Mehter Marşlı provokasyon…

Cumartesi günü Ümraniyespor-Amedspor karşılaşması futbol sahalarında kolay kolay hafızalardan silinmeyecek bir provokasyona sahne oldu. Amedsporlu futbolcular ısınmak için sahaya çıktıklarında Mehter Marşı ile karşılaşmanın şaşkınlığını uzun süre atlatamadılar.

Abone Ol

Futbol bir kültür, bir hoşgörü, bir kaynaşma izlerini barındıran sosyal bir aktivite olduğu gerçeğinden yola çıkıldığında, bu tür ayrıştırıcı, ötekileştirici hareketlerin ırkçılığı körüklediği kaçınılmaz olarak karşımıza çıkmakta gecikmez. Ümranyespor’a bu adımları attıran hangi aklın, hangi siyasi düşüncenin eseri olduğu ileriki günlerde daha bariz bir şekilde ortaya çıkarılması futbol adına zaruridir. Aksi durumda futbol kulüplerinin siyasi bir maske takarak ırkçılığa evrilmeleri kaçınılmaz olacaktır.

Tribünlerin bir kısmına 16 Türk Devletinin bayraklarının asılması ve Mehter Marşı çalınması ile başlayan maça, belli ki bir grubun organizasyonunun eseri olduğu gerçeği var. Lise ve ortaokul öğrencilerinden oluşan bir avuç gencin hazır kıta stada alınması da bu yapılanların sıradan bir gelişme değil, siyasi ve ırkçı bir akımın eseri olduğu gerçeği gözler önüne seriliyor. Az sayıdaki Amed taraftarı bu yapılanlara bir anlam vermek için kendi aralarındaki konuşmalara tanıklık ettiğimde, geçen hafta Diyarbakır’da oynanan Erokspor-Amedspor maçı sonrası konuk takım hocası Osman Özköylü’nün maç sonrası, elini masaya vurarak, ırkçı açıklamaların izlerinin etkisinin burada da tezahür ettiği gözden kaçmıyor.

Bu tür yaklaşımlar sahada top koşturan bazı futbolcular üzerinde olumsuz etkilere yol açtığında, ister istemez, futbola yakışmayan tavırların da sahaya yansıması kaçınılmaz oluyor. Futbol, bu tür siyasi çıkarlara alet edildiğinde hem futbolcular arasında hem de taraftarla arasından hoş olmayan futbol kültürüyle bağdaşmayan gelişmeler, çirkin olaylara zemin hazırlamaktan başka bir şeye hizmet etmeyen gelişmenin ötesine geçmez.

Bu yaklaşımların bir an önce engellenmesi Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) görevi olsa gerek. Kulüplere bir genelgeyle bu tür ırkçı, ayrıştırıcı, ötekileştirici söylem ve davranışlarına son verilmesi istenmelidir. Yanlışı kim ve kimler yaparsa yapsın bedeli olmalıdır. Amedspor düşman bir ülkenin değil bu ülkenin bir takımı. Amedspor çoğunlukla deplasmanlarda bu tür yaklaşımlarla karşılaşmaktan bir türlü kurtulamıyor.

Yukarıda kısaca değindiğim gibi futbol bir kültür, bir hoşgörü, bir kenetlenme ve deşarj olma gibi bir misyon yüklüdür. Elbette ki, taraftar coşacak, alkışlayacak, bağırıp çağıracak ancak, bu tutum ve davranışlar karşı takımın futbolcuları ile taraftarlarına saygıyı elden bırakmayacak şekilde olması gerekir.

Maalesef bazı kulüp yöneticileri ile hocaların yüzlerine taktıkları siyasi maskeler hem taraftar hem de sahada top koşturan futbolcular üzerinde olumsuz etkilere yol açtığı da gözden kaçmıyor. Bu tür adımları kendine hak gören yönetici ve hocaların bence siyasi emellerini başka alanlara aktarmaları yerinde olur. Bu davranışlar stat içinde oluşan bazı taraftar gruplarını ister istemez olaylara yönelmesini beraberinde getirdiği bir gerçeklikle karşı karşıya kalınmaktadır. Hatta öyle anlarda, soyunma odasına yönelme, saha içine girme ve futbolculara saldırmaya kadar varıyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">