Kültür&Sanat

Kafka’nın dönüşümüne çağdaş yorum

Franz Kafka’nın klasik eseri Dönüşümü modern ve tek kişilik bir sahne uyarlamasıyla tiyatroseverlerle buluşturuyor.

Abone Ol

Franz Kafka’nın klasik eseri Dönüşümü modern ve tek kişilik bir sahne uyarlamasıyla tiyatroseverlerle buluşturuyor. Yönetmenliğini Mehmet Furkan Dikici’nin üstlendiği yapım, bireyin sistem, aile ve kendi benliği arasında sıkıştığı çıkmazı güçlü görsel semboller ve fiziksel anlatım diliyle sahneye taşıyor.

Romandan sahneye uyarlamayı Tuğba Dikici gerçekleştirirken, koreografi Şamil Kankul’a emanet edildi. Oyunun müzikleri Utku Güçoğlu tarafından bestelenirken, reji yardımcılığını Mert Aksu üstlendi. Proje sorumlusu olarak ekibe katkı sunan isim Nupelda Sena Çiçek olurken, dekor tasarımında Deniz Ceylan imzası bulunuyor.

Uyarlama, Gregor Samsa’nın bir sabah kendini “başka bir bedende” bulmasıyla başlayan ve giderek derinleşen içsel çöküş sürecine odaklanıyor. Sahnedeki üç kapı —kapitalizmi simgeleyen yeşil kapı, aile ve sosyal yaşamı temsil eden kahverengi kapı ve üst benliği yansıtan gri kapı— karakterin parçalanmış zihninin dışavurumu olarak konumlandırılıyor.

Gregor’u sahnede canlandıran Ömer Yayğır, beden odaklı oyunculuğuyla karakterin ruhsal sarsıntısını izleyiciye etkileyici biçimde aktarıyor. Daralan ışık havuzları, bölünen dramatik yapı ve finaldeki sert tirad, oyunun atmosferini daha da yoğunlaştırıyor. Dikici’nin rejisi, Kafka’nın metnine sadık kalırken modern tiyatronun fiziksel dilini ustalıkla oyuna entegre ediyor.

Değersizlik hissi, tükenmişlik, sistem baskısı ve bedensel yabancılaşma temalarının öne çıktığı oyun, BRAMT Performans’ın minimalist fakat yoğun anlatımıyla izleyiciyi Gregor’un daralan dünyasına çekiyor.

Türkiye turnesine hazırlanan Dönüşüm, sezon boyunca farklı şehirlerde sahnelenmeye devam edecek. Hem edebi hem de sahneleme açısından dikkat çeken yapım, izleyicilerden şimdiden ilgi görüyor.

Yönetmen Mehmet Furkan Dikici, oyuna dair düşüncelerini şu sözlerle dile getirdi:

“Dönüşüm, benim için yalnızca bir edebiyat uyarlaması değil; modern insanın görünmez yaralarının sahnedeki karşılığıdır. Gregor’u üç kapı arasında sıkıştırırken aslında hepimizin içine düştüğü o daralmayı görünür kılmak istedim. Kapitalizmin, aile beklentilerinin ve kendi iç sesimizin bizi nasıl parçalara ayırdığını somutlaştırmak istedim. Seyircinin Gregor’un dönüşümünde kendine dair bir pay bulmasını diliyorum.”

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">