Nevruz ve Newroz ( 12 )

Nevruz geleneğine bağdaştırıcı yaklaşım. Orta kuzey yarım kürede yaşayan halklar zorlama ile Nevruzu sahiplenmek istemektedirler. Bu durum ise bazı tartışmalara yol açmaktadır.

Abone Ol


Oysa birbirlerine geçmişte ve günümüzde komşu olan halkların kültürel etkileşim içinde olmaları tabiidir. Tarihi kaynaklara ve özellikle Şehnamede ele alınan konulara baktığımızda İran halkı ile Türk boyları arasında sıkı ilişkiler vardır. Bu durum Nevruz vb. geleneklerin hangi halka ait olduğu konusunda tartışmaları da yanında getirmektedir.

Nevruz, bir yönü ile ideolojik bir yaklaşımla mitolojilere ve efsanelere dayanan milli bütünleşme aracı olurken, bir yönü ile de tabiatçı bir yaklaşımla kuzey yarım kürede büyük bir coğrafyayı kapsayan, tabiat insan ilişkisini en açık bir biçimde temsil eden daha sonra da insan-insan ilişkisine dönüşen ulusal ve uluslar arası bir etkinlik kaynağı olarak görülmelidir.

Gelenekler, menşei itibarıyla mitolojilere ve efsanelere dayalı olabilirler. Ancak mitolojiler ve efsaneler bir milletin fikir ve düşünce tarihine de ışık tutarlar.

Geleneğin menşei ile ilgili rivayetler muhtelif olabildiği gibi birbiri ile örtüşmeyen rivayetler de olabilir.
Ayrıca sözlü kültürün hakim olduğu toplumlarda rivayetler kuşaktan kuşağa geçerken anlam kaymasına yol açabilecek bazı ekleme, kısaltma ve yakıştırmalara da uğrayabilir.

Bilindiği gibi doğu toplumları daha çok sözlü kültürün hakim olduğu toplumlardır. Nevruz geleneğinin menşei hususuna bir de bu açıdan bakılmasında yarar vardır.

Nevruz kuzey yarım küredeki bazı ülkelerde, bu arada Türkiye’de ve öbür Türk Cumhuriyetlerinde ilkyazın gelişi, Nevruz adı altında çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır.

Türkiye’de 1920’li yıllardan sonra Nevruz kutlamaları uzunca bir fasıla dönemi geçirmiştir. Son 10-15 yıl içinde tekrar bahar bayramı olarak ilan edilmiş ve resmi makamların da katılımı ile yeniden kutlanmağa başlanmıştır.

Nevruzun yalnızca Türklere ait milli bir bayram olduğu görüşü:

Bu yaklaşım, uluslar arası boyutta, bazı ülkelerle ve bazı etnik unsurlarla bir kültürel sürtüşme ve ayrışma sebebi olabilmektedir.

Oysa kuzey yarım kürenin ön Asya orta kuşağında bulunan ve Türklerin çoğunlukta olmadığı bazı Türk olmayan ülkelerde de yine aynı Nevruz adıyla her ne kadar söylenişi farklı olsa bile kutlanmaktadır.

Örneğin İran ve Afganistan gibi iç içe geçmiş olan bölgede Nevruz birleştirici bir unsur olacağı yerde ayrıştırıcı bir unsur olmamalıdır.

Türkler Efsanelerine ve uygulamalara bakarak Nevruz’un bir Türk bayramı olduğunu kabul edebiliriz.

Nevruzu Türk bayramı kabul ederken bir başka ulus da aynı gerekçelerle aynı şeyi iddia edebilir.

Böylece Nevruz bir kültürel sürtüşme noktası haline gelebilir. Oysa Nevruz konusunu, ortak bölgesel bir bahar bayramı, ancak algılama biçimlerimiz, kutlama tarzlarımız farklı olabilir biçiminde ortaya koyarsak, sürtüşme sebebi olmaktan çıkar, bölgesel ve uluslar arası barış unsuru haline gelebilir.

Yarın: Nevruz bir Mecusi geleneğimidir?

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">