<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>CEGA Medya - cegamedya.com</title>
    <link>https://www.cegamedya.com</link>
    <description>Diyarbakır Haberleri - Son Dakika Diyarbakır Haberleri - Amedspor Haberleri - Diyarbakır Silahlı Kavga - Amed Haberleri - Diyarbakır Son Dakika- CEGA Medya</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.cegamedya.com/rss/gundem" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>CEGA Medya© 2023.  Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 09 Jul 2026 00:21:33 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/rss/gundem"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Kara deliklerle ilgili yeni araştırma ezber bozdu]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/kara-deliklerle-ilgili-yeni-arastirma-ezber-bozdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/kara-deliklerle-ilgili-yeni-arastirma-ezber-bozdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanlarının kara deliklerle ilgili yaptığı yeni bir çalışma ezberleri bozdu.

.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüssü) öncülüğünde yürütülen ve Physical Review Letters Dergisinde yayımlanan çalışma, kara deliklerin adeta bir ''soyağacına'' sahip olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre, büyük yıldızların yaşamlarını tamamlamasının ardından oluşan kara delikler, zamanla birbirlerine yaklaşarak birleşebiliyor. Bu birleşmeler sonucunda ortaya çıkan daha büyük kara delikler ise milyonlarca yıl sonra yeniden başka kara deliklerle çarpışabiliyor.</p>

<p>Araştırmacılar bu süreci ''hiyerarşik birleşme'' olarak tanımlıyor. Buna göre bazı kara delikler tek bir yıldızın kalıntısı değil, daha önce gerçekleşmiş birden fazla kara delik birleşmesinin ürünü olabilir.</p>

<p><strong>YÜZDE 14'LÜK ORAN DİKKAT ÇEKTİ</strong></p>

<p>Araştırma ekibi, LIGO, Virgo ve KAGRA gözlemevlerinin bugüne kadar kaydettiği 155 kara delik birleşmesini yeniden analiz etti.</p>

<p>Elde edilen bulgular, evrende birleşen kara deliklerin yaklaşık yüzde 14'ünün ikinci nesil kara delikler olabileceğini gösterdi.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, bu kara deliklerin daha önce iki küçük kara deliğin birleşmesiyle oluştuğu değerlendiriliyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bunun kara deliklerin oluşumunda sanılandan çok daha yaygın bir süreç olabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>DÖNÜŞ HIZLARI İPUCU VERDİ</strong></p>

<p>Bilim insanları, ikinci nesil kara deliklerin en önemli özelliğinin çok hızlı dönmeleri olduğunu ifade ediyor. Çünkü iki kara deliğin çarpışması sırasında ortaya çıkan enerji, yeni oluşan kara deliğe yüksek bir dönme hızı kazandırıyor.</p>

<p>Yerçekimi dalgalarını inceleyen ekip, alışılmışın dışında yüksek dönüş hızına sahip kara deliklerin geçmişte en az bir kez daha birleşme yaşamış olabileceğini tespit etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DEV KARA DELİKLERİN GİZEMİ ÇÖZÜLEBİLİR</strong></p>

<p>Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de çok büyük kütleli kara deliklerle ilgili oldu.</p>

<p>Mevcut yıldız evrimi modelleri, yaklaşık 45 Güneş kütlesinin üzerindeki birçok kara deliğin tek bir yıldızın çökmesiyle oluşmasının zor olduğunu öngörüyor. Ancak gözlemlerde bu sınırın üzerinde çok sayıda kara delik tespit ediliyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu dev kara deliklerin daha önce oluşmuş kara deliklerin tekrar tekrar birleşmesiyle meydana gelmiş olabileceğini değerlendiriyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/kara-deliklerle-ilgili-yeni-arastirma-ezber-bozdu</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/kara-delik-3.jpg" type="image/jpeg" length="84326"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dicle Elektrik'ten göçmen kuşlara güvenli yuva projesi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dicle Elektrik, göçmen kuşların elektrik hatlarından zarar görmesini önlemek amacıyla yürüttüğü "Yuva Projesi"ni Şırnak'a da taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dicle Elektrik, göçmen kuşların güvenliğini sağlamak amacıyla yürüttüğü "Yuva Projesi"ni Şırnak'ta da hayata geçirdi. Daha önce Şanlıurfa, Diyarbakır ve Batman'da uygulanan proje kapsamında, göç yolları üzerindeki elektrik direklerine özel yuva platformları monte edildi.</p>

<p>Dicle Elektrik Şırnak İl Müdürü Rıdvan Çatır, çalışmalar sayesinde leyleklerin direklere güvenli şekilde yuva yapabileceğini belirterek, projenin hem yaban hayatının korunmasına hem de enerji arz güvenliğine katkı sağlayacağını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dicle Elektrik'ten göçmen kuşlara güvenli yuva projesi" height="576" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/gocmen-kuslar-artik-daha-guvende-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" />Şirket, projeyi ilk olarak Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde koruma altındaki kelaynak kuşlarının enerji nakil hatlarından etkilenmemesi amacıyla başlattıklarını belirterek, olumlu sonuçların ardından uygulamanın yaygınlaştırıldığını açıkladı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/dicle-elektrikten-gocmen-kuslara-guvenli-yuva-projesi</guid>
      <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/l-e-y-l-e-k-l-e-r.jpg" type="image/jpeg" length="28338"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya'nın sonu için tarih verildi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/dunyanin-sonu-icin-tarih-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/dunyanin-sonu-icin-tarih-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, Dünya'daki bitki yaşamının ne zaman tamamen sona ereceğini hesapladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Bilim insanları, Dünya üzerindeki bitki yaşamının ne kadar daha devam edebileceğine ilişkin dikkati çekici bir araştırmaya imza attı. Yapılan simülasyonlara göre gezegendeki son bitki yaklaşık 1,87 milyar yıl sonra yaşamını yitirecek.</p>

<p>Araştırmada, Güneş'in zamanla daha parlak hale gelmesiyle birlikte Dünya'nın ikliminde yaşanacak değişimler incelendi.</p>

<p>Bilim insanlarına göre, bu süreç sonunda gezegen, bitkilerin yaşayamayacağı kadar sıcak hale gelecek ya da atmosferdeki karbondioksit seviyesi fotosentez için yetersiz kalacak.</p>

<p><strong>GÜNEŞ HER GEÇEN ZAMAN DAHA DA ISINACAK</strong></p>

<p>Araştırmaya göre yaklaşık 1,87 milyar yıl içinde Güneş bugünkünden yaklaşık yüzde 20 daha parlak olacak.</p>

<p>Bu durum Dünya'nın yüzey sıcaklığını önemli ölçüde artıracak ve bitkilerin yaşamını sürdürebileceği doğal koşulları ortadan kaldıracak.</p>

<p>Bilim insanlarının oluşturduğu farklı iklim senaryolarında, bazı modeller bitkilerin karbondioksit yetersizliği nedeniyle, bazıları ise aşırı sıcaklık nedeniyle yok olacağını ortaya koydu. Her iki senaryoda da Dünya'nın bitki örtüsünün ömrünün yaklaşık 1,84 ila 1,87 milyar yıl arasında sona ereceği hesaplandı.</p>

<p><strong>YAŞAM TAMAMEN BİTMEYEBİLİR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, bu hesaplamaların bugünkü bitki türleri ve mevcut biyolojik koşullar esas alınarak yapıldığına dikkati çekti.</p>

<p>Gelecekte canlıların evrim geçirerek değişen iklim koşullarına uyum sağlaması veya gelişmiş teknolojilerin Dünya'nın iklimini kontrol edebilmesi halinde bu sürenin daha da uzayabileceği değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanlarına göre gelecekte bitkilerin daha yüksek rakımlara, atmosferin üst katmanlarına veya hatta Dünya dışındaki yaşam alanlarına uyum sağlaması teorik olarak mümkün olabilir.</p>

<p><strong>DÜNYA UZUN YILLAR DAHA YEŞİL KALABİLİR</strong></p>

<p>Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri ise Dünya'daki yaşamın sanılandan çok daha dayanıklı olabileceği yönündeki değerlendirme oldu. Bilim insanları, bitki yaşamının gezegenin okyanusları varlığını koruduğu sürece devam edebileceğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırma, Dünya'nın geleceğine ilişkin en kapsamlı iklim ve biyosfer simülasyonlarından biri olarak değerlendirilirken, sonuçlar Journal of Geophysical Research: Atmospheres dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/dunyanin-sonu-icin-tarih-verildi</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 12:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/d-u-n-y-a-2.jpg" type="image/jpeg" length="82978"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin ilk tıp fakültesinde 199. dönem mezuniyeti heyecanı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Tıp Fakültesi (Çapa), 199. dönem mezuniyet töreninde yaklaşık 400 yeni hekimi uğurladı. Törende CEGA Medya ekibinden Dr. Sencer Ayaydın da mezuniyet heyecanı yaşadı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin ilk tıp fakültesi olan İstanbul Tıp Fakültesi’nin (Çapa) 199. dönem mezuniyet töreninde yaklaşık 400 genç hekim diplomalarını aldı. İstanbul Kongre Merkezi’ndeki törene 3 bini aşkın aile yakını ve akademisyen katıldı.</p>

<p><img alt="I M G 1631-1" class="detail-photo img-fluid" height="994" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1631-1.jpeg" width="1639" /></p>

<p>Türkiye’nin köklü tıp eğitim kurumlarından ve halk arasında Çapa Tıp Fakültesi olarak bilinen İstanbul Tıp Fakültesi, 199. dönem mezunlarını görkemli bir törenle uğurladı. İstanbul Kongre Merkezi’nde (ICC) düzenlenen mezuniyet töreninde yaklaşık 400 genç doktor diplomalarına kavuşurken, 3 bini aşkın aile yakını da bu gurur gününe ortak oldu.</p>

<p>Mezuniyet töreni, <strong>CEGA Medya </strong>ailesi için de ayrı bir anlam taşıdı. CEGA Medya’ya uzun süredir özveriyle katkı sunan <strong>Dr. Sencer Ayaydın</strong>, tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak mezuniyet sevincini yaşadı.</p>

<p><strong>CEGA Medya ailesi olarak, Dr. Sencer Ayaydın’a hekimlik mesleğinde ve yaşamında başarılar, sağlık dolu ve başarılı bir kariyer diliyoruz.</strong></p>

<p><img alt="I M G 3784" class="detail-photo img-fluid" height="2300" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-3784.jpeg" width="1536" /></p>

<h2><strong>Yoğun katılımlı mezuniyet töreni</strong></h2>

<p>Mezuniyet törenine İstanbul Tabip Odası Başkanı Talat Kırış, İstanbul Tıp Fakültesi’nin aktif ve emekli öğretim üyeleri, fakültenin önceki dönem mezunları ile öğrencilerin aileleri katıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Törende İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zeynep Solakoğlu, İngilizce Tıp Programı dönem birincisi Harun Alıcı ve Mezuniyet Komitesi Başkanı Aslı Üçok konuşmalar yaparak İstanbul Tıp Fakültesi’nin köklü geçmişi, hekimlik sorumluluğu ve fakülte aidiyetine vurgu yaptı.</p>

<p>Genç hekimler, meslek yemini olan Hipokrat Andı’nı, fakülteye ve tıbba önemli katkılar sunmuş emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Şükrü Sever eşliğinde etti.</p>

<p></p>

<p>[youtube-video]https://youtu.be/QOI-Yae9fRM?si=eo85FhAfedBmzcUv[/youtube-video]</p>

<p><strong>Törene İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Talat Kırış katıldı. Kırış, genç hekimlere şu sözlerle seslendi:</strong></p>

<p><i>Bugün, bugüne kadarki hayatınızın ve bundan sonra yaşayacağınız hayatın en önemli anlarından birindesiniz. Tam 40 yıl önce ben de böyle bir törenle mezun olmuştum, sizler yemin ederken duygusal anlar yaşadım. Emin olun ki tüm meslek hayatım boyunca İstanbul Tıp Fakültesi’nde aldığım eğitim benim yoluma ışık tuttu. Bu fakültede, bu güzide kurumda asistan da oldum, uzman da oldum, doçent, profesör de oldum. Meslek hayatımda Türk Beyin Cerrahisi Derneği Başkanlığı yaptım, Dünya Nöroşirurji Dernekleri Federasyonu Beyin ve Damar Hastalıkları Komitesi Başkanlığı yaptım, bugün İstanbul Tabip Odası Başkanı olarak karşınızdayım; inanın bunların her aşamasında İstanbul Tıp Fakülteli olmak bana ışık oldu, umuyorum sizler için de öyle olacak. </i></p>

<p><i>İstanbul Tıp Fakülteli olmak yalnız hekimlikte, yalnız bilimde iyi olmak, ileriye gitmek demek değildir, bunun yanında hayatın karşısında sağlam bir duruş göstermek de demektir. Ve sizler bugün, burada bu töreni düzenleyerek, bu genç yaşınızda bu duruşu gösterdiniz. Sizleri kutluyorum ve sizlerle gurur duyuyorum, ne zorluklarla bunu yaptığınızın en yakın şahitlerindenim, tekrar tebrik ediyorum.</i></p>

<p><img alt="I M G 1638" class="detail-photo img-fluid" height="1243" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1638.jpeg" width="2360" /></p>

<h2><strong><i>Öğrencilerden eğitim koşullarına eleştiri</i></strong></h2>

<p>Mezuniyet töreninde öğrenciler, tıp eğitimi sürecinde karşılaştıkları bazı sorunlara da dikkat çekti.</p>

<p>Yaptıkları ortak açıklamada, personel eksikliği nedeniyle birçok zaman hekimlik eğitiminin dışında görevler üstlendiklerini belirten genç doktorlar, son sınıfta kan tüpleri ve patoloji örnekleri taşımak zorunda kaldıklarını, görev tanımlarının belirsizleştiğini ifade etti.</p>

<p>Açıklamada ayrıca hemşire ve personel eksikliği nedeniyle farklı görevleri yapmak zorunda bırakıldıkları, bunu kabul etmediklerinde ise tutanak tehdidiyle karşılaştıkları belirtildi. Öğrenciler, eğitim sürecinde zaman zaman psikolojik ve sözlü şiddete maruz kaldıklarını, bazı arkadaşlarının ise hastalardan hakaret gördüğünü dile getirdi.</p>

<p>Türkiye’nin en köklü tıp fakültelerinden biri olan İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olan 199. dönem hekimleri, törenin ardından diplomalarını alarak meslek hayatlarına ilk adımı attı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Aziz Fidancı</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/turkiyenin-ilk-tip-fakultesinde-199-donem-mezuniyeti-heyecani</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-3785.jpeg" type="image/jpeg" length="78969"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İnkalardan önceki sır perdesi aralandı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/inkalardan-onceki-sir-perdesi-aralandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/inkalardan-onceki-sir-perdesi-aralandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bolivya'daki Titicaca Gölü'nde yapılan araştırmalar, İnka İmparatorluğu'ndan yüzyıllar önce hüküm süren Tiwanaku uygarlığının gelişmiş dini ritüellerini ve bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Güney Amerika'da İnka İmparatorluğu'ndan yaklaşık 500 yıl önce varlık gösteren gizemli Tiwanaku uygarlığı, yeni arkeolojik keşiflerle yeniden gündeme geldi. Bolivya'daki Titicaca Gölü'nde yürütülen su altı araştırmaları, bu kadim toplumun gelişmiş dini ritüeller uyguladığını ortaya koydu.</p>

<p>Araştırmacılar, gölün dibinde puma biçiminde tütsü kapları, altın süs eşyaları, deniz kabukları ve taş eserlerin yanı sıra ritüel amaçlı kurban edildiği düşünülen genç lama kalıntıları buldu.</p>

<p>Uzmanlara göre bu eserler, Tiwanaku halkının değerli adaklarını teknelerden göle bıraktığını gösteriyor.</p>

<p>Bilim insanları, M.S. 500 ile 1100 yılları arasında etkili olan Tiwanaku uygarlığının yalnızca gelişmiş bir inanç sistemine değil, aynı zamanda güçlü bir siyasi ve ekonomik yapıya da sahip olduğunu belirtiyor.</p>

<p>Araştırma ekibi ayrıca geçen yıl Tiwanaku halkına ait olduğu değerlendirilen devasa bir tapınağın kalıntılarını da ortaya çıkardı.</p>

<p>Bolivya'da bulunan tapınağın, dönemin önemli ticaret yollarının kesişim noktasında yer aldığı ve hem dini hem de ticari açıdan stratejik bir merkez olduğu değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni bulgular, İnka uygarlığından çok önce And Dağları'nda gelişmiş, organize ve güçlü bir medeniyetin varlığına ilişkin önemli ipuçları sunarken, Tiwanaku uygarlığının hâlâ çözülememiş birçok sırrı barındırdığına dikkat çekiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>ScienceAlert / PNAS</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür&amp;Sanat</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/inkalardan-onceki-sir-perdesi-aralandi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-n-k-a-l-a-r.jpg" type="image/jpeg" length="37013"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beynin  dil  sırrı  çözüldü]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/beynin-dil-sirri-cozuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/beynin-dil-sirri-cozuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları beynin dil işleme sürecinin sanılandan çok daha geniş bir alana yayıldığını ortaya koydu. Bulgular, dilin yalnızca klasik beyin merkezlerinde işlenmediğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim insanları, beynin dili nasıl işlediğine ilişkin önemli bir keşfe imza attı.</p>

<p>MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) tarafından yürütülen yeni araştırma, dilin yalnızca yıllardır bilinen Broca ve diğer klasik dil merkezlerinde değil, beynin farklı bölgelerinde de işlendiğini ortaya koydu.</p>

<p>700'den fazla kişinin fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) verilerini inceleyen araştırmacılar, dil işleme sürecinde görev alan 17 yeni beyin bölgesi tespit etti.</p>

<p>Bu bölgelerin beyincik, hipokampus ve serebral korteks gibi farklı alanlara yayıldığı belirlendi.</p>

<p>Araştırmaya göre, yeni keşfedilen bölgeler yetişkin beyninin yaklaşık yüzde 5'lik bölümünü oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, bu bölgelerin dili anlama ve işleme sürecine nasıl katkı sağladığını ortaya çıkarmak için çalışmaların devam ettiğini belirtti.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları, Journal of Neuroscience dergisinde yayımlandı ve beynin dil ağına ilişkin bugüne kadar kabul edilen bilgilerin yeniden değerlendirilmesine kapı araladı.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>MIT News / Journal of Neuroscience</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/beynin-dil-sirri-cozuldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/beyin-8.jpg" type="image/jpeg" length="10272"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DEPSAŞ Enerji'nden müşterilerine dijital altyapı hamlesi]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/depsas-enerjinden-musterilerine-dijital-altyapi-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/depsas-enerjinden-musterilerine-dijital-altyapi-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DEPSAŞ Enerji, müşteri hizmetlerini daha hızlı, güvenli ve verimli hale getirmek amacıyla geliştirdiği yerli ve milli müşteri bilgi sistemini 10 Temmuz'da devreye alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DEPSAŞ Enerji Genel Müdürü Murat Karagüzel, şirketin teknoloji ve dijitalleşme yatırımlarını aralıksız sürdürdüğünü belirterek, yerli ve milli yazılımlarla geliştirilen yeni sistem sayesinde müşteri işlemlerinin daha hızlı, güvenli ve kolay hale geleceğini ifade etti.</p>

<p>Yeni altyapıyla birlikte müşteri verilerinin daha güvenli şekilde yönetilmesi, işlem süreçlerinde standartların yükseltilmesi ve hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca sistemin devreye girmesiyle tesisat numarası yerine hesap numarası kullanılacak. Yeni hesap numaraları müşterilere SMS ile bildirilecek; aynı zamanda faturalar, şirketin internet sitesi ve çağrı merkezi üzerinden de sorgulanabilecek.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/depsas-enerjinden-musterilerine-dijital-altyapi-hamlesi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/depsas-manset.jpg" type="image/jpeg" length="21206"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk akademisyen Lerna Ekmekçioğlu, MIT Tarih Bölümü Başkanı oldu]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/turk-akademisyen-lerna-ekmekcioglu-mit-tarih-bolumu-baskani-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/turk-akademisyen-lerna-ekmekcioglu-mit-tarih-bolumu-baskani-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk akademisyen Prof. Dr. Lerna Ekmekçioğlu, dünyanın en saygın üniversitelerinden MIT'nin Tarih Bölümü Başkanlığına atandı. Ekmekçioğlu görevine 1 Temmuz itibarıyla başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk akademisyen Prof. Dr. Lerna Ekmekçioğlu, dünyanın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nün (MIT) Tarih Bölümü Başkanlığına atandı. 2011 yılından bu yana MIT'de görev yapan Ekmekçioğlu, 1 Temmuz 2026 itibarıyla bölüm başkanlığı görevini üstlendi.</p>

<p>Modern Orta Doğu, Osmanlı İmparatorluğu, Türkiye tarihi, Ermeni tarihi, toplumsal cinsiyet, feminizm ve azınlık politikaları üzerine çalışmalarıyla tanınan Ekmekçioğlu, akademik kariyeri boyunca uluslararası alanda önemli araştırmalara imza attı.</p>

<p><strong>2011'DEN BERİ MIT'DE GÖREV YAPIYOR</strong></p>

<p>MIT öğretim üyesi olarak 2011 yılında göreve başlayan Ekmekçioğlu, 2022-2025 yılları arasında Kadın ve Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Programı'nın direktörlüğünü yürüttü.</p>

<p>Akademik çalışmalarında, siyasi ve toplumsal kriz dönemlerinde toplulukların hayatta kalma, uyum sağlama, hafıza oluşturma ve adalet arayışına odaklanıyor.</p>

<p>Göreve başlamasının ardından açıklamalarda bulunan Ekmekçioğlu, bölümde son yıllarda yakalanan akademik ivmeyi daha da ileri taşımayı hedeflediğini belirtti.</p>

<p><strong>ÖDÜLLÜ AKADEMİK ÇALIŞMALARA İMZA ATTI</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ekmekçioğlu'nun 2016 yılında yayımlanan Ermenistan'ı Yeniden Kazanmak: Soykırım Sonrası Türkiye'de Aidiyetin Sınırları adlı çalışması uluslararası akademik çevrelerde dikkat çekti ve Der Mugrdechian Ermeni Araştırmaları Derneği Üstün Kitap Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<p>Yakında yayımlanacak yeni kitabında ise Ermeni feminist düşüncesi, aktivizmi ve diaspora tarihini ele alıyor.</p>

<p><strong>BAŞARILI AKADEMİK KARİYER</strong></p>

<p>Eğitimini İstanbul Boğaziçi Üniversitesi'nde tamamlayan Ekmekçioğlu, doktora derecesini New York Üniversitesi'nden aldı.</p>

<p>Akademik başarılarının yanı sıra 2016 yılında MIT tarafından verilen James A. ve Ruth Levitan Öğretim Mükemmelliği Ödülü'nün de sahibi olan Ekmekçioğlu, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da kadın, toplumsal cinsiyet, siyaset ve hukuk alanlarında düzenlenen uluslararası konferansların organizasyonunda da aktif rol üstleniyor.</p>

<p>Dünyanın en prestijli üniversitelerinden biri kabul edilen MIT'de Tarih Bölümü Başkanlığı görevine getirilen Prof. Dr. Lerna Ekmekçioğlu'nun ataması, uluslararası akademi çevrelerinde dikkat çeken gelişmeler arasında yer aldı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/turk-akademisyen-lerna-ekmekcioglu-mit-tarih-bolumu-baskani-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/b-a-s-k-a-n.png" type="image/jpeg" length="19070"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyonların beklediği rakam açıklandı! İşte 6 aylık enflasyon]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/milyonlarin-bekledigi-rakam-aciklandi-iste-6-aylik-enflasyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/milyonlarin-bekledigi-rakam-aciklandi-iste-6-aylik-enflasyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), milyonlarca memur, emekli, çalışan ve yatırımcının merakla beklediği Haziran 2026 enflasyon verilerini açıkladı. Böylece yılın ilk altı ayına ilişkin enflasyon rakamları da kesinleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açıklanan verilerle birlikte özellikle SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yansıyacak zam oranı netleşirken, memur ve memur emeklilerinin alacağı maaş artışı da enflasyon farkı ve toplu sözleşme hükümleri doğrultusunda belirlendi.</p>

<p><strong>TÜİK HAZİRAN ENFLASYONUNU AÇIKLADI</strong></p>

<p>TÜİK verilerine göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 0,99 arttı.</p>

<p>Yıllık enflasyon ise yüzde 32,11 olarak gerçekleşti. On iki aylık ortalamalara göre artış oranı ise yüzde 32,03 olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Haziran ayı verisinin açıklanmasıyla birlikte Ocak-Haziran dönemini kapsayan altı aylık enflasyon oranı da yüzde 17,76 olarak kesinleşti.</p>

<p><strong>SSK VE BAĞ-KUR EMEKLİLERİNİN ZAM ORANI BELLİ OLDU</strong></p>

<p>Altı aylık enflasyon oranının netleşmesiyle birlikte SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin maaşlarına yapılacak zam oranı da yüzde 17,76 oldu.</p>

<p>Emekliler, Temmuz ayından itibaren maaşlarını bu artış oranına göre almaya başlayacak. Zamlı maaşların ödeme takvimi ise Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından açıklanacak tarihlere göre uygulanacak.</p>

<p><strong>MEMUR VE MEMUR EMEKLİLERİ İÇİN HESAPLAMA NASIL YAPILIYOR?</strong></p>

<p>Memur ve memur emeklilerinin maaş artışları yalnızca enflasyon oranına göre belirlenmiyor.</p>

<p>Bu kesimin maaşlarına, toplu sözleşme kapsamında belirlenen zam oranına ek olarak oluşan enflasyon farkı da yansıtılıyor. Böylece memur ve memur emeklilerinin Temmuz ayında alacakları zam oranı ilgili hesaplamaların ardından kesinleşiyor.</p>

<p><strong>ENFLASYON VERİLERİ NEDEN ÖNEMLİ?</strong></p>

<p>TÜİK tarafından her ay açıklanan enflasyon verileri yalnızca emekli ve memur maaşlarını değil, ekonominin birçok alanını doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Kira artış hesaplamalarından sosyal yardım ödemelerine, çeşitli kamu alacaklarından bazı ücret ve ödemelere kadar birçok kalem enflasyon verileri doğrultusunda yeniden şekilleniyor.</p>

<p>Ekonomistler de açıklanan rakamları fiyat istikrarı, alım gücü ve piyasalardaki genel görünüm açısından yakından takip ediyor.</p>

<p><strong>MİLYONLARCA KİŞİ GÖZÜNÜ TEMMUZ DÜZENLEMELERİNE ÇEVİRDİ</strong></p>

<p>Haziran enflasyonunun açıklanmasının ardından milyonlarca emekli ve memur gözünü maaş ödeme takvimine ve olası ek düzenlemelere çevirdi.</p>

<p>Özellikle en düşük emekli aylığına yönelik yeni bir yasal düzenleme yapılıp yapılmayacağı da kamuoyunda merak edilen başlıklar arasında yer alıyor.</p>

<p>Önümüzdeki günlerde ilgili kurumların yapacağı açıklamalarla birlikte ödeme tarihleri ve diğer uygulamalara ilişkin ayrıntıların da netleşmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>İLK 6 AYLIK ENFLASYON RAKAMLARI</strong></p>

<p>TÜİK'in açıkladığı verilere göre 2026 yılının ilk yarısındaki tablo şöyle oluştu:</p>

<p><i><strong>Haziran ayı enflasyonu: %0,99<br />
Ocak-Haziran 6 aylık enflasyon: %17,76<br />
Yıllık enflasyon: %32,11<br />
12 aylık ortalamalara göre artış: %32,03</strong></i></p>

<p>Haziran verilerinin açıklanmasıyla birlikte 2026 yılının ikinci yarısında uygulanacak maaş artışlarının önemli bölümü netleşirken, ekonomi yönetiminin atacağı yeni adımlar da önümüzdeki süreçte yakından takip edilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/milyonlarin-bekledigi-rakam-aciklandi-iste-6-aylik-enflasyon</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2024/12/enflasyon-kapak.png" type="image/jpeg" length="56622"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[50.000 TL burs alıp İstanbul Tıp’ta okuyacaklar]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/50000-tl-burs-alip-istanbul-tipta-okuyacaklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/50000-tl-burs-alip-istanbul-tipta-okuyacaklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrenci alımına hazırlanıyor. Fakülteyi ilk 15000 içinden yerleşen öğrenciler ilk 3 yıl Türkiye’nin ilk tıp fakültesinde eğitim görecek]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bitlis Eren Üniversitesi (BEÜ), 2026-2027 akademik yılında tıp fakültesine ilk öğrencilerini kabul etmeye hazırlanıyor.</p>

<p><img alt="I M G 1635" class="detail-photo img-fluid" height="661" src="https://cegamedyacom.teimg.com/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1635.jpeg" width="960" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>BEÜ Rektörü Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, tıp fakültesinin kuruluş süreci, devam eden yatırımlar ve öğrencilere sağlanacak burs imkanlarıyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, tıp fakültesinin kurulmasının ardından morfoloji binasının proje çalışmalarının tamamlandığını belirterek, inşaatın devam ettiğini ve yaklaşık iki yıl içinde tamamlanmasının hedeflendiğini söyledi. Tıp fakültesinin en önemli yatırımlarından birinin de Bitlis Eren Hastanesi olduğunu ifade eden Elmastaş, hastanenin 2027 yılı sonunda hizmete açılmasının planlandığını kaydetti. Hastanenin tamamlanmasıyla birlikte tıp fakültesi öğrencilerinin eğitimlerini Bitlis’te sürdüreceğini belirten Elmastaş, eğitim araştırma hastanesinin üniversitenin sağlık eğitimine önemli katkı sağlayacağını vurguladı.</p>

<p></p>

<p>Bu yıl ilk kez öğrenci alacak olan tıp fakültesinin 30 öğrenciyle eğitime başlayacağını açıklayan Elmastaş, öğrencilerin ilk üç yıllık eğitimlerini İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde alacaklarını söyledi. Morfoloji binası ve eğitim araştırma hastanesinin tamamlanmasının ardından öğrencilerin dördüncü sınıftan itibaren eğitimlerine Bitlis’te devam edeceklerini ifade eden Elmastaş, akademik kadronun da oluşturulmaya başlandığını belirterek, hem fiziki altyapının hem de öğretim üyesi kadrosunun öğrencilerin eğitime başlayacağı döneme kadar hazır hale getirileceğini dile getirdi.</p>

<p></p>

<p>Tıp fakültesini tercih edecek başarılı öğrencilere Türkiye’de örneği az görülen burs imkanları sunacaklarını açıklayan Elmastaş, YKS’de Türkiye genelinde ilk 15 bine girerek Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni tercih eden öğrencilere aylık 50 bin TL, 15 binin üzerindeki başarı sıralamasıyla yerleşen öğrencilere ise aylık 30 bin TL burs verileceğini söyledi.</p>

<p></p>

<p>Burs desteklerinin yalnızca tıp fakültesi ile sınırlı olmadığını ifade eden Elmastaş; sağlık bilimleri, spor bilimleri ve mühendislik fakültelerinde de başarılı öğrencilere Eren Vakfı tarafından çeşitli burs imkanları sağlandığını belirtti.</p>

<p></p>

<p>Göreve geldiği son dört yılda üniversite bünyesinde tıp fakültesinin yanı sıra spor bilimleri fakültesi, sağlık bilimleri fakültesi ile yabancı diller ve turizm fakültesinin kurulduğunu söyleyen Elmastaş, turizm fakültesine de gelecek yıl öğrenci alınmasının planlandığını açıkladı. Bugüne kadar yaklaşık 30 bin mezun verdiklerini belirten Elmastaş, Bitlis Eren Üniversitesi’nin her geçen yıl büyümeye devam ettiğini ifade etti.</p>

<p></p>

<p>YKS tercih dönemine hazırlanan adaylara çağrıda bulunan Prof. Dr. Necmettin Elmastaş, Bitlis’in tarihi, doğal ve kültürel zenginlikleri, güvenli yaşam ortamı ve üniversitenin sunduğu eğitim ile burs imkanları sayesinde önemli bir tercih merkezi olduğunu belirtti. Elmastaş, Türkiye’nin dört bir yanından öğrencilerin eğitim gördüğü Bitlis Eren Üniversitesi’nin sunduğu akademik ve sosyal imkanlarla adaylar için güçlü bir tercih olacağını ifade ederek, gençleri Bitlis’te eğitim almaya davet etti.</p>

<p><br />
 </p>

<p><img alt="Bitlis Eren Üniversitesi Tıp Fakültesi ilk öğrencilerini alıyor
" src="https://cdn.iha.com.tr/Contents/images/2026/07/01/20260701aw737334-4.jpg" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/50000-tl-burs-alip-istanbul-tipta-okuyacaklar</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/i-m-g-1635.jpeg" type="image/jpeg" length="40254"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Meme kanserinde erken teşhisi kolaylaştıracak buluş]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/meme-kanserinde-erken-teshisi-kolaylastiracak-bulus</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/meme-kanserinde-erken-teshisi-kolaylastiracak-bulus" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, meme kanserinin erken teşhisini kolaylaştırabilecek taşınabilir ve 3 boyutlu görüntüleme yapabilen yeni bir ultrason sistemi geliştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü), bilim insanlarının yeni buluşu, yıllık mamografi taramalarının arasında gelişen ve daha agresif seyreden meme kanserlerinin erken fark edilmesini amaçlıyor. Sistem, yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu görüntüler oluşturuyor.</p>

<p>Araştırmacılar, yeni teknoloji sayesinde tümörlerin yanı sıra kistler ve mikrokalsifikasyonların da daha kolay tespit edilebildiğini açıkladı.</p>

<p>Çalışmanın başında yer alan Türk bilim insanı Canan Dağdeviren, geliştirilen kullanıcı arayüzü sayesinde cihazın ultrason konusunda eğitim almayan kişiler tarafından da rahatlıkla kullanılabileceğini belirtti.</p>

<p>Araştırmada, sistemi kullanan gönüllülerin geleneksel ultrason yöntemine göre hedefleri çok daha yüksek doğrulukla tespit ettiği görüldü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, cihazın yalnızca erken teşhis için değil, meme kanseri tedavisi gören hastaların uzun dönem takibinde de kullanılabileceğini ifade etti.</p>

<p>Teknolojinin gelecekte cep telefonu ve tabletlerle uyumlu hale getirilmesi planlanırken, uzmanlar bu sayede özellikle sağlık hizmetlerine erişimin sınırlı olduğu bölgelerde erken teşhis imkanının önemli ölçüde artabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Çalışma, Nature Communications dergisinde yayımlandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/meme-kanserinde-erken-teshisi-kolaylastiracak-bulus</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/t-o-m-o-g-r-a-f-i.jpg" type="image/jpeg" length="83559"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ozon tabakasında incelme bilinenden önce başlamış]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/ozon-tabakasinda-incelme-bilinenden-once-baslamis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/ozon-tabakasinda-incelme-bilinenden-once-baslamis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ozon tabakasına ilişkin yeni bir bilimsel çalışma, incelmenin 1985’te keşfedilen Antarktika ozon deliğinden çok daha önce, 1950’li yıllarda başladığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) öncülüğünde yapılan araştırma, insan kaynaklı kimyasal salımların etkisinin sanılandan onlarca yıl önce hissedildiğini gösterdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanları, modern atmosfer izleme teknolojilerinin geçmişte de var olduğu varsayımıyla bir ''düşünce deneyi'' gerçekleştirdi.</p>

<p>Bu kapsamda atmosferin 20. yüzyıl boyunca nasıl değiştiği yeniden modellendi ve ozon kaybının ilk izlerinin ne zaman tespit edilebileceği incelendi.</p>

<p>Araştırmaya göre, ozon tabakasındaki ilk anlamlı incelme sinyalinin 1957 yılı civarında ortaya çıktığı belirtilerek, bu tarihi, Antarktika üzerindeki ozon deliğinin keşfinden yaklaşık 30 yıl öncesine denk geldiği bildirildi.</p>

<p>Çalışmanın dikkat çekici bulgularından birinin de, ilk ozon kaybının Antarktika’da değil, tropikal üst stratosferde tespit edilmesi oldu.</p>

<p>Bilim insanları, bu bölgede doğal atmosfer dalgalanmalarının daha düşük olması nedeniyle insan kaynaklı değişimlerin daha erken fark edilebildiğini belirtiyor.</p>

<p>Araştırma ayrıca, ilk ozon kaybının temel sorumlusunun yaygın olarak bilinen kloroflorokarbonlar (CFC’ler) değil, daha önce kullanılan karbon tetraklorür adlı endüstriyel kimyasal olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Bu maddenin 1930’lardan itibaren kuru temizleme ve yağ çözücü olarak yaygın şekilde kullanıldığı kaydedildi.</p>

<p>Bilim insanları, karbon tetraklorürün 1940’lardan itibaren atmosferde artış gösterdiğini ve bu artışın ozon tabakasında ölçülebilir bir incelmeye yol açtığını belirledi. CFC’lerin ise bu süreçten çok daha sonra etkili olmaya başladığı ifade edildi.</p>

<p>Bilim insanları, ozon tabakasının sanılandan daha uzun bir süredir baskı altında olduğunu ifade ederek, şöyle dedi:</p>

<p>''Özellikle erken dönem endüstriyel kimyasalların etkisi yeterince dikkate alınmadı.</p>

<p>Sonuç olarak çalışma, ozon tabakasındaki incelmenin başlangıcının sanılandan çok daha erken bir döneme uzandığını ve bu sürecin yalnızca CFC’lerle değil, daha eski endüstriyel kimyasallarla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.''</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/ozon-tabakasinda-incelme-bilinenden-once-baslamis</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/07/ozon.jpg" type="image/jpeg" length="31666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanlarını şaşırtan keşif!]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlarini-sasirtan-kesif</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/bilim-insanlarini-sasirtan-kesif" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Afrika'daki Rising Star Mağarası'nda bulunan Homo naledi kalıntılarında erkeklere ait genetik izlere rastlanmadığı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Güney Afrika'daki Rising Star Mağarası'nda bulunan Homo naledi fosilleriyle ilgili yeni bir araştırma, bugüne kadar keşfedilen kalıntıların tamamının kadın bireylere ait olabileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Bulgular, insan evrimi ve tarih öncesi gömme geleneklerine ilişkin önemli tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, fosilleşmiş diş minesinde korunan antik proteinleri inceleyerek bireylerin biyolojik cinsiyetini belirlemeye çalıştı. İncelenen örneklerin hiçbirinde erkeklerle ilişkili Y kromozomuna özgü amelogenin Y proteini tespit edilemedi.</p>

<p>Yapılan istatistiksel analizlerle, bölgede bulunan bireylerin büyük bölümünün kadın olma ihtimalinin yüksek olduğunu gösterdiği bildirildi.</p>

<p>''Eğer bu mağara gerçekten yalnızca kadınların gömüldüğü bir alan ise, Homo naledi'nin ölülerini cinsiyetlerine göre farklı bölgelere gömmüş olabileceği ihtimali güç kazanıyor'' diyen araştırmacılar bu durumun insanlık tarihindeki en eski gömme ritüellerinden birine işaret edebileceğini söyledi.</p>

<p>Araştırmanın sonuçları, hakemli bilim dergisi Cell'de yayımlandı.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlarini-sasirtan-kesif</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/kafatasi-manset-5.jpg" type="image/jpeg" length="57554"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu yanardağ gökyüzüne altın püskürtüyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/bu-yanardag-gokyuzune-altin-puskurtuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/bu-yanardag-gokyuzune-altin-puskurtuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antarktika'daki Erebus Dağı, her gün atmosfere mikroskobik altın kristalleri püskürtüyor. Bilim insanları, bu sıra dışı olayın sırrını 30 yılı aşkın süredir çözemiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
Dünyanın en soğuk ve en ıssız kıtası Antarktika, bilim insanlarını şaşırtmaya devam ediyor.</p>

<p>Kıtanın Ross Adası'nda bulunan Erebus Dağı, yalnızca aktif bir yanardağ olmasıyla değil, atmosfere mikroskobik altın kristalleri püskürtmesiyle de dikkat çekiyor.</p>

<p>Araştırmalara göre, bu sıra dışı yanardağ, her gün yaklaşık 80 gram altın tozunu kilometrelerce uzağa taşıyor.</p>

<p><strong>DÜNYADA EŞİ BENZERİ YOK</strong></p>

<p>Coğrafi Güney Kutbu'nun yaklaşık 1.350 kilometre kuzeyinde yer alan Erebus Dağı, dünyanın en güneydeki aktif yanardağı olarak biliniyor.</p>

<p>Sürekli kaynayan lav gölüyle dikkat çeken yanardağ, bugüne kadar kristal halde saf altın parçacıkları püskürttüğü tespit edilen tek volkan olma özelliğini taşıyor.</p>

<p>1991 yılında yayımlanan bilimsel araştırmaya göre, Erebus'tan yükselen gazlar her gün yaklaşık 80 gram mikroskobik altın kristalini atmosfere taşıyor.</p>

<p>Bu parçacıkların rüzgarlarla birlikte 1.000 kilometreden daha uzak mesafelere kadar ulaşabildiği düşünülüyor.</p>

<p><strong>ALTIN KRİSTALLERİ NASIL OLUŞUYOR?</strong></p>

<p>Volkanik gazlarda eser miktarda altın bulunması aslında bilim dünyası için yeni bir durum değil. Hawaii'deki Kīlauea, İtalya'daki Etna, Alaska'daki Augustine ve Meksika'daki El Chichón yanardağlarında da altın izlerine rastlandı.</p>

<p>Ancak Erebus'u farklı kılan, altının gaz içinde yalnızca kimyasal izler halinde değil, mikroskobik kristaller şeklinde atmosfere ulaşması.</p>

<p><strong>30 YILDIR ÇÖZÜLEMEYEN GİZEM</strong></p>

<p>Bu dikkat çekici keşfin üzerinden 30 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Erebus Dağı'nın neden diğer volkanlardan farklı davrandığı hâlâ kesin olarak açıklanabilmiş değil.</p>

<p>Bilim insanları, yanardağın kimyasal yapısı, sıcaklığı ve jeolojik özelliklerinin bu sıra dışı olaya neden olabileceğini düşünüyor. Ancak Erebus'un gökyüzüne altın kristalleri savurmasının ardındaki gerçek mekanizma hâlâ doğanın çözülemeyen gizemlerinden biri olarak kabul ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/bu-yanardag-gokyuzune-altin-puskurtuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/a-l-t-i-n-1.jpg" type="image/jpeg" length="98736"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim İnsanları: ''Pembe Gezegen’de Tuzlu Bulut Olabilir'']]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-pembe-gezegende-tuzlu-bulut-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-pembe-gezegende-tuzlu-bulut-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[James Webb Uzay Teleskobu verileri, 60 ışık yılı uzaktaki GJ504b atmosferinde tuzlu bulutlar bulunabileceğine işaret ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilim dünyasında “Pembe Gezegen” olarak bilinen GJ504b, yeni gözlemlerle yeniden tartışma konusu oldu. James Webb Uzay Teleskobu (JWST) verilerini inceleyen araştırmacılar, gezegenin atmosferinde gözlenen ışık spektrumunun alışılmış modellerle tam olarak açıklanamadığını belirledi.</p>

<p>Elde edilen veriler, bu anomaliyi açıklamak için potasyum klorür veya çinko sülfür gibi bileşiklerden oluşabilecek “tuzlu bulutlar” ihtimalini gündeme getiriyor. Ancak araştırmacılar, bunun kesin bir sonuç olmadığını, mevcut verilerin farklı modellerle de açıklanabileceğini vurguluyor.</p>

<p>Çalışmada ayrıca su buharı, metan, amonyak ve hidrojen sülfür gibi bileşiklere dair izler de tespit edildi. Bu durum, GJ504b’nin atmosferinin sanılandan daha karmaşık ve kimyasal açıdan zengin olabileceğini düşündürüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bilim insanlarına göre bu bulgular, yalnızca GJ504b’nin değil, benzer soğuk ve sönük ötegezegenlerin atmosferlerinin anlaşılmasında da yeni tartışmaların önünü açabilir.</p>

<p><br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-pembe-gezegende-tuzlu-bulut-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 29 Jun 2026 11:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/pembe-gezsegen-manset.jpg" type="image/jpeg" length="14987"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilim insanları yaşlanmanın sırrını çözüyor]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, yaşlanmanın yalnızca zamanın etkisi olmadığını, evrimin doğal bir sonucu olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><br />
İnsanlar her zamankinden daha uzun yaşıyor. Ancak yaşam süresinin uzaması, sağlıklı geçirilen yılların da aynı oranda arttığı anlamına gelmiyor.</p>

<p>Bilim insanları, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan hastalıkların nedenini açıklayabilecek önemli bir evrimsel mekanizmayı yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><strong>Nature Reviews Genetics Dergisi</strong>nde yayımlanan araştırmaya göre, ''seçilim gölgesi'' adı verilen evrimsel sürecin yaşlılık döneminde görülen birçok sağlık sorununun temel nedenlerinden biri olabileceği açıklandı.</p>

<p><strong>EVRİM GENÇLİĞİ KORUYOR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, doğal seçilimin esas olarak üreme çağındaki bireyleri koruyacak şekilde işlediğini belirtiyor.</p>

<p>İnsanlar çocuk sahibi olduktan sonra ise evrimsel baskının etkisi azalıyor.</p>

<p>Bu nedenle, ileri yaşlarda ortaya çıkan zararlı genetik mutasyonların doğal seçilim tarafından elenmediği kaydedilerek, ''Hatta genç yaşlarda fayda sağlayan bazı genler, ilerleyen yıllarda kanser ve benzeri hastalık riskini artırsa bile varlığını sürdürebiliyor. Bu durumu da 'seçilim gölgesi' olarak tanımlanıyor'' dedi.</p>

<p><strong>BÜYÜK GENETİK VERİLER TEORİYİ DESTEKLEDİ</strong></p>

<p>Araştırmada, yüz binlerce kişinin genetik verileri ve farklı biyolojik çalışmalar incelendi. Elde edilen bulgular, yaş ilerledikçe doğal seçilimin etkisinin zayıfladığını ve yaşa bağlı hastalıklarla ilişkili genlerin bu nedenle korunabildiğini gösterdi.</p>

<p>Kronik iltihaplanma, kök hücrelerin tükenmesi ve hücresel yaşlanma gibi süreçlerde rol oynayan birçok genin farklı canlı türlerinde ortak olduğu da tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>DAHA SAĞLIKLI YAŞLANMANIN KAPISI ARALANABİLİR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, uzun ömürlü bazı hayvan türlerinin yaşlanmayı yavaşlatan biyolojik mekanizmalarını da inceleyerek insanların daha sağlıklı yaşlanmasına katkı sağlayabilecek yeni ipuçları elde etmeyi hedefliyor.</p>

<p>Uzmanlara göre, amaç yalnızca insan ömrünü uzatmak değil, yaşlılıkta görülen hastalıkları azaltarak sağlıklı geçirilen yaşam süresini artırmak.</p>

<p>Araştırma, yaşlanmanın kaçınılmaz bir süreç olduğunu kabul etmekle birlikte, bu süreci yöneten biyolojik mekanizmaların daha iyi anlaşılmasıyla gelecekte yeni tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceğine işaret ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/bilim-insanlari-yaslanmanin-sirrini-cozuyor</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/y-a-s-l-i-l-i-k.jpg" type="image/jpeg" length="84550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Araştırma ortaya koydu: Evinizin mimarisi siyasi tercihlerinizi etkileyebilir]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, evlerin mimari yapısının insanların oy kullanma alışkanlıkları ve siyasi katılımı üzerinde önemli etkiler oluşturabileceğini ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaşadığınız evin mimari yapısı, siyasi yaşama katılımınızı etkileyebilir mi? Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) araştırmacılarının Gana'da gerçekleştirdiği yeni bir çalışma, bu soruya dikkat çekici bir yanıt veriyor.</p>

<p>Araştırmaya göre, ortak avlu, mutfak ve sosyal alanların paylaşıldığı ''yerleşik evlerde'' yaşayan kişiler; oy kullanma, seçim kampanyalarına katılma, siyasi toplantılara gitme ve siyasetçilerle iletişim kurma konusunda müstakil evlerde yaşayanlara göre daha aktif davranıyor.</p>

<p><strong>MİMARİNİN SOSYAL ETKİSİ SİYASETE YANSIYOR</strong></p>

<p>Araştırmacılar, Gana'nın başkenti Accra'da yüzlerce kişinin yaşadığı yerleşik evleri inceledi.</p>

<p>Sonuçlar, ortak yaşam alanlarının komşular arasındaki iletişimi artırdığını, bunun da siyasi bilgi paylaşımını ve toplumsal etkileşimi güçlendirdiğini ortaya koydu.</p>

<p>Çalışmada, ortak alanlara daha yakın odalarda yaşayan kişilerin daha geniş sosyal çevrelere sahip olduğu ve siyasi gelişmelerden daha fazla haberdar olduğu belirlendi.</p>

<p>Bu durumun, seçimlere katılım oranlarını ve siyasi faaliyetlere ilgiyi artırdığı ifade edildi.</p>

<p><strong>BİNA TASARIMI DAVRANIŞLARI ŞEKİLLENDİRİYOR</strong></p>

<p>Araştırmayı yürüten bilim insanlarına göre, şehirler yalnızca insanların yaşadığı yerler değil, aynı zamanda insanların birbirleriyle nasıl etkileşim kuracağını belirleyen fiziksel yapılar.</p>

<p>Mimari tasarımın insanları daha sık bir araya getirmesinin, fikir alışverişini kolaylaştırdığı ve sosyal etkileşimin de zamanla siyasi katılımın artmasına katkı sağladığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>HER ÜLKEDE AYNI SONUÇ ÇIKMAYABİLİR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmacılar, bu etkinin her ülkede aynı şekilde görülmeyebileceğine de dikkati çekiyor.</p>

<p>Demokratik ülkelerde ortak yaşam alanlarının siyasi katılımı artırırken, baskıcı yönetimlerin bulunduğu ülkelerde insanların sürekli göz önünde olmasının tam tersi bir etki oluşturabildiği ifade ediliyor.</p>

<p>Bu nedenle mimarinin siyaset üzerindeki etkisinin, içinde bulunulan siyasi ve toplumsal ortama göre değişebileceği vurgulanıyor.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam, SİYASET</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/arastirma-ortaya-koydu-evinizin-mimarisi-siyasi-tercihlerinizi-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 12:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/mimari-ve-siyaset-manset.jpg" type="image/jpeg" length="23543"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beyin sağlığı için en iyi diyet şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, 159 bin kişiyi kapsayan beyin sağlığı ile ilgili araştırmasında şaşırtıcı sonuçlar ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Harvard Üniversitesi araştırmacıları tarafından yapılan geniş kapsamlı bir çalışma, beyin sağlığını korumada en etkili beslenme modelinin DASH diyeti olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>159 binden fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırmada, DASH diyetine sıkı şekilde uyan bireylerin diğer beslenme düzenlerine göre daha düşük bilişsel gerileme riski taşıdığını gösterdi.</p>

<p><strong>DİĞER DİYETLERE GÖRE DAHA GÜÇLÜ KORUMA</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya göre, DASH diyetine en bağlı katılımcıların bilişsel gerileme yaşama riski yüzde 41 daha düşük bulundu. Ayrıca bu grubun hafıza ve düşünme testlerinde daha genç beyin performansı gösterdiği belirlendi.</p>

<p>Sağlıklı yağlar, sebze, meyve, tam tahıllar ve düşük tuz tüketimine dayanan DASH diyeti; kırmızı et, şeker ve işlenmiş gıdaları sınırlandırmasıyla öne çıkıyor.</p>

<p><strong>AKDENİZ DİYETİNİ GERİDE BIRAKTI</strong></p>

<p>Çalışmada Akdeniz diyeti ve bitki ağırlıklı diğer beslenme modelleri de incelendi. Ancak sonuçlara göre DASH diyeti, beyin sağlığı açısından en güçlü koruyucu etkiyi gösteren model oldu.</p>

<p>Araştırmacılar, kalp sağlığına iyi gelen beslenme düzenlerinin beyin sağlığı üzerinde de benzer olumlu etkiler yaratabileceğini vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Sience Alert</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/beyin-sagligi-icin-en-iyi-diyet-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/ceviz-manset.jpg" type="image/jpeg" length="89738"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Veri merkezlerinde dengeleri değiştirecek yöntem]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/veri-merkezlerinde-dengeleri-degistirecek-yontem</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/veri-merkezlerinde-dengeleri-degistirecek-yontem" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Veri merkezlerinin enerji tüketimini yoğun olmayan saatlere kaydırmasının elektrik maliyetlerini yüzde 5'e kadar düşürebildiği belirtildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'de yapay zekâ uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin sayısı hızla artarken, bu tesislerin elektrik şebekesi üzerindeki yükü de giderek büyüyor.</p>

<p>Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) tarafından yürütülen yeni bir araştırma ise veri merkezlerinin enerji tüketimini daha verimli yöneterek hem elektrik maliyetlerini azaltabileceğini hem de şebeke üzerindeki baskıyı hafifletebileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Araştırma, veri merkezlerinin enerji tüketiminin belirli bölümünü yoğun saatler yerine talebin düşük olduğu zaman dilimlerine kaydırmasının önemli ekonomik avantaj sağlayabileceğini gösterdi.</p>

<p><strong>MALİYETLER YÜZDE 5'E KADAR AZALABİLİR</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çalışmaya göre enerji tüketiminde esnek planlama uygulanması halinde elektrik maliyetleri Teksas'ta yüzde 5, Orta Atlantik bölgesinde yüzde 4 ve ABD'nin batısında yüzde 2'ye kadar düşebiliyor.</p>

<p>Bu tasarrufun sağlanabilmesi için veri merkezlerinin enerji tüketiminin en az yüzde 20'sini, bazı durumlarda ise yüzde 50'ye kadarını yoğun olmayan saatlere kaydırması gerekiyor.</p>

<p>Araştırmacılar, veri merkezlerinin özellikle yapay zekâ eğitimi gibi zaman açısından daha esnek işlemleri gün ortasında, güneş enerjisi üretiminin yüksek olduğu saatlerde gerçekleştirmesinin hem maliyet hem de şebeke dengesi açısından önemli avantaj sağlayacağını belirtti.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>mit.edu</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim&amp;Teknoloji</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/veri-merkezlerinde-dengeleri-degistirecek-yontem</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Jun 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/veri.jpg" type="image/jpeg" length="92992"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[''Şap Taşı'' nın ne işe yaradığını biliyor musunuz?]]></title>
      <link>https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[''Şap Taşı''nın ne işe yaradığını biliyor musunuz?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şap Taşı, uzun yıllardan beri özellikle berberlik mesleğinde kullanılan doğal bir mineraldir. Tıraş sırasında oluşan küçük kesiklerin kanamasını durdurmasıyla bilinen şap taşı, günümüzde de birçok berber dükkanında yerini koruyor.</p>

<p><strong>Şap Taşı Nedir?</strong></p>

<p>Şap taşı, kimyasal olarak potasyum alüminyum sülfat içeren doğal bir mineraldir.</p>

<p>Halk arasında ''kan taşı'' olarak da bilinir. Su ile temas ettiğinde büzüştürücü bir etki göstererek küçük kesiklerde kanamanın durmasına yardımcı olur.<br />
Uzmanlara göre şap taşı yalnızca berberlikte değil, su arıtma, deri işleme ve bazı kozmetik ürünlerinde de kullanılmaktadır.</p>

<p><strong>Şap taşı nerelerde bulunur?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şap taşı, doğal olarak çeşitli kayaçların içinde bulunur. Tarih boyunca Anadolu'nun farklı bölgelerinde şap yatakları işletiletilerek çıkarılan ham mineral, temizlenip işlendikten sonra kalıp veya taş formuna getirilerek satışa sunulur.</p>

<p>Uzmanlar, şapın geçmişte tekstil boyamacılığında ve deri tabaklamada önemli bir hammadde olduğunu belirtiyor.</p>

<p><strong>Uzmanlar ne diyor?</strong></p>

<p>Kimya uzmanları, şap taşının antiseptik ve büzüştürücü özellikleri sayesinde küçük kesiklerde etkili olduğunu ifade ediyor. Ancak derin yaralanmalarda veya ciddi cilt sorunlarında tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor.</p>

<p>Araştırmacılar ayrıca doğal ürünlere olan ilginin artmasıyla şap taşının yeniden popülerlik kazandığını belirtiyor.</p>

<p><strong>Berberler ne düşünüyor?</strong></p>

<p>Berberler, şap taşının geleneksel tıraş kültürünün ayrılmaz bir parçası olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bir başka berber, "Jiletli tıraş sırasında meydana gelen küçük çizik ve kananamalarda yıllardır şap taşı kullanıyoruz. Hem pratik hem de ekonomik bir ürün," diyerek memnuniyetini dile getirdi.</p>

<p><strong>Vatandaşın görüşü?</strong></p>

<p>Vatandaşların bir kısmı şap taşını nostaljik ve güvenilir bir ürün olarak değerlendiriyor. Özellikle geleneksel berberlere giden müşteriler, tıraş sonrası uygulanan şap taşının ferahlatıcı etkisini sevdiklerini ifade ediyor.</p>

<p>Bazı vatandaşlar ise modern bakım ürünlerini tercih ettiklerini ve şap taşını daha çok geçmişten kalan bir alışkanlık olarak gördüklerini söylüyor.<br />
Yüzyıllardır kullanılan şap taşı, teknolojik gelişmelere rağmen berber tezgahlarının üstünde<br />
yer almaya devam ediyor.</p>

<p>Uzmanlar faydalarına dikkat çekerken, Vatandaşlar ise şap taşını hem kültürel bir miras hem de pratik bir bakım ürünü olarak değerlendiriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>EYÜP KAÇAR</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.cegamedya.com/sap-tasi-nin-ne-ise-yaradigini-biliyor-musunuz</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://cegamedyacom.teimg.com/crop/1280x720/cegamedya-com/uploads/2026/06/sap-tasi-manset.jpg" type="image/jpeg" length="90206"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
