CEGA ÖZEL

Diyarbakır'ın toplu taşımasında kadın şoförler hakim olacak

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, toplu taşımada kadın şoför istihdamının artırılmasına yeşil ışık yakarak, "Kadın şoför istihdamını kesinlikle artıracağız, önceleyeceğiz" dedi.

Abone Ol

Meral Özdemir

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Serra Bucak, CEGA Medya'ya yaptığı özel açıklamalarının devamında kadın çalışmaları, istihdamı, kentte yürütülen çalışmalar ile barış sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Eşbaşkan Bucak, Diyarbakırlıların kentteki bütün hizmetlerden eşit şekilde yararlanmasını sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Kayapınar İlçesi'nin coğrafik yapısından dolayı diğer ilçelere göre büyük parklar yapılmasına daha uygun olduğunu, kentin önemli projelerinden biri olan Mezopotamya Parkı'nın yapımına devam ettiğini anımsatan Bucak, parkın tüm Diyarbakır'ın hizmetinde olduğunu kaydetti.
Bucak, doğru ve konforlu bir ulaşım stratejisiyle sadece Kayapınar'dan değil, diğer ilçelerden de akış sağlanacağını kaydetti.

SUR VE BAĞLAR'A TOPLAM 8 PARK YOLDA

Sur İlçesi'nde nispeten küçük ölçekli 6, Bağlar'da ise çok büyük 2 parkı kadınların, gençlerin, çocukların hizmetine sunacaklarını müjdeleyen Bucak, altyapı çalışmalasının sürdüğünü bildirdi.
Bucak, Yenişehir, Kayapınar ve Bağlar'da yeni, kimi zaman da mevcut yerleri dönüştürerek, kütüphaneler açtıklarını, ayrıca özellikle Bağlar olmak üzere kentin bir çok yerinde eş zamanlı asfaltma çalışması yaptıklarına değindi.

Belediye olarak kentin her alanına sahip çıktıkları mesajını aktaran Bucak, şunları söyledi:
"Çok derin bir eşitsizlik ve yoksunluk var. Biz bu derinleşmiş hali bir parça kent hizmetleriyle normalleştirmeye çalışıyoruz. Bir parça diyorum. çünkü; bir bütün kendi bütçemizle, imkanlarımızla ya da yerele sağlanan kısıtlılıklarla, yetki daraltmalarıyla bunların hepsini yapabilmek mümkün değil.
Gönül ister ki yerelin yetkilerinin daha çok arttırıldığı bir yapıda halk için daha çok faydası olsun"

TOPLU TAŞIMADA KADIN ŞOFÖRLER DÖNEMİ

Göreve geldikleri andan itibaren kadın alanına yoğunluk verdiklerini, Benusen, Lalebey, Koşuyolu, Ahmet Arif, Huzurevleri gibi semtlerde kadın yaşam evlerini açtıklarını anlatan Bucak, burada çocuk oyun odaları ile kadınlara yönelik birçok çalışma yapıldığını belirtti.
Bucak, kadın istihdamına yönelik çalışmalarının devam ettiğini, kadınları mesleki yeterlilik noktasına taşıyabilmek, yoksulluğun hem de kadının geri bıraktırılma meselesinin görüldüğü yerleri öncelemek istediklerini anlatan Bucak, Şöyle devam etti:
"Kadın istihdamına ilişkin çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Toplu taşımada kadın şoförleri aldık. Eski bir projeydi. Ancak, yeniden hayat bulsun, gelişsin istiyoruz. İddia ediyoruz. 3-3,5 yılımız kaldı. Bu süre zarfında kent için elbette kentin katılımıyla, en doğru hizmetleri vermeye çalışacağız ve en hesap vermemiz gereken yerde durmaya çalışacağız.

Kadınların istihdamında ve kent hizmetlerinde, çalışmalarımızda öncelediğimiz bir perspektifimiz var. Kent büyüyor. Kırsalımız bizden ulaşım bekliyor. Meseleyi bir bütün, kamu hizmeti olarak görüp kendi ulaşım perspektifimizi de genişletmemiz lazım.
Bu gelişen ve genişleyen perspektifte kadın şoför istihdamını kesinlikle artıracağız, önceleyeceğiz. Ayrıca klima bakımı ve onarımı, kalorifer, tesisat, kombi, mobilya kurulumu gibi atölye ve kurslarda kadınların teknik alanda yetkin olmalarına olanak sağlayacağız."

BARIŞ KONUŞMALARI VE BULUŞMALARI

Eşbaşkan Bucak, yürütülen barış/çözüm sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Barış ortamının oluşması uzun yılların çabası olduğunu ifade eden Bucak,şöyle konuştu:
"Sayın Öcalan'ın yaptığı çağrı ve arkasından paylaşmış olduğu pek çok metin, açıklama, manifestonun kendisi, devletle yürütülen tartışmalar, yol ve yöntem müzakerelerin açığa çıkması, bunların hepsi aslında toplumun her kesiminin açık, şeffaf bir şekilde hem katılımını, hem tartışmasını işaret ediyor. Bu işaretleri kaçırmamamız gerektiğini düşünüyorum. Kendi içine kapanık bir süreç yürütülemez. Hiçbir kesim açısından yürütülemez.
Kimi zaman hızlı, hızına şaşırdığımız ama o hıza rağmen de aslında görünen kısmının da az olduğu bir süreci yaşıyoruz. Örneğin infaz yasası ile ilgili düzenlemelerin ne yazık ki geciktiğini görüyoruz. Yahut çokça ifade edilen, vurgulanan bu sürecin hukuki zemininin muhakkak kurulması gerektiğine dair. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde komisyon var. Ama bu yetmiyor. Bunun çok farklı toplumsal ayaklarının oluşması lazım. Muhakkak o komisyonu besleyecek alt komisyonlar olacak. O komisyonun ele alış biçimi, değerlendirme biçimi, yarattığı geniş yelpaze, hakikatli bir tartışmayı da açığa çıkartabilir. Örneğin, geçen hafta basına yansıyan bir durum var. Bence hepimiz açısından bizi durup düşündürdü.
Komisyonda Kürtçe konuşan ve aslında Türkçe'yi iyi konuşamayan annelerin sözünün kesilmesi. Barış annesinin sözü kesilmemeliydi. Aslında eşitlik, adalet ve yüzleşme oralarda başlıyor. Oralarda bir dil ile o dilin icrasını gerçekleştiren, en güzel icrayı yapan annelerin söylemlerinin ana dilde duyulması gerekirdi.

Ana dilde duyulsuna dair keşke bir hassasiyet olsaydı. Barış sürecinin kendisine ne kadar güzel bir katkı sunacağını tüm bu ön yargıların ortadan kalktığının mesajı olacaktı."

Barışın toplumsallaşması için siyasetten, sivil topluma ve yerel yönetimlere de kadar toplumun tüm kesimlerine rol düştüğünü belirten Bucak, barışın konuşulduğu paneller ve sempozyum düzenleyeceklerini bildirdi.
Bucak, Eylül ayından itibaren Nisan ayına kadar, her ay bir barış etkinliği yapacaklarını belirterek, şu bilgileri aktardı:
"Çalışmalarımız büyük ivme kazandı. Sadece duyuruları ve son katılımcılar netleşecek. Eylül itibariyle Nisan 2026'ya kadar her aya bir barış etkinliği koyacağız. Nisan ayının sonunda toplumsal barış ve demokrasi sempozyumu planlamaktayız. Nisan sonunda başlayan yaklaşık 9-10 günü kapsayan etkinlikte barış konuşmaları ve buluşmaları olacak.
Yerel, ulusal ve uluslararası ölçekte barışı tartışmış, barışı, çözüm süreçlerini deneyimlemiş enstitüler, araştırma merkezleri, üniversiteler, akademisyenler, din insanları, kanaat önderleri, kadın grupları, dernekleri ve kollektiflerini davet edeceğiz."



SONBAHAR'DA FESTİVAL

Ayrıca, Kültür Sanat Dairesi Başkanlığı'nca sonbahar'da planlanan müzik ve sinema festivali hazırlığı yaptıklarını belirten Bucak, barış dilinin kültür sanat yoluyla, hayatın her alanına hakim olması kültürlerin buluşmasında kolaylaştırıcı etkisi olduğunu kaydetti.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">