Halen Denizli’nin Sarayköy ilçesinde kaymakamlık yapan Pendik’in, “Mülki İdarenin Değişen Rolü: Diyarbakır Örneği” başlıklı doktora tezi, 19 Mayıs Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı tarafından kabul edildi.
DİYARBAKIR’DA 35 KİŞİYLE MÜLAKAT YAPILDI
Prof. Dr. İlhan Aksoy danışmanlığında hazırlanan doktora tezinde Kaymakam Pendik, Diyarbakır’da görev yapmış veya hâlen görev yapan mülki idare amirleri, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri, basın mensupları, güvenlik bürokratları, il ve ilçe müdürleri ile siyasetçilerden oluşan 35 kişiyle derinlemesine mülakatlar gerçekleştirdi.
Araştırmaya göre, Gezi Olayları, 17-25 Aralık süreci ve 15 Temmuz darbe girişimi gibi kritik dönemeçler, mülki idarenin kurumsal yapısında önemli kırılmalara yol açtı. Özellikle 2016 sonrasında çıkarılan OHAL KHK’ları ile Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarına (YİKOB) tüzel kişilik kazandırılması ve kayyım uygulamaları, mülki idarenin yeniden güçlenmesine neden oldu.
“KAYYIM UYGULAMALARI MÜLKİ İDARENİN MEŞRUİYETİNİ ZEDELEDİ”
Saha çalışmasında, özellikle Diyarbakır’daki sivil toplum ve yerel aktörler arasında kayyım uygulamalarının mülki idarenin meşruiyetini zedelediği yönünde eleştiriler öne çıktı. Ancak Pendik’in çalışması, Diyarbakır gibi sosyo-politik açıdan hassas bir şehirde dahi mülki idarenin varlığının gerekliliği konusunda geniş bir fikir birliği bulunduğunu ortaya koydu.
Katılımcılar, mülki idarenin daha şeffaf, katılımcı ve yerel hassasiyetlere duyarlı hale gelmesi gerektiğini vurguladı.
BAŞARILI VALİLER : EFKAN ALA, HÜSEYİN AKSOY
Araştırmaya göre, başarılı mülki idare amirlerinin ortak özellikleri; empatiye, tevazuya, iletişime ve halkla doğrudan temasa dayanan bir yönetim tarzıdır. Başarısız örneklerde ise kibir, keyfilik ve iletişimsizlik öne çıkmıştır. Çalışmada, Diyarbakır’da görev yapmış başarılı valiler arasında Efkan Ala ve Hüseyin Aksoy isimleri öne çıkmıştır.
Kaymakam İsmail Pendik, doktora tezinin “Sonuç ve Öneriler” bölümünde mülki idare sistemiyle ilgili genel bir değerlendirme yaptıktan sonra Diyarbakır’a ilişkin tespitlerine yer verdi. Diyarbakır’da mülki idarenin röntgenini çeken bu doktora tezindeki değerlendirmeler şu şekildedir:
“DİYARBAKIR, İSTANBUL VE ANKARA’DAN SONRA EN GÖRÜNÜR İLDİR”
“Sosyo-politik, jeopolitik, tarihî ve ekonomik açıdan çok önemli bir yere sahip olan Diyarbakır, mülki idare sisteminin Ankara ve İstanbul’dan sonra belki de en görünür olduğu ilimizdir.
2025 yılının ilk yarısında yürütülen bu araştırma, hem güncel gelişmelerin mülki idareye yansımalarını hem de ‘Terörsüz Türkiye’ olarak isimlendirilen sürecin seyrini değerlendirmek açısından araştırmacılara ve uygulayıcılara önemli bilgiler sunmaktadır.
Yapılan bu saha araştırması ayrıca şunu da net biçimde ortaya koymaktadır: Diyarbakır gibi politik ve ideolojik kimliği baskın olan bir ilimizde dahi, mülki idarenin varlığının gerekliliği hususunda katılımcıların büyük çoğunluğu fikir birliği içindedir.
Bununla birlikte, mülki idare ekosistemindeki sivil aktörler olan siyasetçiler, STK temsilcileri ve basın mensupları, mülki idarenin yerel hassasiyetlere daha duyarlı, daha şeffaf ve katılımcı olması gerektiği yönünde eleştirilerde bulunmuştur.”