Halkların Demokratik Partisi (HDP), TBMM Plan Bütçe Komisyonundan geçen ve genel kurulda görüşülecek olan torba yasada bulunan infaz yasasındaki ayrımcılığın kabul etmeyeceklerini açıkladı.
“İnfaz yasasındaki değişiklik özel af niteliğindedir”
HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonundan yapılan yazılı açıklamada, genel kurulda görüşülecek ve oylanacak olan bu torba kanun teklifinin muhalefetin, sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının, sendikaların katkısı ve işbirliği olmadan yapıldığı için toplumun ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak olduğu belirtildi. Teklifin İnfaz Kanunu’nu değiştiren maddesinde hükümlülerin özgürlük gibi en temel hakkını etkileyen düzenlemeler yapıldığı belirtilen açıklamada, “Teklifteki Geçici 10’uncu madde ile hükümlülerin koşullu salıverme tarihinden önce açık cezaevine ayrılma ve denetimli serbestlik şartları değiştirilecek, hükümlüler açık cezaevine ve denetimli serbestliğe 3 yıl daha erken ayrılacaktır. Ancak bu teklif hem biçim hem esas yönünden hukuka aykırıdır. Değişiklik hapishanelerdeki kapasite yoğunluğunu azaltmak amacıyla yapıldığı ve pek çok hükümlünün salıverileceği sonucunu doğurduğu için özel af niteliğindedir. Dolayısıyla hem özel olarak bu maddenin hem de içinde bulunduğu torba kanunun bütünüyle Meclis İçtüzük 92’nci Maddesine göre oylanması ve beşte üç çoğunlukla kabul edilmesi gerekmektedir” denildi.
HDP açıklamasında, “Daha önceki infaz düzenlemeleri gibi yine siyasi tutsaklar kapsam dışı bırakılmıştır. Adli hükümlüler bu düzenlemelerle erken tahliye olabilecekken, siyasi tutsaklar bu düzenlemeden faydalanamayacaktır. Bu sebeple teklif içeriği, ayrımcılık yasağına ve eşitlik ilkesine göre de Anayasa’ya aykırıdır” denildi. Açıklamada devamla şöyle denildi:
“İktidar siyasi tutsakları düşman gibi görerek lehe yapılan bütün düzenlemelerde kapsam dışı bırakmaktadır. Hükümlüler arasındaki bu çifte standart hukuka uygun olmadığı gibi vicdani ve ahlaki de değildir. Hele ki Türkiye, mevzuattaki “terör” tanımının belirsizliği ve siyasi davalarda verilen kararlar sebebiyle başta adil yargılanma hakkı olmak üzere pek çok hak bakımından AİHM karşısında yoğunlukla mahkûm edilen bir ülke konumundadır. Örgütlenme, ifade ve basın özgürlüğünün yok sayılarak siyasetçilerin, gazetecilerin, avukatların, insan hakları savunucularının, genel olarak tüm muhalif kesimin yargılanıp cezalandırıldığı ve hapsedildiği bu ülkede, ortaçağdan kalma hukuk anlayışı bir intikam aracına dönüştüğü için bu kanun tasarısı adil de değildir.”





