sonuclari-dun-kim-birinci-oldu-siralama-belli-oldu-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Nov 2025 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2025/11/28-kasim-reyting.jpg" type="image/jpeg" length="47263"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[66 yıldır çanta yapıyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/66-yildir-canta-yapiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/66-yildir-canta-yapiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gaziantep’te Bakırcılar Çarşısı’ndaki 5 metrekarelik dükkanında 66 yıldır dede mesleğini sürdüren çanta ustası Tahir Demirci, tamamen el işçiliğiyle ürettiği çantalarla teknolojiye direniyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Oğluyla birlikte hiçbir teknolojik alet kullanmadan üretim yaptıklarını söyleyen çanta ustası Tahir Demirci, mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirtti. Küçük yaşta mesleğe başladığını anlatan Demirci, mesleğin devam etmesi için çalışmaya devam edeceğini söyledi. Oğluyla birlikte doğal deriden çantalar yaptıklarını dile getiren 76 yaşındaki Demirci, meslekte eleman yetişmediğini ifade etti. Devletin mesleğin yaşatılması için destek verdiğini söyleyen Demirci, "Sağ olsun devlet, bu mesleği koruma altına aldı, bizden vergi istemiyor. ‘Bu sanatı yaşatın, devam ettirin’ diyor" dedi. Usta Demirci, tamamen el emeğiyle yaptığı çantaları ise bin ile 3 bin TL arasında satıyor.</p>

<p><strong>"Bu mesleğin nesli tükenmiş durumda"</strong></p>

<p>Mesleğin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu ifade eden usta Demirci, "Artık bu mesleğin nesli tükenmiş durumda. Dedemizin zamanından bu yana böyle gelmiş. Bir süre ara verdik ama ömrümüzün büyük bölümü bu işle geçti. Ben mesleğe daha 5 yaşındayken başladım. Küçük derede derileri ıslatırdık. O zamanlar kesim için makine, pres gibi şeyler yoktu. Her şey elle yapılırdı. Kullandığımız deri çok kalın olurdu, onu yumuşatmak için ‘akar’ dediğimiz suya bırakırdık. Bizim kalenin altında, Naip Hamamı’nın yanında eski tabakhaneler vardı. Oradaki derede ustam deriyi ıslatır, ben de küçücük halimle oturup öğlene kadar başında beklerdim. Sonra usta gelir, bizi alıp Millet Hanı’ndaki dükkânımıza götürürdü. Orada ip, mum ve diğer malzemelerle çalışarak başladık bu işe. Bugün bunları yapan usta neredeyse kalmadı. Az önce söylediğim gibi unutulmaya yüz tutmuş bir sanat haline geldi. Yetişen de yok. Bu ‘köşele’ dediğimiz çantalar gerçek deriden yapılır. Deriyi alır, keser, motiflerini işleriz. Oğlumla birlikte yapıyoruz. Küçük dükkanımda ben dikişini yapıyorum, evimizin altındaki küçük atölyede de oğlum boyasını ve işlemelerini hazırlıyor" dedi.</p>

<p><strong>"Hepsi santimine kadar el emeğidir"</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çantaları hiçbir teknolojik alet kullanmadan yaptığını söyleyen usta Demirci, "Bu çantaların değerini ölçmek kolay değil çünkü tamamen el işidir. Fiyatlar bin ile 3 bin TL arasında değişiyor. En ucuz dediğimiz bir çanta bile sabahtan akşama kadar sürer. En uzun yaptığım çanta ise 3 gün sürdü, fiyatı 3 bin lira civarında. Hepsi santimine kadar el emeğidir, makine yok. Bu seviyede çalışan usta da maalesef yok, benden başka yapan kalmadı. Yemenici ustalar da çanta yapar ama bizimki gibi doğal, tabaktan çıktığı haliyle işlenen natürel deriden yapılanlar başka bir kategoride. Bu iş sadece bir çanta yapma işi değil; kültürümüzle ilgilidir. Eğer sıradan bir çanta gibi bakarsanız değerini göremezsiniz. Bu işi anlayan kişiler için ise hem kültürel hem de doğal yapısı nedeniyle çok kıymetlidir. Uzun yıllar dayanır, kültürümüzün bir parçasını taşır" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>"Sağ olsun devlet, bu mesleği koruma altına aldı"</strong></p>

<p>Mesleğin ölmemesi için devletin her türlü desteği verdiğini belirten usta Demirci, "Maalesef meslek yok olmak üzere. Neredeyse bitmek üzere. Sağ olsun devlet, bu mesleği koruma altına aldı, bizden vergi istemiyor. ‘Bu sanatı yaşatın, devam ettirin’ diyor. Çünkü zaten kazancımız günlük geçimimizi ancak karşılıyor. Büyük para kazanmıyoruz. Devlet de bunu bildiği için destek veriyor. Ama öğrenmeye gelen yok. Kimse bu sanata ilgi göstermiyor. Bu durum bizi gerçekten çok üzüyor. Teknoloji ilerledikçe birçok eski meslek gibi bizimki de yok oluyor. Biz adeta teknolojiye direnmeye çalışıyoruz ama endüstrinin hızına yetişmek mümkün değil" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>"Bu yaşta hala mesleğini sürdürüyor"</strong></p>

<p>El emeği çantaları çok beğendiğini söyleyen vatandaş Nurgül Polat, "Çok güzel el emeği, göz nuru, yani sonuçta değerli, güzel bir şey, hoş. Amcamın emeğine çok saygı duymak lazım. Bu yaşta gelmiş, burada çalışıyor, el öpülecek bir amca. Bu yaşta hala mesleğini sürdürüyor" diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/66-yildir-canta-yapiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 10:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2025/11/cantaci-antep.jpg" type="image/jpeg" length="79910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gıda zehirlenmesi nedir? Belirtileri ve tedavi yöntemleri]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/gida-zehirlenmesi-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/gida-zehirlenmesi-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gıda zehirlenmesi, bozulmuş besinlerin tüketilmesiyle oluşan ve sindirim sistemini etkileyen bir enfeksiyondur. Peki zehirlenmeye ne iyi gelir? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Günlük yaşamda sıkça karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan gıda zehirlenmesi, tüketilen besinlerde bulunan zararlı bakteri, virüs, parazit veya toksinlerin yol açtığı bir enfeksiyon türüdür. Bozulmuş, iyi pişmemiş ya da hijyenik koşullarda saklanmamış yiyeceklerin tüketilmesiyle meydana gelen bu durum, her yaştan bireyi etkileyebilmektedir. Genellikle hafif seyirli olsa da bazı durumlarda ciddi komplikasyonlara neden olarak hastaneye yatış gerektirebilmektedir. Özellikle yaz aylarında artış gösteren vakalar, zamanında fark edilip tedavi edildiğinde kontrol altına alınabilmektedir.</p>

<h3><strong>GIDA ZEHİRLENMESİNİN NEDENLERİ VE OLUŞUM SÜRECİ</strong></h3>

<p>Gıda zehirlenmesi; kirlenmiş, bozulmuş veya mikroorganizmalarla kontamine olmuş gıdaların tüketilmesi sonucu gelişen bir sindirim sistemi rahatsızlığıdır. Salmonella, E. coli, Listeria gibi bakteriler, norovirüs ve rotavirüs gibi virüsler ile parazitler en yaygın nedenler arasındadır. Bu etkenler mide ve bağırsak sistemine zarar vererek enfeksiyon oluşturmaktadır. Yeterince pişmemiş et, tavuk ve deniz ürünleri, bozulmuş süt ürünleri, kirli su ile yıkanmış sebze ve meyveler, çiğ yumurta ve açıkta bekletilen gıdalar zehirlenmeye zemin hazırlayan başlıca faktörlerdir. Ayrıca kişisel hijyen eksikliği ve kötü hazırlama koşulları da riski artırmaktadır.</p>

<h3><img alt="Gıda Zehirlenmesi" class="detail-photo img-fluid" height="342" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2025/11/gida-zehirlenmesi.jpg" width="820" /><br />
<strong>EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER VE ORTAYA ÇIKMA SÜRESİ</strong></h3>

<p>Zehirlenme belirtileri, alınan mikrobik yüke ve kişinin bağışıklık durumuna göre değişiklik göstermektedir. Semptomlar genellikle 6 ila 72 saat içinde ortaya çıkmaktadır. En yaygın şikayetler arasında mide bulantısı, kusma, sulu veya mukuslu ishal, karın ağrısı ve kramplar yer almaktadır. Bunlara ek olarak baş dönmesi, halsizlik, ateş, baş ağrısı, iştah kaybı ve aşırı sıvı kaybına bağlı ağız kuruluğu görülebilmektedir. Şiddetli vakalarda kanlı dışkı ve bilinç bulanıklığı gibi ciddi durumlar gelişebilmektedir. Belirtilerin başlangıç süresi, zehirlenmeye neden olan etkene göre 1 saat ile 72 saat arasında değişebilmektedir.</p>

<h3><strong>TEŞHİS YÖNTEMLERİ VE OLASI SAĞLIK SORUNLARI</strong></h3>

<p>Tanı süreci genellikle hastanın şikayetleri ve tıbbi öyküsünün değerlendirilmesiyle başlamaktadır. Son 72 saat içinde tüketilen yiyecekler sorgulanmakta ve fiziksel muayenede vital bulgular incelenmektedir. Kesin tanı için dışkı örneği, kan tahlilleri veya dışkı kültürü gibi laboratuvar tetkiklerine başvurulabilmektedir. Tedavi edilmediğinde veya şiddetli seyrettiğinde dehidrasyon (sıvı kaybı), böbrek fonksiyonlarında bozulma, elektrolit dengesizlikleri ve bağırsak hasarı gibi komplikasyonlar gelişebilmektedir.</p>

<h3><strong>KORUNMA YOLLARI VE EVDE UYGULANABİLECEK YÖNTEMLER</strong></h3>

<p>Gıda zehirlenmesini önlemenin temel yolu hijyen kurallarına ve doğru pişirme yöntemlerine uymaktır. Yiyeceklerin uygun sıcaklıkta pişirilmesi, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tüketilmemesi, sebze ve meyvelerin bol su ile yıkanması ve çiğ-pişmiş gıdaların ayrı yüzeylerde hazırlanması önerilmektedir. Hafif vakalarda iyileşme sürecini desteklemek için bol su ve sıvı tüketimi, yoğurt, kefir, haşlanmış patates, pirinç, muz ve tost ekmeği gibi sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Zencefil çayı mide bulantısını hafifletmekte, istirahat ise vücudun toparlanmasına yardımcı olmaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>TIBBİ TEDAVİ SÜRECİ VE İYİLEŞME BEKLENTİSİ</strong></h3>

<p>Tedavi yaklaşımı semptomların şiddetine göre belirlenmektedir. Temel amaç sıvı ve mineral kaybını dengelemektir. Hafif durumlarda oral sıvı alımı yeterli olurken, ciddi vakalarda damar yoluyla sıvı takviyesi yapılmaktadır. Bakteriyel enfeksiyon varlığında antibiyotik tedavisi uygulanabilmektedir. Çoğu vaka 1 ila 3 gün içinde iyileşme göstermektedir. Ancak 3 günü aşan ishal, yüksek ateş veya kanlı dışkı durumlarında mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerekmektedir. Tam iyileşme sonrasında sindirim sisteminin hassasiyeti nedeniyle bir süre hafif beslenme düzenine devam edilmesi önerilmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞEGÜL YAŞAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/gida-zehirlenmesi-nedir-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2025/11/gida-2.jpg" type="image/jpeg" length="16757"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Para yaşı nedir? Hemen para yaşınızı öğrenin!]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/para-yasi-nedir-hemen-para-yasinizi-ogrenin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/para-yasi-nedir-hemen-para-yasinizi-ogrenin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Para kararları mantık, duygular ve alışkanlıklarla şekillenmektedir. Sizin finansal olgunluk seviyeniz ve para yaşınız kaç? İşte para yaşı testi ve yatırım detayları haberimizde...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bireylerin doğum yaşı, kemik yaşı ve hafıza yaşı gibi biyolojik ve bilişsel yaşlarının yanı sıra bir de "para yaşı" bulunmaktadır. Nüfus cüzdanında yer alan yaştan bağımsız olarak gelişen para yaşı; finansal kararların sadece mantıkla değil, duygular, alışkanlıklar ve aileden gelen öğretilerle şekillenmesi sonucu oluşmaktadır. Davranış biliminde "finansal olgunluk" olarak tanımlanan bu kavram, kişilerin para ile ilgili kararlarını anlık duygularla mı, planlı bir şekilde mi yoksa güven ihtiyacıyla mı verdiği sorularına yanıt aramaktadır.</p>

<h3><strong>PARA YAŞINI BELİRLEYEN TEMEL ETKENLER VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ</strong></h3>

<p>Her bireyin para yaşını şekillendiren bir geçmişi bulunmaktadır. Aile ortamında para konularının konuşulmadığı bir evde büyüyen bireylerde daha çekingen bir finansal profil gözlemlenirken, gelecek kaygısıyla yetişen bireylerde temkinli ve güven odaklı bir yaklaşım öne çıkmaktadır. Hızlı tüketimin ve sosyalliğin yoğun olduğu ailelerde büyüyenlerde ise harcama konusunda daha hevesli bir yapı görülmektedir. Türkiye özelinde bu tabloyu etkileyen üç ana faktör bulunmaktadır: Enflasyon kaynaklı kaygılar, kredi kartı kullanımının sağladığı kolaylıklar ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES), altın veya gayrimenkul gibi uzun vadeli güvene dayalı yatırım alışkanlıkları. Bu faktörlerin birleşimi, bireylerin para yaşının biyolojik yaşlarından bağımsız olarak 15 veya 50 olmasına neden olabilmektedir.<br />
<strong>FARKLI YAŞ GRUPLARINA GÖRE HARCAMA DAVRANIŞLARI</strong></p>

<p>Finansal davranış modelleri incelendiğinde, duygusal harcama yapan ve stres altındayken alışverişe yönelen kişilerin genellikle "genç" bir para yaşına sahip olduğu belirtilmektedir. Harcamalarını listeleyen, analiz eden ve sepet oluşturan bireyler 30'lu yaşların finansal olgunluğunu yansıtmaktadır. Riskten kaçınan ve garantici davranan profil ise parayla daha olgun bir ilişki kurmaya çalışan 50 yaş grubunu temsil etmektedir. Finansal farkındalığın artması, davranış değişikliklerini beraberinde getirmektedir. Harcama yapmadan önce uygulanacak 10 saniyelik bir bekleme süresi ve kararın hangi yaş profiline ait olduğunun sorgulanması, finansal olgunluğu artıran yöntemler arasında yer almaktadır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>YATIRIM KARARLARI VE VARLIK YÖNETİMİ STRATEJİLERİ</strong></h3>

<p>Vatandaşların varlık yönetimi konusundaki soruları, mevcut ekonomik koşullara göre değerlendirilmektedir. İkinci bir aracın satılarak arsaya dönüştürülmesi senaryosunda; araç sahibi olmanın sağladığı güven duygusu ve ailevi ihtiyaçlar ön planda tutulmaktadır. Eşlerin çalışma hayatına dönmesiyle elde edilecek gelirin doğrudan yatırıma yönlendirilmesi stratejisi öne çıkmaktadır. Öğrenciler ve gençler için ise altın birikimi gibi finansal yatırımların yanı sıra, kişisel gelişime yapılan yatırımın önemi vurgulanmaktadır. 20'li yaşlardaki bireylerin yapay zeka, blokzincir teknolojileri ve yabancı dil öğrenimine ağırlık vermesi, uzun vadede finansal varlıklardan daha değerli bir getiri potansiyeli taşımaktadır. Kredi kartı kullanımı ve harcama kontrolü de bu yaş grubunda kazanılması gereken temel yetkinliklerdendir.</p>

<h3><strong>FİNANSAL OLGUNLUK TESTİ: SENİN PARA YAŞIN KAÇ?</strong></h3>

<p>Kişilerin finansal reflekslerini ölçmek amacıyla hazırlanan dört soruluk test ve sonuçları şu şekildedir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Yeni bir işe girildiğinde kalma süresi: A) Kendini geliştirene kadar, maksimum birkaç yıl. B) Emekli olana kadar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Ele geçen ek gelir ile yapılacak işlem: A) Yatırım sepetine eklemek. B) Güvenli bir yerde tutmak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yeni bir eve çıkma tercihi: A) Kiraya çıkmak. B) Güç yettiğince satın almak.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Emeklilik gelir planı: A) Kendi birikimi (BES, yatırım hesabı, altın, tasarruf). B) Emekli maaşı ve sosyal güvence.</p>
 </li>
</ol>

<h3><strong>TEST SONUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ</strong></h3>

<p>Cevapların çoğunluğu A seçeneği ise: Para yaşı 30'lu yaşlarda seyretmektedir. Bu profil, esnek düşünce yapısına sahip, fırsatları kollayan, dijital araçları kullanan ve kendi geleceğini oluşturma motivasyonu taşıyan bireyleri tanımlamaktadır. Tek bir yere bağlı kalma anlayışı terk edilmiştir.</p>

<p>Cevapların çoğunluğu B seçeneği ise: Para yaşı 50 ve üzerindedir. Güven unsuru en büyük değer olarak görülmektedir. "Ev alma, komşu al" döneminin reflekslerini taşıyan bu grup, emeklilik için garanti gelir arayışındadır. Uzun yıllar aynı işyerinde kalma ve riskten kaçınma eğilimi yüksektir.</p>

<h3><img alt="Kkm Para Faiz" class="detail-photo img-fluid" height="390" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2025/08/kkm-para-faiz.jpg" width="690" /><br />
<strong>HARCAMA KONTROLÜ VE DİJİTAL FİNANS KOÇLUĞU</strong></h3>

<p>Alışveriş bağımlılığı ve harcama kontrolü konusunda zorluk yaşayan bireyler için dijital çözümler sunulmaktadır. "Monay" gibi uygulamalar, kişisel finans koçu işlevi görerek bütçe planlaması ve hedef belirleme konularında destek sağlamaktadır. Kredi kartı kullanımının sınırlandırılması ve harcamaların takip edilmesi, gereksiz giderlerin kesilerek birikime yönlendirilmesine olanak tanımaktadır. Borçların yapılandırılması ve küçük adımlarla finansal güvenin artırılması hedeflenmektedir. 2026 yılına girerken vatandaşların borçsuzluk ve nakit varlık beklentileri üzerine yapılan anketlerde, katılımcıların bir kısmının nakit birikim hedeflediği, bir kısmının ise kredi kartı borcu öngördüğü tespit edilmiştir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>AYŞEGÜL YAŞAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/para-yasi-nedir-hemen-para-yasinizi-ogrenin</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Nov 2025 20:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2025/04/para-10.png" type="image/jpeg" length="65013"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
