<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - cegamedya.com</title>
    <link>https://www.cegamedya.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Amed Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cegamedya.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 00:23:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk tıp fakültesinde 199. dönem mezuniyeti heyecanı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa), 199. dönem mezuniyet töreninde yaklaşık 400 yeni hekimi uğurladı. Törende CEGA Medya ekibinden Dr. Sencer Ayaydın da mezuniyet heyecanı yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk tıp fakültesi olan İstanbul Tıp Fakültesi’nin (Çapa) 199. dönem mezuniyet töreninde yaklaşık 400 genç hekim diplomalarını aldı. İstanbul Kongre Merkezi’ndeki törene 3 bini aşkın aile yakını ve akademisyen katıldı.</p>

<p><img alt="I M G 1631-1" class="detail-photo img-fluid" height="994" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1631-1.jpeg" width="1639" /></p>

<p>Türkiye’nin köklü tıp eğitim kurumlarından ve halk arasında Çapa Tıp Fakültesi olarak bilinen İstanbul Tıp Fakültesi, 199. dönem mezunlarını görkemli bir törenle uğurladı. İstanbul Kongre Merkezi’nde (ICC) düzenlenen mezuniyet töreninde yaklaşık 400 genç doktor diplomalarına kavuşurken, 3 bini aşkın aile yakını da bu gurur gününe ortak oldu.</p>

<p>Mezuniyet töreni, <strong>CEGA Medya </strong>ailesi için de ayrı bir anlam taşıdı. CEGA Medya’ya uzun süredir özveriyle katkı sunan <strong>Dr. Sencer Ayaydın</strong>, tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşadı.</p>

<p><strong>CEGA Medya ailesi olarak, Dr. Sencer Ayaydın’a hekimlik mesleğinde ve yaşamında başarılar, sağlık dolu ve başarılı bir kariyer diliyoruz.</strong></p>

<p><img alt="I M G 3784" class="detail-photo img-fluid" height="2300" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-3784.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>Yoğun katılımlı mezuniyet töreni</strong></h2>

<p>Mezuniyet törenine İstanbul Tabip Odası Başkanı Talat Kırış, İstanbul Tıp Fakültesi’nin aktif ve emekli öğretim üyeleri, fakültenin önceki dönem mezunları ile öğrencilerin aileleri katıldı.</p>

<p>Törende İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Solakoğlu, İngilizce Tıp Programı dönem birincisi Harun Alıcı ve Mezuniyet Komitesi Başkanı Aslı Üçok konuşmalar yaparak İstanbul Tıp Fakültesi’nin köklü geçmişi, hekimlik sorumluluğu ve fakülte aidiyetine vurgu yaptı.</p>

<p>Genç hekimler, meslek yemini olan Hipokrat Andı’nı, fakülteye ve tıbba önemli katkılar sunmuş emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever eşliğinde etti.</p>

<p></p>

<p>[youtube-video]https://youtu.be/QOI-Yae9fRM?si=eo85FhAfedBmzcUv[/youtube-video]</p>

<p><strong>Törene İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Talat Kırış katıldı. Kırış, genç hekimlere şu sözlerle seslendi:</strong></p>

<p><i>Bugün, bugüne kadarki hayatınızın ve bundan sonra yaşayacağınız hayatın en önemli anlarından birindesiniz. Tam 40 yıl önce ben de böyle bir törenle mezun olmuştum, sizler yemin ederken duygusal anlar yaşadım. Emin olun ki tüm meslek hayatım boyunca İstanbul Tıp Fakültesi’nde aldığım eğitim benim yoluma ışık tuttu. Bu fakültede, bu güzide kurumda asistan da oldum, uzman da oldum, doçent, profesör de oldum. Meslek hayatımda Türk Beyin Cerrahisi Derneği Başkanlığı yaptım, Dünya Nöroşirurji Dernekleri Federasyonu Beyin ve Damar Hastalıkları Komitesi Başkanlığı yaptım, bugün İstanbul Tabip Odası Başkanı olarak karşınızdayım; inanın bunların her aşamasında İstanbul Tıp Fakülteli olmak bana ışık oldu, umuyorum sizler için de öyle olacak. </i></p>

<p><i>İstanbul Tıp Fakülteli olmak yalnız hekimlikte, yalnız bilimde iyi olmak, ileriye gitmek demek değildir, bunun yanında hayatın karşısında sağlam bir duruş göstermek de demektir. Ve sizler bugün, burada bu töreni düzenleyerek, bu genç yaşınızda bu duruşu gösterdiniz. Sizleri kutluyorum ve sizlerle gurur duyuyorum, ne zorluklarla bunu yaptığınızın en yakın şahitlerindenim, tekrar tebrik ediyorum.</i></p>

<p><img alt="I M G 1638" class="detail-photo img-fluid" height="1243" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1638.jpeg" width="2360" /></p>

<h2><strong><i>Öğrencilerden eğitim koşullarına eleştiri</i></strong></h2>

<p>Mezuniyet töreninde öğrenciler, tıp eğitimi sürecinde karşılaştıkları bazı sorunlara da dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yaptıkları ortak açıklamada, personel eksikliği nedeniyle birçok zaman hekimlik eğitiminin dışında görevler üstlendiklerini belirten genç doktorlar, son sınıfta kan tüpleri ve patoloji örnekleri taşımak zorunda kaldıklarını, görev tanımlarının belirsizleştiğini ifade etti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca hemşire ve personel eksikliği nedeniyle farklı görevleri yapmak zorunda bırakıldıkları, bunu kabul etmediklerinde ise tutanak tehdidiyle karşılaştıkları belirtildi. Öğrenciler, eğitim sürecinde zaman zaman psikolojik ve sözlü şiddete maruz kaldıklarını, bazı arkadaşlarının ise hastalardan hakaret gördüğünü dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin en köklü tıp fakültelerinden biri olan İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olan 199. dönem hekimleri, törenin ardından diplomalarını alarak meslek hayatlarına ilk adımı attı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Aziz Fidancı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-3785.jpeg" type="image/jpeg" length="49550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları yaşlanmanın sırrını çözüyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, yaşlanmanın yalnızca zamanın etkisi olmadığını, evrimin doğal bir sonucu olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
İnsanlar her zamankinden daha uzun yaşıyor. Ancak yaşam süresinin uzaması, sağlıklı geçirilen yılların da aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bilim insanları, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan hastalıkların nedenini açıklayabilecek önemli bir evrimsel mekanizmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Nature Reviews Genetics Dergisi</strong>nde yayımlanan araştırmaya göre, ''seçilim gölgesi'' adı verilen evrimsel sürecin yaşlılık döneminde görülen birçok sağlık sorununun temel nedenlerinden biri olabileceği açıklandı.</p>

<p><strong>EVRİM GENÇLİĞİ KORUYOR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, doğal seçilimin esas olarak üreme çağındaki bireyleri koruyacak şekilde işlediğini belirtiyor.</p>

<p>İnsanlar çocuk sahibi olduktan sonra ise evrimsel baskının etkisi azalıyor.</p>

<p>Bu nedenle, ileri yaşlarda ortaya çıkan zararlı genetik mutasyonların doğal seçilim tarafından elenmediği kaydedilerek, ''Hatta genç yaşlarda fayda sağlayan bazı genler, ilerleyen yıllarda kanser ve benzeri hastalık riskini artırsa bile varlığını sürdürebiliyor. Bu durumu da 'seçilim gölgesi' olarak tanımlanıyor'' dedi.</p>

<p><strong>BÜYÜK GENETİK VERİLER TEORİYİ DESTEKLEDİ</strong></p>

<p>Araştırmada, yüz binlerce kişinin genetik verileri ve farklı biyolojik çalışmalar incelendi. Elde edilen bulgular, yaş ilerledikçe doğal seçilimin etkisinin zayıfladığını ve yaşa bağlı hastalıklarla ilişkili genlerin bu nedenle korunabildiğini gösterdi.</p>

<p>Kronik iltihaplanma, kök hücrelerin tükenmesi ve hücresel yaşlanma gibi süreçlerde rol oynayan birçok genin farklı canlı türlerinde ortak olduğu da tespit edildi.</p>

<p><strong>DAHA SAĞLIKLI YAŞLANMANIN KAPISI ARALANABİLİR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, uzun ömürlü bazı hayvan türlerinin yaşlanmayı yavaşlatan biyolojik mekanizmalarını da inceleyerek insanların daha sağlıklı yaşlanmasına katkı sağlayabilecek yeni ipuçları elde etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, amaç yalnızca insan ömrünü uzatmak değil, yaşlılıkta görülen hastalıkları azaltarak sağlıklı geçirilen yaşam süresini artırmak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, yaşlanmanın kaçınılmaz bir süreç olduğunu kabul etmekle birlikte, bu süreci yöneten biyolojik mekanizmaların daha iyi anlaşılmasıyla gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/y-a-s-l-i-l-i-k.jpg" type="image/jpeg" length="84815"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin sağlığı için en iyi diyet şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 159 bin kişiyi kapsayan beyin sağlığı ile ilgili araştırmasında şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan geniş kapsamlı bir çalışma, beyin sağlığını korumada en etkili beslenme modelinin DASH diyeti olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>159 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, DASH diyetine sıkı şekilde uyan bireylerin diğer beslenme düzenlerine göre daha düşük bilişsel gerileme riski taşıdığını gösterdi.</p>

<p><strong>DİĞER DİYETLERE GÖRE DAHA GÜÇLÜ KORUMA</strong></p>

<p>Araştırmaya göre, DASH diyetine en bağlı katılımcıların bilişsel gerileme yaşama riski yüzde 41 daha düşük bulundu. Ayrıca bu grubun hafıza ve düşünme testlerinde daha genç beyin performansı gösterdiği belirlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sağlıklı yağlar, sebze, meyve, tam tahıllar ve düşük tuz tüketimine dayanan DASH diyeti; kırmızı et, şeker ve işlenmiş gıdaları sınırlandırmasıyla öne çıkıyor.</p>

<p><strong>AKDENİZ DİYETİNİ GERİDE BIRAKTI</strong></p>

<p>Çalışmada Akdeniz diyeti ve bitki ağırlıklı diğer beslenme modelleri de incelendi. Ancak sonuçlara göre DASH diyeti, beyin sağlığı açısından en güçlü koruyucu etkiyi gösteren model oldu.</p>

<p>Araştırmacılar, kalp sağlığına iyi gelen beslenme düzenlerinin beyin sağlığı üzerinde de benzer olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/ceviz-manset.jpg" type="image/jpeg" length="55746"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[D vitamini ve kalsiyum beklenen korumayı sağlamıyormuş]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/d-vitamini-ve-kalsiyum-beklenen-korumayi-saglamiyormus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/d-vitamini-ve-kalsiyum-beklenen-korumayi-saglamiyormus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanlarınca, 154 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği kapsamlı araştırmada, kalsiyum ve D vitamini takviyelerinin kırık ve düşmeleri önlemede beklenen etkiyi göstermediği ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kemik sağlığını korumak amacıyla milyonlarca kişinin kullandığı kalsiyum ve D vitamini takviyeleriyle ilgili dikkati çeken bir araştırma yayımlandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmada, 69 klinik çalışma analiz edildi, ancak, bu takviyelerin kırık ve düşme riskini anlamlı ölçüde azaltmadığı belirlendi.</p>

<p>Tek başına kullanılan kalsiyumun da D vitamininin de kırıkları önlemede belirgin bir fayda sağlamadığını belirleyen araştırmacılar, her iki takviyenin birlikte kullanımı bazı kırık türlerinde sınırlı bir azalma sağlasa da, bu etkinin günlük yaşamda hissedilecek düzeyde olmadığını vurguladı.</p>

<p>Bilim insanları, kemik sağlığını korumada en etkili yöntemin düzenli fiziksel aktivite olduğunu belirterek, özellikle yürüyüş, kuvvet antrenmanları ve denge egzersizlerinin hem kemik gücünü artırdığı hem de düşme riskini azalttığı ifade etti.</p>

<p>Uzmanlar, osteoporoz veya D vitamini eksikliği gibi özel sağlık sorunları bulunan kişiler için takviyelerin önemini koruduğunu, ancak sağlıklı bireylerde rutin kullanımın beklenen korumayı sağlamayabileceğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/d-vitamini-ve-kalsiyum-beklenen-korumayi-saglamiyormus</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/d-vitamini-manset.jpg" type="image/jpeg" length="29356"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanserin gizli hilesini çözen keşif!]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/kanserin-gizli-hilesini-cozen-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/kanserin-gizli-hilesini-cozen-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden kaçmak için kullandığı en büyük hileyi alt etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Geleneksel tıp dünyasında, kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden gizlenmek için kullandığı ''kamuflaj'' yöntemini çözmekte zorlanan bilim insanları, büyük bir başarıya imza attı.</p>

<p>Kanser hücrelerinin ''katil'' hücrelerden kaçmak için geliştirdiği sinsi hile, onları bir başka bağışıklık hücresine karşı tamamen savunmasız bıraktığını ifade eden araştırmacılar, şunları kaydetti:</p>

<p>''Kanser hücreleri, vücudun birincil yok edici gücü olan CD8+ (Katil) T hücreleri tarafından fark edilmemek için MHC Sınıf I adı verilen kimlik işaretlerini gizler. Bugüne kadar, bu işareti gizleyen kanser hücrelerinin bağışıklık sisteminden tamamen kaçtığı düşünülüyordu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimliğini gizleyen kanser hücrelerinin, o güne kadar sadece ''destek ekibi'' olarak görülen CD4+ (Yardımcı) T hücrelerinin açık hedefi haline geliyor. Yani kanser, bir savunma hattından kaçarken diğerinin kucağına düşüyor.''</p>

<p><strong>Nasıl Yok Ediyorlar?</strong></p>

<p>Araştırma, CD4+ T hücrelerinin bu süreçte ferroptozis (demire bağımlı programlanmış hücre ölümü) yöntemini kullanarak kanserli hücreleri doğrudan imha ettiğini ortaya çıkardı.</p>

<p><strong>İmmünoterapide Yeni Çağ</strong></p>

<p>Michigan Üniversitesi ve Baylor Tıp Fakültesi araştırmacıları tarafından yürütülen bu keşif, sadece kanser tedavilerini değil, organ nakli süreçlerini ve otoimmün hastalıkları (Tip 1 diyabet, çölyak vb.) tedavi etme biçimini de kökten değiştirebileceği bildirildi.</p>

<p><strong>Bu makale Nature Immunology Dergisinde yayımlandı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/kanserin-gizli-hilesini-cozen-kesif</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/kanser-manset.jpg" type="image/jpeg" length="49213"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tıpta 3 boyutlu yazıcı devrimi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/tipta-3-boyutlu-yazici-devrimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/tipta-3-boyutlu-yazici-devrimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, vücutta zamanla salınan akıllı ilaç taşıyıcı parçacıkları büyük ölçekte ve çok düşük maliyetle üretebilen 3 boyutlu yazıcı tabanlı özel bir nozül sistemi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) bilim insanları, biyomedikal dünyasında çığır açacak bir üretim başarısına imza attı.</p>

<p>Geliştirilen yeni yöntemle, normal şartlarda yarı iletken temiz odalarında pahalı ve zahmetli süreçler gerektiren ''üç eksenli elektrosprey yayıcı'' adlı mikroskobik nozül dizileri, artık 3 boyutlu yazıcılar vasıtasıyla yalnızca birkaç saat içinde basılabiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir madeni paradan biraz daha büyük olan bu kompakt cihaz, elektrik gücüyle mikrokanallardan sıvı püskürterek üç katmanlı mikroskobik damlacıklar üretiyor.</p>

<p><strong>AKILLI İLAÇLARDA TAM KONTROL DÖNEMİ</strong></p>

<p>Bu teknoloji sayesinde üretilen üç katmanlı nanopartiküllerin, akıllı ilaç salınımında kritik bir rol üstlendiği belirtilerek, ''Örneğin; üretilen bir ilaç parçacığının dış katmanı midede yavaşça erirken, ikinci katman ilacın tam olarak hedeflenen bağırsak bölgesinde ve doğru zamanda salınmasını sağlıyor'' dedi.</p>

<p>Araştırmacılar, voltaj ve sıvı akış hızını ayarlayarak her bir katmanın kalınlığını milimetrik olarak kontrol etmeyi de başardı.</p>

<p>Virtual and Physical Prototyping dergisinde yayımlanan araştırmanın kıdemli yazarı Luis Fernando Velásquez García, elde edilen kesin başarıyı şu sözlerle vurguladı:</p>

<p>''Böyle bir cihazı geleneksel temiz odalarda üretmemiz imkansızdı; bu başarı tamamen 3 boyutlu baskının bir sonucudur.</p>

<p>Bu cihazların ürettiği parçacıklar, ilaç dağıtımından kendi kendini onaran malzemelere kadar birçok alanda büyük bir etki yaratacak.</p>

<p>Amacımız bu teknolojiyi demokratikleştirerek faydalarının çok daha fazla insana ulaşmasını sağlamak.''</p>

<p>Sistemin, homojen yapısı sayesinde sadece ilaç sektöründe değil, kimyasal algılayıcı biyosensörlerin ve doku yenilenmesine yardımcı olan yapay hücrelerin yüksek verimle üretilmesinde de aktif olarak kullanılacağı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/tipta-3-boyutlu-yazici-devrimi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/ilac-4.jpg" type="image/jpeg" length="74883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pankreas kanserinde imkansız başarıldı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/pankreas-kanserinde-imkansiz-basarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/pankreas-kanserinde-imkansiz-basarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp dünyasında yıllardır ''ilaçla tedavi edilemez'' olarak kabul edilen ve en ölümcül kanser türlerinin başında gelen pankreas kanserine karşı geliştirilen yeni ilaç, ölüm riskini yüzde 60 oranında azaltarak hayatta kalma süresini ikiye katladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Kanser türleri arasında en düşük sağkalım oranına sahip olan ve tümörlerin etrafında oluşturduğu ''fibrotik kale'' nedeniyle kemoterapinin bile çaresiz kaldığı pankreas kanserinde tarihi bir dönüm noktasına ulaşıldı.</p>

<p>Hastalığı tetikleyen temel mekanizmayı hedef almanın imkansız olduğunu düşünen tıp dünyası, Faz 3 klinik çalışmaları tamamlanan yeni bir ilaçla bu tabuyu yıktı.</p>

<p>Geliştirilen hedefe yönelik tedavi, ileri evre pankreas kanseri hastalarında hayatta kalma oranlarını tam iki katına çıkararak tıp tarihinde yeni bir dönem başlattı.</p>

<p><strong>KRAS KİLİDİ İLK KEZ AÇILDI</strong></p>

<p>''Pankreas tümörlerinin yüzde 90'ından fazlası, hücre büyümesini kontrol eden ancak mutasyona uğradığında kanser hücrelerine sonsuz çoğalma emri veren KRAS adlı bir genden kaynaklanıyor'' diyen bilim insanları, moleküler yapısının pürüzsüzlüğü nedeniyle bugüne kadar standart ilaçların bağlanamadığı ve ''ilaçla tedavi edilemez'' olarak etiketlenen bu proteinin, ''Daraxonrasib'' adlı yeni ilaçla tamamen devre dışı bırakıldığını söyledi.</p>

<p>Günde bir kez ağızdan alınan bu akıllı ilacın, hücre içindeki özel molekülleri kullanarak aktif KRAS proteinine kilitlendiği ve kanserli hücrelerin sinyal mekanizmasını kalıcı olarak kapattığı kaydedildi.</p>

<p><strong>ÖLÜM RİSKİ YÜZDE 60 AZALDI</strong></p>

<p>İlacı geliştiren Revolution Medicines şirketi, daha önce tedavi görmüş metastatik pankreas kanseri olan 500 hastayla gerçekleştirilen Faz 3 klinik çalışmasının sonuçlarını resmen ilan etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Standart kemoterapiyle kıyaslandığında elde edilen kesin veriler şu şekilde açıklandı:</p>

<p>''Ölüm Riski: Yeni ilaç, metastatik pankreas kanseri hastalarında ölüm riskini net yüzde 60 oranında azalttı.</p>

<p>Yaşam Süresi: Kemoterapide 6,7 ay olan genel sağkalım süresi, Daraxonrasib ile 13,2 aya çıkarak tam iki katına ulaştı.</p>

<p>Yaşam Kalitesi: Kemoterapiye kıyasla hastaların ağrıları belirgin şekilde azaldı ve ciddi yan etkiler nedeniyle tedaviyi bırakma oranları minimuma indi.</p>

<p>İlacın en sık görülen yan etkisi ise kontrol edilebilir düzeydeki deri döküntüleri ve ağız yaraları oldu.''</p>

<p><strong>FDA ONAYI BEKLENİYOR</strong></p>

<p>Küresel tıp otoriteleri tarafından pankreas kanseri tedavisinde bugüne kadar elde edilmiş en büyük sağkalım avantajı olarak kabul edilen verilerin resmiyet kazanmasının ardından, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve diğer küresel düzenleyici kurumlardan resmi onay alınması için süreç başlatıldı.</p>

<p>Ölümcül hastalıklara sağlanan ''hızlandırılmış öncelikli inceleme hakkı'' sayesinde, Daraxonrasib’in onay sürecinin hızla tamamlanarak birkaç ay içinde tüm dünyadaki kliniklerde hastaların kullanımına sunulmasına kesin gözüyle bakılıyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu başarının önümüzdeki yıllarda kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin önünü tamamen açacağını vurguluyor.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/pankreas-kanserinde-imkansiz-basarildi</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/pankreas-manset-1.jpg" type="image/jpeg" length="64177"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Küresel sağlıkta kanser alarmı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/kuresel-saglikta-kanser-alarmi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/kuresel-saglikta-kanser-alarmi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada hızla artan kanser vakaları karşısında küresel sağlık sistemleri çöküşün eşiğinde bulunuyor. Yeni bir rapora göre, 2050 yılına kadar kanserle mücadelede 100 milyon sağlık çalışanı açığı yaşanacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Saygın tıp dergisi The Lancet Oncology tarafından yayımlanan kapsamlı bir araştırma, küresel sağlık sistemlerinin yakın gelecekte benzeri görülmemiş bir kanser kriziyle karşı karşıya kalacağını ortaya koydu.</p>

<p>Nüfusun artması ve yaşlanması nedeniyle 2050 yılına kadar dünyada yıllık kanser vakasının 35,3 milyona, kansere bağlı ölümler ise 18,5 milyona ulaşacağı belirtilerek, ancak bu devasa artışa karşın, hastaları tedavi edecek yeterli iş gücü bulunmadığı bildirildi.</p>

<p>Modelleme çalışmalarına göre, 2050 yılına kadar ortaya çıkacak 100 milyonluk personel açığının yükünü hemşireler ve tanı uzmanlarının sırtlayacağı kaydedildi.</p>

<p>Küresel ölçekte acilen 65 milyon daha fazla hemşireye ve 16 milyon daha fazla tanı uzmanına (radyolog ve patolog) ihtiyaç duyulduğu belirtildi.</p>

<p>Ayrıca, uzman tıp doktorlarında 10 milyon, ileri düzey klinik uzmanlarda 6 milyon, yardımcı teknik personelde ise 15 milyon kişilik açık yaşanacağı kaydedildi.</p>

<p><strong>COĞRAFİ EŞİTSİZLİK VE ÖLÜM ORANLARI</strong></p>

<p>Kanser teşhisi konulacak her 10 kişiden 7'sinin düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayacağı ifade edilerek, teşhis ve tedavi imkanlarının yetersizliği nedeniyle Afrika'da kanser vakalarının yüzde 60'ından fazlasının teşhis bile edilemediği belirtildi.</p>

<p>Bu durumun, 2050 yılında kanserden hayatta kalma oranını Afrika'da yüzde 34'e, Asya'da yüzde 39'a düşüreceği ve buna karşın, gelişmiş Kuzey Amerika ülkelerinde bu oranın yüzde 60'a ulaşacağı bildirildi.</p>

<p><strong>ÇÖZÜM</strong></p>

<p>Uzmanlar, acilen ülkelere özgü stratejiler geliştirilmesi, yapay zeka ve dijital sağlık uygulamalarına yatırım yapılması çağrısında bulundu.</p>

<p>''Küresel topluluk sağlık iş gücünü doğru stratejilerle artırabilirse, 2030 ile 2050 yılları arasında 170 milyon kanser ölümünün önüne geçilecek'' diyen uzmanlar, ekonomik analizler, bu kriz için atılacak adımların küresel ekonomiye 120 trilyon dolar tutarında bir fayda sağlayacağını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, ''sorunun çözümü için yatırılan her 1 dolara karşılık 4 dolarlık bir getiri sağlayacak'' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/kuresel-saglikta-kanser-alarmi</guid>
      <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/kanserr.jpg" type="image/jpeg" length="52463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Popüler zayıflama iğnesi” Mounjaro”nedir , Etkileri nelerdir]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/populer-zayiflama-ignesi-mounjaronedir-etkileri-nelerdir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/populer-zayiflama-ignesi-mounjaronedir-etkileri-nelerdir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de sık kullanılmaya başlanan zayıflama iğnesi olarak bilinen “ Mounjaro”nun vücutta nasıl zayıflamaya yol açtığını sizler için derledik]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık ve Bilim Dünyasında Yeni Dönem: Mounjaro Nedir? Zayıflamaya Etkileri ve Etki Mekanizması</p>

<p>Son yıllarda obezite ve fazla kilo yönetimi alanında adı sıkça duyulan, tıp dünyasında ezber bozan bir ilaç var: Mounjaro. Etken maddesi tirzepatid olan bu haftalık enjeksiyon, sadece bir diyabet ilacı olmanın çok ötesine geçerek modern dönemin en etkili zayıflama formüllerinden biri haline geldi. Peki, Mounjaro tam olarak kaç kilo verdiriyor, vücutta nasıl bir mekanizmayla çalışıyor ve bu yüksek başarı oranlarının arkasındaki bilimsel gerçekler neler? İşte tüm detaylar...</p>

<p>Mounjaro Nedir ve Nasıl Çalışır? (Etki Mekanizması)</p>

<p>Mounjaro’yu geleneksel zayıflama yöntemlerinden ve en büyük rakibi olan Ozempic (semaglutide) gibi ilaçlardan ayıran en temel özellik "çift etkili" (dual agonist) bir molekül olmasıdır. Tek bir hormona odaklanmak yerine, vücudumuzda sindirim, metabolizma ve tokluk süreçlerini yöneten iki önemli doğal hormonu aynı anda taklit eder:</p>

<p>GLP-1 (Glukagon Benzeri Peptit-1): Beyindeki iştah merkezini uyararak tokluk sinyali gönderir, midenin boşalma hızını yavaşlatır. Bu sayede hem daha az porsiyonla doyarsınız hem de yediğiniz yemek midede daha uzun süre kaldığı için acıkma süreniz ciddi oranda uzar.</p>

<p>GIP (Glikoza Bağımlı İnsülinotropik Polipeptit): Mounjaro’ya asıl gücünü veren bu ikinci hormon, doğrudan yağ dokularındaki reseptörlere etki eder. Vücudun insülin duyarlılığını artırarak glukoz (şeker) metabolizmasını düzenler, yağların depolanmasını zorlaştırırken mevcut yağların enerji olarak yakılmasını (lipoliz) kolaylaştırır.</p>

<p>Mounjaro 2.5 mg Nedir? Tedavinin "Alıştırma" Evresi</p>

<p>Mounjaro tedavisine doğrudan yüksek dozlarla başlanmaz. Vücudun bu çift hormonlu güçlü mekanizmaya uyum sağlayabilmesi için tedavi Mounjaro 2.5 mg ile açılır.</p>

<p>Başlangıç ve Alıştırma Dozu: Haftada bir kez uygulanan 2.5 mg'lık bu doz, klinik olarak bir "tedavi edici (terapötik) doz" değil, "vücudu alıştırma dozu" olarak kabul edilir. İlk 4 hafta boyunca bu doz kullanılır.</p>

<p>Yan Etkileri Azaltma Rolü: 2.5 mg'lık başlangıcın temel amacı, mide bulantısı, kusma veya ishal gibi potansiyel sindirim sistemi yan etkilerini minimumda tutarak vücudun tirzepatid molekülünü tolere etmesini sağlamaktır.</p>

<p>2.5 mg ile Zayıflamak Mümkün mü?: Bu doz metabolizmayı düzenlemeye ve iştahı hafifçe kapatmaya başlasa da, asıl agresif kilo kaybı sonraki aylarda kademeli olarak geçilen 5 mg, 10 mg ve 15 mg'lık dozlarda gerçekleşir. Ancak bazı hassas metabolizmalarda sadece bu başlangıç evresinde bile birkaç kilo verildiği görülmektedir.</p>

<p>Mounjaro Ne Kadar Zayıflatır? (Klinik Araştırma Sonuçları ve Rakamlar)</p>

<p>Mounjaro’nun kilo kaybı üzerindeki etkileri, tıp literatüründe şimdiye kadar bir ilaçla ulaşılan en yüksek başarı oranlarını temsil ediyor. Devasa katılımcı kitleleriyle yapılan SURMOUNT klinik çalışmalarından elde edilen somut veriler, ilacın ne kadar zayıflattığını net bir şekilde ortaya koymaktadır:</p>

<p>1. Ortalama Kilo Kaybı Oranları (Dozlara Göre)</p>

<p>72 hafta (yaklaşık 16.5 ay) süren araştırmalarda, hastaların alıştırma (2.5 mg) evresini tamamlayıp yükseldikleri doz miktarına göre kaybettikleri kilo oranları şu şekildedir:</p>

<p>5 mg (Düşük Tedavi Dozu): Vücut ağırlığının ortalama %15'i oranında kilo kaybı.</p>

<p>10 mg (Orta Tedavi Dozu): Vücut ağırlığının ortalama %19.5'i oranında kilo kaybı.</p>

<p>15 mg (En Yüksek Tedavi Dozu): Vücut ağırlığının ortalama %20.9 ila %22.5'i oranında kilo kaybı.</p>

<p>2. Bu Oranlar Gerçek Hayatta Kaç Kiloya Denk Geliyor?</p>

<p>Klinik çalışmaya başlayan ve ortalama ağırlığı 105 kg olan obezite hastalarında, 15 mg'lık en yüksek doza ulaşan kişilerin ortalama 24 kilo verdiği net bir şekilde ölçülmüştür. Pek çok katılımcıda bu sayı yaşam tarzı değişikliğiyle birlikte 30 kilonun üzerine çıkmıştır.</p>

<p>3. Başarı Frekansı</p>

<p>Araştırmaya yüksek dozla devam eden hastaların;</p>

<p>%91'i vücut ağırlıklarının en az %5'ini,</p>

<p>%83'i vücut ağırlıklarının en az %10'unu,</p>

<p>%57'si ise vücut ağırlıklarının %20 ve fazlasını kaybettirmiştir. Tıp dünyasında bir ilacın kullananların yarısından fazlasına ağırlığının beşte birini verdirmesi, "bariatrik cerrahiye (tüp mide ameliyatı) alternatif tek medikal yöntem" olarak yorumlanmaktadır.</p>

<p>Yan Etkiler ve Güvenlik Uyarıları</p>

<p>Mounjaro bu yüksek başarı oranlarına rağmen tamamen masum bir sihirli değnek değildir. En sık görülen yan etkiler gastrointestinal (sindirim) sistemle ilgilidir ve özellikle 2.5 mg'dan daha yüksek dozlara geçiş dönemlerinde yoğunlaşır:</p>

<p>Şiddetli bulantı, kusma ve ishal/kabızlık döngüleri</p>

<p>Mide yanması, gaz ve hazımsızlık</p>

<h1><strong>**Ozempic**</strong></h1>

<p></p>

<p>, son yıllarda hem diyabet tedavisinde hem de kilo yönetiminde adını sıkça duyduğumuz, enjeksiyon (iğne) formunda bir ilaçtır.<br />
Etken maddesi **semaglutide** olan bu ilaç, aslında tıp dünyasına bir **Tip 2 Diyabet ilacı** olarak girmiştir, ancak iştah üzerindeki güçlü baskılayıcı etkisi nedeniyle tüm dünyada popüler bir zayıflama yöntemi haline gelmiştir.<br />
<br />
 Ozempic Ne İşe Yarar ve Nasıl Çalışır? (Etki Mekanizması)<br />
Ozempic, vücudumuzda doğal olarak üretilen **GLP-1 (Glukagon Benzeri Peptit-1)** adlı hormonu taklit eder. Haftada bir kez deri altına enjekte edilerek kullanılan bu ilacın vücuttaki temel işlevleri şunlardır:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
* **Kan Şekerini Düzenler:** Yemek sonrasında pankreası uyararak insülin salgılanmasını artırır. Aynı zamanda şekeri yükselten glukagon hormonunu baskılar. Bu sayede kan şekerinin dengede kalmasını sağlar.</p>

<p><br />
* **Mide Boşalmasını Yavaşlatır:** Yediğiniz besinlerin mideden bağırsaklara geçiş hızını azaltır. Yemeklerin midede daha uzun süre kalması, kişinin porsiyonlarını küçültmesine rağmen **çok daha uzun süre tok hissetmesini** sağlar.<br />
* **Beyindeki İştah Merkezini Baskılar:** Doğrudan beyindeki açlık merkezine sinyal göndererek iştahı, ani tatlı krizlerini ve sürekli yemek düşünme durumunu (yemek gürültüsünü) ciddi oranda azaltır.</p>

<p><br />
### Ozempic Zayıflatır mı? Ne Kadar Kilo Verdirir?<br />
Evet, Ozempic'in en belirgin yan etkilerinden biri güçlü kilo kaybıdır. Klinik araştırmalarda, Ozempic kullanan kişilerin bir yıl gibi bir sürede **vücut ağırlıklarının ortalama %10 ila %15'ini** kaybettikleri görülmüştür.</p>

<p><br />
&gt; **Önemli Ayrım (Ozempic vs. Wegovy):** Ozempic resmi olarak yalnızca "Tip 2 Diyabet" tedavisi için onaylanmıştır. Ancak aynı etken maddeye (semaglutide) sahip olan ve daha yüksek dozlar içeren **Wegovy** isimli versiyonu, doğrudan "obezite ve kilo yönetimi" ilacı olarak onay almıştır. Hekimler hastanın durumuna göre Ozempic'i de kilo kontrolü için (endikasyon dışı) reçete edebilmektedir.<br />
&gt;<br />
### Mounjaro ile Arasındaki Fark Nedir?<br />
Hazırladığımız Mounjaro haberinden hatırlayacağınız üzere; **Ozempic sadece tek bir hormonu (GLP-1)** taklit ederken, **Mounjaro çift hormon (GLP-1 ve GIP)** mekanizmasıyla çalışır. Bu nedenle Mounjaro'nun kilo verdirme başarısı (%20-22 seviyeleri), Ozempic'e göre klinik olarak biraz daha yüksektir. Ancak Ozempic, bu alanda pazara ilk çıkan ve güvenilirlik geçmişi daha uzun olan öncü ilaçtır.<br />
### Yan Etkileri Nelerdir?</p>

<p><br />
Ozempic de diğer tüm GLP-1 ilaçları gibi sindirim sistemi üzerinde bazı yan etkilere yol açabilir:<br />
* Mide bulantısı, kusma ve mide ağrısı<br />
* Kabızlık veya ishal<br />
* Hızlı kilo kaybına bağlı olarak yüzde çökme (popüler adıyla "Ozempic Face")<br />
* Halsizlik ve baş dönmesi<br />
*Not: Nadir de olsa safra kesesi sorunları ve pankreası etkileyen ciddi komplikasyon riski bulunduğundan, ilaç kesinlikle kulaktan dolma bilgilerle değil, uzman bir endokrinolog kontrolünde ve reçeteli olarak kullanılmalıdır.*<br />
<br />
İştahın aşırı kesilmesine bağlı ilk haftalarda görülen halsizlik</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Sencer A.</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/populer-zayiflama-ignesi-mounjaronedir-etkileri-nelerdir</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/i-m-g-1451.png" type="image/jpeg" length="34228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depresyonda psilosibin devrimi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/depresyonda-psilosibin-devrimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/depresyonda-psilosibin-devrimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, sihirli mantarlarda bulunan psilosibin maddesinin tek bir dozunun, yaygın depresyon semptomlarını günler içinde hafiflettiğini ve etkisinin 3 aydan fazla sürdüğünü kanıtladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
İsveç’teki Karolinska Enstitüsü araştırmacılarının imza attığı ve JAMA Network Open dergisinde yayınlanan yeni bir klinik çalışma, psikedelik ilaçların psikiyatrideki gücünü bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Bugüne kadar hep "tedaviye dirençli" ağır vakalarda test edilen psilosibin maddesi, bu kez daha yaygın ve tekrarlayan depresyon türüne sahip hastalar üzerinde denendi ve ezber bozan sonuçlar verdi.</p>

<p>GÖZLE GÖRÜLÜR DEĞİŞİM</p>

<p>Tekrarlayan depresyon teşhisi konmuş 35 katılımcıyla yapılan klinik testlerde, hastaların bir kısmına tek doz psilosibin, diğer kısmına ise fiziksel yan etkileri taklit eden plasebo (B3 vitamini) verildi.</p>

<p>Her iki gruba da süreç boyunca yoğun psikolojik destek sağlandı.</p>

<p>Sonuçların psilosibinin hızını ve kalıcılığını net şekilde gösterdiğini belirten araştırmacılar, şunları kaydetti:</p>

<p>''Hızlı Etki: Psilosibin alan hastalarda sadece 8 gün içinde ruh halinde çok belirgin bir iyileşme yaşandı.</p>

<p>Yüksek Başarı: 6 haftalık takibin sonunda, psilosibin kullanan hastaların yarısından fazlası tamamen depresyon kriterlerinin dışına çıktı. Plasebo grubunda ise bu düzeyde iyileşme sadece tek bir kişide görüldü.</p>

<p>Aylar Süren Etki: Tek bir dozun sağladığı bu güçlü klinik fayda, hastaların kendi değerlendirmelerine göre 3 aydan fazla kesintisiz devam etti.''</p>

<p>Tedavinin genel olarak iyi tolere edildiğini belirten uzmanlar, çalışmanın en büyük zorluğunun "körleme" aşamasında yaşandığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Psilosibin maddesi çok güçlü bir bilinç değişimi yarattığı için, neredeyse tüm katılımcılar kendilerine hangi ilacın verildiğini doğru tahmin etti.</p>

<p>Araştırmacılar, hastaların bu süreçteki beklenti ve umut duygusunun da iyileşme üzerinde biyolojik etkiler kadar güçlü bir rol oynadığına dikkat çekiyor.</p>

<p>Bu yeni bulguların, psilosibinin sadece diğer tedavilere yanıt vermeyen hastalar için değil, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen yaygın depresyon türleri için de hızlı, etkili ve uzun süreli bir tedavi alternatifi sunduğunu kesin olarak kanıtladığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/depresyonda-psilosibin-devrimi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/d-e-p-r-e-s-y-o-n.jpg" type="image/jpeg" length="15274"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vitiligo hakkında bilinen yanlışlar]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/vitiligo-hakkinda-bilinen-yanlislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/vitiligo-hakkinda-bilinen-yanlislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıbbi olarak tamamen hücresel biyolojiyle açıklanan yaygın bir cilt rahatsızlığı, dünya genelinde milyonlarca insanı sosyal izolasyona ve depresyona sürüklüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Dünya genelinde her 100 kişiden birini etkileyen vitiligo, bulaşıcı bir hastalık veya hijyen eksikliği değil; tamamen bağışıklık sisteminin kendi hücrelerine saldırmasıyla oluşan genetik bir durum olduğu belirtiliyor. Ancak hastaların, ciltlerindeki lekelerden çok toplumun yıkıcı önyargılarıyla mücadele ettiği kaydediliyor.</p>

<p><strong>EN BÜYÜK SORUN PSİKOLOJİK</strong></p>

<p>Vitiligo her yaştan ve etnik kökenden insanı etkilese de, koyu tenli bireylerde görsel olarak daha belirgin olduğunu belirten uzmanlar, ''Ancak hastalığın yarattığı en büyük tahribat fiziksel değil, psikolojiktir'' dedi.</p>

<p>Yapılan çalışmalar; insanların hâlâ vitiligonun bulaşıcı olduğuna, kötü hijyenden kaynaklandığına veya sosyal bir kusur olduğuna inanarak hastaları dışladığını gösteriyor.</p>

<p>Görünüşleri nedeniyle her gün meraklı bakışlara, yersiz sorulara ve ayrımcılığa maruz kalan vitiligo hastaları; anksiyete, depresyon, düşük özgüven ve iş fırsatlarının kaybı gibi ağır sosyal bedeller ödüyor.</p>

<p><strong>Vitiligo Nedir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vitiligo, cilde, saça ve gözlere rengini veren melanin pigmentini üreten özel hücrelerin (melanositler) bağışıklık sistemi tarafından "tehlike" olarak algılanıp yok edilmesiyle ortaya çıkan kronik bir otoimmün rahatsızlıktır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/vitiligo-hakkinda-bilinen-yanlislar</guid>
      <pubDate>Sun, 24 May 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/vitiligo-manset.jpg" type="image/jpeg" length="61597"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnsülin bağımlılığı tarih oluyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/insulin-bagimliligi-tarih-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/insulin-bagimliligi-tarih-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanlarınca yapılan yeni bir çalışmada kök hücre tedavisiyle tip 1 diyabette yeni dönem başlıyor. Çalışma sonuçlarına göre, insülin bağımlılığı tarih oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Carleton Üniversitesi'nden Bailey Laforest ve Doç. Dr. Jennifer Bruin’in aktardığı güncel verilere göre, bilim insanları kök hücre teknolojisiyle Tip 1 diyabet hastalarında yok olan insülin üretici beta hücrelerini laboratuvarda yeniden üretti.</p>

<p>Bu çığır açan gelişme, hastaların ömür boyu süren insülin enjeksiyonu bağımlılığını tamamen bitirme potansiyeli taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>ÇALIŞMALAR KESİN SONUÇLAR VERDİ</strong></p>

<p>Son klinik araştırmalar, laboratuvarda yetiştirilen kök hücrelerin nakledildikten sonra insan vücudunda başarıyla çalıştığını kesin olarak kanıtladı.</p>

<p>Bilim insanları, embriyonik kök hücrelerden elde ettiği beta hücrelerini naklettiği 12 Tip 1 diyabet hastasından 10'u (yüzde 83), altı ay içinde insülin enjeksiyonunu tamamen bıraktı.</p>

<p>Çin'de yürütülen bir çalışmada da, bir hastanın kendi yağ hücreleri uyarılmış pluripotent kök hücreye, ardından beta hücresine dönüştürülerek hastaya nakledildi. Hasta, operasyondan 75 gün sonra insülin bağımlılığından kurtuldu ve bu sağlıklı durumunu en az 12 ay boyunca korudu.</p>

<p><strong>GENETİK DÜZENLEME</strong></p>

<p>Kök hücre tedavilerinin önündeki en büyük engel olan "vücudun yabancı hücreyi reddetmesi" sorunu, genetik mühendislikle çözüldü. 2025 yılında yapılan ve tıp tarihinde dönüm noktası sayılan çalışmada, genetiği değiştirilerek bağışıklık sisteminden saklanması sağlanan hücreler bir hastaya nakledildi.</p>

<p>Hiçbir bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanılmamasına rağmen hastanın vücudu hücreleri reddetmedi. Hücreler 12 hafta boyunca canlı kalarak insülin salgılamaya ve kan şekerini dengelemeye devam etti.</p>

<p><strong>SAĞLIK OTORİTERLERİNDEN UYARI</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu tedaviler tıp dünyasında devrim yaratmış olsa da henüz deneysel aşamada olduğunu belirterek, FDA (Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi) veya Kanada Sağlık Bakanlığı tarafından henüz resmi olarak onaylanmadığını söyledi.</p>

<p>Uzmanlar, hastaların onaylanmamış kök hücre tedavilerine karşı dikkatli olmalarını ve sadece resmi klinik çalışmalara güvenmelerini belirtiyor.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/insulin-bagimliligi-tarih-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 23 May 2026 11:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/insulin-manset.jpg" type="image/jpeg" length="56929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astım ilacında büyük keşif]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/astim-ilacinda-buyuk-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/astim-ilacinda-buyuk-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, yaygın olarak kullanılan bir astım ilacının, bağışıklık sistemini manipüle ederek tedaviye direnen agresif kanser türlerini alt edebileceğini keşfetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nature Cancer dergisinde yayımlanan öncü araştırma, mevcut bir molekülün kanser immünoterapisini yeniden canlandırabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi öncülüğünde yürütülen yeni bir araştırma, kanser tedavisinde ezber bozacak bir keşfe imza attı.</p>

<p>Uzmanlar, normal şartlarda vücudu savunması gereken "nötrofil" adlı bağışıklık hücrelerinin, tümörler tarafından ele geçirilerek kanserin büyümesine yardımcı olacak şekilde programlandığını tespit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırma, astım tedavisinde kullanılan mevcut bir ilacın bu ihaneti engelleyerek kanser hücrelerini yeniden hedef haline getirebildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Laboratuvar ortamında yapılan incelemelerde, tümörlerin hücrelerde bulunan CysLTR1 adlı bir proteini hacklediği ve bağışıklık hücrelerini "karanlık tarafa" çektiği belirlendi.</p>

<p>Bu protein yüzünden tümörün kontrolüne giren nötrofiller, kanseri öldürmek yerine diğer bağışıklık hücrelerinin saldırılarını savuşturmaya başlıyor.</p>

<p>Bu durum, özellikle üçlü negatif meme kanseri gibi agresif türlerin modern immünoterapi tedavilerine direnç göstermesine neden oluyor.</p>

<p><strong>1998'DEN BERİ RAFLARDA</strong></p>

<p>Araştırma ekibi, laboratuvar farelerinde ve insan hücrelerinde bu proteini engellemek için, piyasada 1998 yılından beri astım ve alerji tedavisinde güvenle kullanılan "montelukast" etken maddeli ilacı test etti.</p>

<p>Sonuçlar bilim dünyasında heyecan yarattı:</p>

<p>İlaç sayesinde tümör büyümesi önemli ölçüde yavaşladı.</p>

<p>Farelerin hayatta kalma süreleri uzadı.</p>

<p>Daha önce immünoterapiye yanıt vermeyen dirençli tümörler, tedaviye karşı yeniden hassas hale gelerek küçüldü.</p>

<p><strong>SIRADA KLİNİK DENEMELER VAR</strong></p>

<p>Araştırmanın ortak yazarı Prof. Dr. Bin Zhang, "İmmünoterapiye dirençli hastalar için pek fazla seçenek yoktu ancak bu mevcut ilacı yeniden amaçlandırarak tümörleri tedaviye duyarlı hale getirebiliriz" diyerek umutlu konuştu.</p>

<p>Uzmanlar, söz konusu proteinin hastaların tedaviye nasıl yanıt vereceğini öngören bir "biyobelirteç" olarak kullanılabileceğini belirtiyor.</p>

<p>İlacın kanser hastaları üzerindeki dozaj ve güvenliğini netleştirmek adına yakın zamanda geniş çaplı klinik denemelerin başlatılması planlanıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Live Science</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/astim-ilacinda-buyuk-kesif</guid>
      <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/sitma-manset-1.jpg" type="image/jpeg" length="25136"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömrü en çok uzatan alışkanlık belli oldu]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/omru-en-cok-uzatan-aliskanlik-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/omru-en-cok-uzatan-aliskanlik-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni araştırma, yeterli uykunun yaşam süresi üzerindeki etkisinin beslenme ve egzersizden bile daha güçlü olduğunu ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
ABD’de yapılan kapsamlı bir araştırma, uzun yaşamın sırrına ilişkin dikkat çeken sonuçlar ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmaya göre yeterli uyku, yaşam süresini uzatma konusunda beslenme ve egzersizden daha güçlü bir etkiye sahip. Uzmanlar, her gece düzenli olarak yedi ila dokuz saat uyuyan kişilerin daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdüğünü belirtiyor.</p>

<p>Oregon Sağlık ve Bilim Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen çalışmada, 2019 ile 2025 yılları arasındaki geniş kapsamlı sağlık verileri incelendi.</p>

<p>Araştırmacılar, insanların uyku süreleri ile yaşam beklentileri arasındaki ilişkiyi karşılaştırdı.</p>

<p>Sonuçlar, yetersiz uykunun yaşam süresini ciddi şekilde düşürdüğünü gösterdi.</p>

<p>Araştırmada gecede yedi saatten az uyku ''yetersiz uyku'' olarak değerlendirildi.</p>

<p>Veriler incelendiğinde, düzenli olarak az uyuyan bireylerin yaşam beklentisinin belirgin şekilde düştüğü görüldü.</p>

<p>Bilim insanları fiziksel hareketsizlik, eğitim seviyesi ve çalışma durumu gibi yaşam süresini etkileyen diğer faktörleri de hesaba kattı.</p>

<p>Buna rağmen uyku eksikliği ile düşük yaşam beklentisi arasındaki güçlü bağlantı değişmedi.</p>

<p>Araştırmada yalnızca sigara kullanımının yaşam süresi üzerinde daha güçlü bir olumsuz etkiye sahip olduğu belirtildi.</p>

<p><strong>BESLENME VE EGZERSİZİ GERİDE BIRAKTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonucu ise yeterli uykunun, uzun yaşamla ilişkilendirilen beslenme ve egzersiz alışkanlıklarından daha güçlü bir etki göstermesi oldu.</p>

<p>Uzmanlar, kaliteli uykunun bağışıklık sisteminden beyin sağlığına kadar vücudun tüm işleyişini doğrudan etkilediğini belirtiyor.</p>

<p>Tek bir gecelik uykusuzluğun bile vücutta ciddi değişimlere yol açabildiği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>UYKU EKSİKLİĞİ HASTALIK RİSKİNİ ARTIRIYOR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, yetersiz uykunun obezite ve diyabet gibi ciddi sağlık sorunlarıyla doğrudan bağlantılı olduğuna dikkati çekiyor.</p>

<p>Bu hastalıkların da uzun vadede yaşam süresini kısalttığı vurgulanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, düzenli ve kaliteli uyku, sadece gün içinde enerjik hissetmeyi sağlamıyor, aynı zamanda ölüm riskini de azaltıyor.</p>

<p>Araştırmayı yürüten uzmanlar, insanların uykuya en az beslenme ve egzersiz kadar önem vermesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Özellikle geç saatlere kadar ekran başında kalmanın ve düzensiz uyku alışkanlıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><strong>HER GECE EN AZ 7 SAAT UYKU ÖNERİLİYOR</strong></p>

<p>Uzmanlar yetişkinlerin her gece en az yedi saat uyumasını tavsiye ediyor.</p>

<p>Düzenli uyku alışkanlığının bağışıklık sistemini güçlendirdiği, zihinsel performansı artırdığı ve yaşam süresini uzattığı belirtiliyor.</p>

<p><i><strong>Araştırma, Sleep Advances dergisinde yayınlandı.</strong></i></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/omru-en-cok-uzatan-aliskanlik-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 09 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/uyku-yeni.jpg" type="image/jpeg" length="77089"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genç yaşta başlayan riskler demans tehlikesini artırıyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/genc-yasta-baslayan-riskler-demans-tehlikesini-artiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/genc-yasta-baslayan-riskler-demans-tehlikesini-artiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son araştırmalar, demans riskinin çocukluk ve genç yetişkinlikte şekillenmeye başladığını gösterdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Demans genellikle ileri yaş hastalığı olarak bilinse de, son araştırmalar riskin çok daha erken dönemlerde şekillenmeye başladığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre çocukluk, hatta anne karnı dönemi bile ilerleyen yıllardaki beyin sağlığı üzerinde belirleyici olabiliyor.</p>

<p>İsveç ve Çek Cumhuriyeti’nde yapılan bir araştırma, doğum öncesi ve doğum sırasındaki bazı faktörlerin ilerleyen yaşlarda demans riskini artırabileceğini gösterdi.</p>

<p>Doğumlar arasındaki sürenin kısa olması ve 35 yaş sonrası gebelik gibi unsurlar bu riskler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>YAŞAM TARZI BELİRLEYİCİ OLUYOR</strong></p>

<p>Uzmanlar, demans riskini artıran faktörlerin büyük bölümünün yaşam tarzıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam ve sosyal izolasyonun başlıca riskler arasında yer aldığı kaydedildi.</p>

<p>Hava kirliliği, travmatik beyin yaralanmaları, işitme ve görme kaybı gibi çevresel faktörlerin de riski artırabildiğini ifade eden bilim insanları, obezite, diyabet, yüksek tansiyon ve depresyon gibi sağlık sorunlarının da demansla bağlantılı görüldüğünü söyledi.</p>

<p><strong>ÇOCUKLUK DÖNEMİ ETKİSİ</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bireylerin ileri yaşlardaki bilişsel performanslarının çocukluk dönemindeki zihinsel gelişimleriyle doğrudan ilişkili olduğunu gösterdiğini bildirdi.</p>

<p>Uzun vadeli çalışmalara göre, 70 yaşındaki bilişsel kapasiteyi belirleyen en önemli faktörlerden biri, 11 yaşındaki zihinsel beceriler oluyor.</p>

<p><strong>ERKEN DÖNEM ETKİLERİ KALICI OLABİLİR</strong></p>

<p>Bilim insanları, demansla ilişkili bazı beyin değişikliklerinin yaşlılıkta değil, çok daha erken dönemlerde ortaya çıktığını belirtiyor. Bu durum, hastalığın yalnızca yaşlılıkla ilgili olmadığını, yaşam boyu bir süreç olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Uzmanlara göre demansla mücadele yalnızca ileri yaşlara odaklanmamalı. Çocukluk, gençlik ve yetişkinlik dönemlerini kapsayan bütüncül bir yaklaşım benimsenmeli.</p>

<p><strong>TOPLUMSAL FARKINDALIK ŞART</strong></p>

<p>Bireysel düzeyde sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesinin büyük önem taşıdığını kaydeden araştırmacılar, ''toplumsal farkındalık çalışmaları da kritik rol oynuyor. Eğitim programları ve halk sağlığı kampanyalarıyla beyin sağlığı konusunda bilinç artırılabilir'' dedi.</p>

<p>Uzmanlar ayrıca yerel ve ulusal düzeyde politikaların geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Beyin sağlığını korumaya yönelik stratejilerin erken yaşlardan itibaren uygulanmasının, demans riskini azaltmada etkili olabildiği kaydedildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YENİ RİSKLER ARAŞTIRILIYOR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, henüz kesinleşmemiş ancak potansiyel risk faktörleri arasında yer alan unsurların da incelenmesi gerektiğini belirtiyor.</p>

<p>Aşırı işlenmiş gıdalar, uzun süre ekran kullanımı, stres, madde kullanımı ve mikroplastiklere maruz kalma bu faktörler arasında sayılıyor.</p>

<p>Uzmanlar, demansın önlenmesinde erken farkındalık ve yaşam boyu süren sağlıklı alışkanlıkların belirleyici olduğunu vurguluyor.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/genc-yasta-baslayan-riskler-demans-tehlikesini-artiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 03 May 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/demans.jpg" type="image/jpeg" length="59691"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yapay zekayla pankreas kanserinde erken teşhis]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/yapay-zekayla-pankreas-kanserinde-erken-teshis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/yapay-zekayla-pankreas-kanserinde-erken-teshis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yayımlanan bir araştırma, yapay zekanın pankreas kanserini erken tespit edebildiğini ortaya koydu. Ne kadar önce belirleyebiliyor? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Mayo Clinic ve Teksas Üniversitesi MD Anderson Kanser Merkezi araştırmacıları tarafından geliştirilen REDMOD adlı model, BT taramalarını analiz ederek erken belirtileri tespit ediyor.</p>

<p>Model, doğrudan tümör aramak yerine, doku yapısındaki küçük değişimleri inceleyen radyomik desenleri değerlendiriyor.</p>

<p><strong>ERKEN TESPİT ORANLARI</strong></p>

<p>Araştırmada, daha sonra pankreas kanseri teşhisi konulan 63 kişinin geçmiş BT taramaları incelendi. REDMOD, bu vakaların 46’sını önceden şüpheli olarak işaretledi. Bu sonuç yaklaşık yüzde 73’lük bir tespit oranına karşılık geliyor.</p>

<p>Aynı taramaları inceleyen radyologlar ise erken belirtileri yaklaşık yüzde 38,9 oranında tespit edebildi.</p>

<p><strong>TEŞHİSTEN AYLAR ÖNCE BELİRLEYEBİLİYOR</strong></p>

<p>Modelin, pankreas kanserini ortalama 16 ay önceden tespit edebildiği belirtildi. Bazı vakalarda bu sürenin iki yılı aştığı ifade edilirken, araştırmacılar üç yıla kadar erken tespit ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<p><strong>YANLIŞ POZİTİF SONUÇLAR</strong></p>

<p>Çalışmada yer alan 430 sağlıklı kişiden 81’i model tarafından şüpheli olarak işaretlendi. Bu durum, gerçek kullanımda bazı kişiler için ek test gereksinimi doğurabileceğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GELECEK ÇALIŞMALAR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, modelin daha geniş ve farklı gruplarda test edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca sistemin klinik süreçlere nasıl entegre edileceği üzerine çalışmaların sürdüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Araştırma, Gut dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/yapay-zekayla-pankreas-kanserinde-erken-teshis</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/05/pankreas-manset.jpg" type="image/jpeg" length="34566"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağız gargarası kalbe zarar verir mi ?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/agiz-gargarasi-kalbe-zarar-verir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/agiz-gargarasi-kalbe-zarar-verir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağız gargaralarının kalp sağlığına etkisi sosyal medyada tartışma konusu oldu. Bazı çalışmalar belirli içeriklerin kısa süreli etkiler gösterebildiğini ortaya koyuyor. Ağız gargarası gerçekten kalbe zarar verir mi? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Ağız gargarası kullanımı ile kalp sağlığı arasındaki olası ilişki, özellikle sosyal medyada paylaşılan iddialarla gündeme geldi.</p>

<p>Bilimsel çalışmalar ise bu bağlantının kullanılan ürünün türüne göre değişebileceğini gösteriyor.</p>

<p>Özellikle bazı güçlü antiseptik içeriklerin ağız bakterilerini etkileyerek kısa vadeli değişimlere yol açabildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>ARAŞTIRMALAR NE DİYOR</strong></p>

<p>Yapılan küçük ölçekli araştırmalar, bazı güçlü antiseptik ağız gargaralarının ağızdaki bakteri dengesini değiştirebildiğini ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu değişim, nitratın nitrite dönüşüm sürecini etkileyebiliyor. Nitrit ise vücutta nitrik okside dönüşerek kan basıncının düzenlenmesinde rol oynuyor.</p>

<p>Bazı çalışmalarda klorheksidin içeren ağız gargarası kullanan kişilerde kısa süreli kan basıncı artışı ve nitrit seviyelerinde azalma gözlemlendiği bildirildi.</p>

<p><strong>KLORHEKSİDİN VE GÜÇLÜ ANTİBAKTERİYEL ÜRÜNLER</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmalarda en belirgin etkilerin genellikle klorheksidin içeren ürünlerde görüldüğü kaydedildi.</p>

<p>Bu ürünlerin, diş hekimliğinde kısa süreli kullanım için önerilen güçlü antiseptikler arasında yer aldığı belirtiliyor.</p>

<p>Ağız içindeki bakterileri azaltarak enfeksiyon kontrolüne yardımcı olurken, nitratı nitrite dönüştüren bakterileri de etkileyebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle bazı çalışmalarda kısa süreli kullanımın biyokimyasal değişimlerle ilişkilendirildiği belirtiliyor.</p>

<p><strong>GÜNLÜK AĞIZ GARGARALARI İÇİN BULGULAR</strong></p>

<p>Reçetesiz satılan hafif ağız gargaraları için elde edilen veriler daha sınırlı etki gösteriyor.</p>

<p>Bazı çalışmalarda bu ürünlerin nitrik oksit üretim süreci üzerinde belirgin bir değişiklik oluşturmadığı bildirildi.</p>

<p>Ayrıca uzun vadeli gözlemler, düzenli ağız hijyeni uygulamalarının genel kalp sağlığıyla daha güçlü ilişkili olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>AĞIZ SAĞLIĞI VE KALP SAĞLIĞI İLİŞKİSİ</strong></p>

<p>Genel bulguların, ağız sağlığının korunmasının kardiyovasküler sağlıkla ilişkili olabileceğini gösterdiği vurgulandı.</p>

<p>Diş fırçalama ve diş ipi kullanımı gibi temel ağız hijyeni uygulamalarının uzun vadede kalp-damar hastalıkları risk göstergeleriyle bağlantılı olabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Ancak mevcut veriler, yaygın kullanılan ağız gargaralarının doğrudan kalp hastalığına neden olduğunu göstermiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/agiz-gargarasi-kalbe-zarar-verir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 11:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/04/gargara-manset.jpg" type="image/jpeg" length="93029"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alzheimer yıllar önceden kan testiyle anlaşılır mı?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/alzheimer-yillar-onceden-kan-testiyle-anlasilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/alzheimer-yillar-onceden-kan-testiyle-anlasilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de yapılan araştırmada pTau217 adlı kan biyobelirteci Alzheimer riskini yıllar önceden gösterdi. Kan testi erken teşhiste kullanılabilir mi? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
ABD’de Mass General Brigham araştırmacıları tarafından yapılan çalışma, pTau217 adlı kan biyobelirtecinin Alzheimer hastalığının en erken aşamalarını belirtiler ortaya çıkmadan önce gösterebildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Bulgular, kan testinin gelecekte erken teşhis için kullanılabileceğini gösterdi.</p>

<p><strong>PTAU217 KAN TESTİ NE GÖSTERİYOR?</strong></p>

<p>Araştırmada pTau217 adlı biyobelirtecin, beyinde Alzheimer ile ilişkili amiloid-beta ve tau protein birikimlerini erken dönemde tespit edebildiği belirlendi.</p>

<p>Bu proteinlerin birikiminin uzun süredir Alzheimer hastalığı ile bağlantılı kabul edildiğini ifade eden araştırmacılar, insanları, günümüzde bu değişimlerin çoğunlukla PET beyin taramaları ile tespit edildiğini söyledi.</p>

<p>Araştırmacılar, pTau217 seviyelerinin bazı vakalarda PET taramalarında belirgin değişiklikler görülmeden yıllar önce yükseldiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>317 KİŞİ 8 YIL BOYUNCA TAKİP EDİLDİ</strong></p>

<p>Çalışmaya 50 ile 90 yaş arasında 317 kişi dahil edildi. Katılımcıların tamamı araştırmanın başlangıcında bilişsel olarak sağlıklıydı.</p>

<p>Gönüllüler ortalama sekiz yıl boyunca takip edildi. Bu süreçte amiloid-beta ve tau PET taramaları, bilişsel testler ve kan testlerindeki pTau217 seviyeleri birlikte değerlendirildi.</p>

<p><strong>YÜKSEK PTAU217 ALZHEIMER RİSKİNİ GÖSTERDİ</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre yüksek pTau217 seviyeleri, gelecekte Alzheimer hastalığı ile ilişkili bulundu.</p>

<p>Düşük pTau217 seviyelerine sahip kişilerde ise hastalık gelişme riskinin daha düşük olduğu tespit edildi.</p>

<p>Ayrıca yüksek pTau217 seviyeleri, bilişsel gerileme ihtimalinin artmasıyla da bağlantılı bulundu.</p>

<p><strong>KAN TESTİ HEMEN KULLANIMA GİRECEK Mİ?</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu testin klinik kullanım için henüz hazır olmadığını belirten araştırmacılar, daha doğru tahminler için daha fazla veri toplanması ve daha geniş gönüllü gruplarıyla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Uzmanlar, kandaki protein değişimlerinin her zaman demansa dönüşmeyebileceğini ve Alzheimer teşhisinin halen birden fazla test ile konulduğunu vurguladı.</p>

<p>Araştırma Nature Communications Dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/alzheimer-yillar-onceden-kan-testiyle-anlasilir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 21 Apr 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/04/kan-testi-manset.jpg" type="image/jpeg" length="56159"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eliniz ölümcül hastalığı ortaya çıkarabilir]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/eliniz-olumcul-hastaligi-ortaya-cikarabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/eliniz-olumcul-hastaligi-ortaya-cikarabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Japon bilim insanları, elin arka yüzünün fotoğrafıyla nadir görülen akromegali hastalığını yüksek doğrulukla tespit edebilen yapay zekâ geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Japonya’daki Kobe Üniversitesi’nden araştırmacılar, elin arka yüzünün fotoğrafının nadir ve ölümcül bir hormon hastalığı olan akromegaliyi tespit etmekte kullanılabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Akromegali, vücutta aşırı büyüme hormonu üretimiyle ortaya çıkıyor ve erken teşhis edilmediğinde yaşam süresini ortalama 10 yıl kısaltabiliyor.</p>

<p>Araştırmada, 725 katılımcının 11 binden fazla el fotoğrafı kullanılarak yapay zekâ modeli eğitildi. Sadece elin arka kısmı ve sıkılmış yumruğa odaklanan sistem, hastaları yüzde 88 doğrulukla pozitif, yüzde 93 doğrulukla negatif olarak tespit edebildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kobe Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi Yuka Ohmachi, ''Sadece elin arkasının fotoğraflarını kullanarak bu kadar yüksek doğruluk elde etmek şaşırtıcı. Yüz özelliklerine gerek olmaması, yöntemi daha pratik kılıyor'' dedi.</p>

<p>Çalışma, Klinik Endokrinoloji ve Metabolizma Dergisi’nde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/eliniz-olumcul-hastaligi-ortaya-cikarabilir</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Mar 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/03/el-manset-1.jpg" type="image/jpeg" length="80894"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Siyah susam mucizesi gerçek mi ?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/siyah-susam-mucizesi-gercek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/siyah-susam-mucizesi-gercek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal medyada hızla yayılan ''siyah susam daha sağlıklı'' iddiaları tartışılıyor. Bilimsel çalışmalar, bazı faydalar gösterse de kesin sağlık önerisi için yeterli kanıt bulunmadığını ortaya koyuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Son dönemde sosyal medyada popüler hale gelen siyah susam, sağlık üzerindeki etkileriyle sıkça gündeme geliyor. Kan şekerini düşürdüğü, kalp hastalığı riskini azalttığı ve hatta beyaz saçları eski rengine döndürdüğü yönündeki iddialar dikkat çekiyor. Ancak bilimsel çalışmalar, bu iddiaların tamamının kesin olarak kanıtlanmadığını ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>SİYAH SUSAM NEDEN GÜNDEMDE ?</strong></p>

<p>Susam tohumları beyaz, sarı ve siyah çeşitlerde yetişiyor ve yüzyıllardır özellikle Asya mutfağında kullanılıyor. Günümüzde ise hem tatlı hem de tuzlu yemeklerde yaygın şekilde tercih ediliyor.</p>

<p>Besin değeri açısından susamın, önemli bir protein kaynağı olarak bilindiğini ifade eden araştırmacılar, siyah susamın fenol ve lignan adı verilen antioksidan bileşikler açısından daha zengin olabileceğini ve bu maddelerin vücutta hücrelere zarar verebilen serbest radikallerin etkisini azaltmaya yardımcı olduklarını söyledi.</p>

<p>Araştırmacılar, laboratuvar ve hayvan deneylerinde susamda bulunan 'sesamin' adlı lignanın antioksidan etkisinin yanı sıra kolesterolü düşürme ve kan basıncını azaltma potansiyeli gösterdiği yönündeki bilgilerin araştırmaya muhtaç olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>ARAŞTIRMALAR VE SINIRLI SONUÇLAR</strong></p>

<p>Toplam 465 kişinin katıldığı altı farklı çalışmayı inceleyen bilimsel bir değerlendirmede, susam tüketiminin vücut kitle indeksi, kan basıncı ve kolesterol değerlerinde küçük düşüşler sağlayabileceği görüldü.</p>

<p>Ancak araştırmaların çoğunda plasebo karşılaştırmasının yapılmaması ve bazı katılımcıların ilaç kullanmaya devam etmesi gibi nedenlerle bilim insanları elde edilen kanıtların düşük kalitede olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Bu nedenle kesin sağlık önerileri yapılmasının mümkün olmadığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>GRİ SAÇ İDDİASINA BİLİMSEL KANIT YOK</strong></p>

<p>Siyah susam hakkında en çok konuşulan iddialardan birinin de beyaz saçları eski rengine döndürdüğü yönünde olduğun u kaydeden araştırmacılar, bu iddiayı destekleyen herhangi bir bilimsel çalışma bulunmadığını kaydetti.</p>

<p>Uzmanlara göre, şu anda herhangi bir gıda ya da takviyenin gri saçları geri çevirdiğine dair bilimsel kanıt bulunmuyor.</p>

<p><strong>ALERJİK RİSK</strong></p>

<p>Uzmanlar ayrıca susamın bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yol açabileceğine de dikkati çekiyor.</p>

<p>Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 0,1 ile 0,9’unda susam alerjisi görüldüğü ve bu oranın giderek artış gösterdiği bildirildi.</p>

<p><strong>EN ÖNEMLİ FAKTÖR DENGELİ BESLENME</strong></p>

<p>''Siyah susam besleyici bir gıda olsa da mucizevi bir sağlık ürünü olarak görülmemeli'' diyen araştırmacılar, günlük tüketilen miktarların genellikle az olması nedeniyle siyah veya beyaz susam tercih edilmesinin genel sağlık üzerinde büyük bir fark yaratmasının beklenmediğini belirtti.</p>

<p>Beslenme uzmanları, sağlıklı bir yaşam için en önemli unsurun tek bir ''süper gıda'' değil, çeşitli ve dengeli bir beslenme düzeni olduğunu vurguluyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/siyah-susam-mucizesi-gercek-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/03/susam-1.jpg" type="image/jpeg" length="45613"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
