Nazmi Kahraman
Diyarbakır'ın Sur ilçesi Urfakapı mevkiindeki bir kaç adı olan ve misk kokan caminin hangisi olduğunu biliyormusunuz.
Etnik, dinî ve mezhebî farklılıklarıyla da dikkati çeken bir şehir olan Diyarbakır Sünniler, Aleviler, Ermeniler, Şemsiler, Süryaniler, Ezidiler'in yaşadığı kadim bir şehir. Ezan ve çan sesinin biribirine karıştığı ve onlarca dine ev sahipliği yapan kadim kent Diyarbakır'da farklı özelliği olan bir cami de yer alıyor.
Urfakapı mevkiinde bulunan ve harcıma konulan koku nedeniyle etrafına misk kokusu yayan cami Evliya Çelebi tarafından İpariye Camii, yani kokulu cami olarak adlandırılıyor.
İnşa tarihi kesin olarak bilinmiyorsa da Şah İsmâil'in dedesi, Şeyh İbrâhim Safî'nin oğlu Cüneyd-i Safevî'nin arzusuyla Uzun Hasan (1454-1478) tarafından yaptırıldığı kabul edilen caminin Akkoyunlu döneminde yapıldığı tahmin ediliyor.
YILLARCA MİNARESİNDEN MİSK KOKUSU YAYILDI

İnsan yaşamında duygusal geçişi sağlayan önemli bir enstrümandır. Olumlu etki bırakan bir koku sayesinde kötü bir ortama dair algıları pozitife çevirmek mümkün.
Müslüman mimarlar, güzel kokulu maddeleri cami inşaatı sırasında minare harcına ilave ederek, güneş ısısıyla koku moleküllerinin aktive olmasından yayılan kokuyu rüzgarın peşine takarak cami etrafında hoş kokulu bir ortam sağlamışlardır.
Diyarbakır'daki Safa, Parlı, İpariye, İpari ve Palo olarak adlandırılan cami de bunlardan biri. 1655 yuılında Diyarbakır'a gelen ve yaklaşık bir yılını burada geçiren Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde Diyarbakır ile ilgili bir çok güzelliği aktarırken,, Safa Camii'ne de yer veriyor.
Evliya Çelebi Safa Camii ile ilgili Amida'da (Diyarbakır) İpariye Camii’nin inşaatında minare harcına ''misk'' tozu eklendiğini ve yağmurlu havalarda duvarlarının misk koktuğunu söyler.
Evliya Çelebi, ''bilhassa sabah gün doğumuyla birlikte sabah ezanına imani bir kokunun eşlik etmesi müminleri mest eder'' diye seyehatnamesine not düşer.
Seyahatnâmesinde minarenin kirecine yetmiş yük Diyarbakır çevresinde yetişen kokulu bitkiler, Misk-i Hoten, katılarak inşaatının yapıldığından söz eden Evliya Çelebi, camiye bu nedenle İparî, ipariye yani Miskli Cami denildiğini de ifade etmektedir.
Bu yüzden o dönem Safa Camii’nin minaresinin kılıf içinde tutulduğu ve sadece cuma günleri bu kılıfın çıkarıldığı anlatılmaktadır. Günümüzde artık minarenin koku özelliği fark edilememektedir.
CAMİNİN ÖZELLİKLERİ
Safa Camii, kokulu anlamına gelen İpariye veya Parlı Camii olarak da bilinir. 15. yüzyıl Akkoyunlu eseridir. Önemini, planından, çinilerden ve zengin taş süslemelerinden alır.
Taş işlemeciliğinin ilginç örneklerinden olan minaresi, kaideden başlamak üzere külahına kadar kufi, nezih yazılar, değişik biçim ve desenlerden taş süslemeleri ile bezelidir.




