Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) Diyarbakır Şubesi tarafından hazırlanan "Diyarbakır İli ve İlçelerine Ait Enerji ve Madencilik Raporu", kentin zengin doğal kaynaklarını ve potansiyel enerji alanlarını gözler önüne serdi.
Raporda, maden oluşumlarından yenilenebilir enerji kaynaklarına kadar çok sayıda başlık detaylı şekilde ele alınıyor.
DETAYLI ANALİZ
MMG Diyarbakır Şube Başkanı Gülhan Sönmez, raporun içeriğine dair yaptığı açıklamada, Diyarbakır ve ilçelerinde taşkömürü, linyit, petrol, kaya gazı gibi fosil yakıtların yanı sıra güneş enerjisi (GES), rüzgâr enerjisi (RES), hidroelektrik santraller (HES) ve jeotermal kaynakların değerlendirildiğini belirtti. Ayrıca geri dönüşüme gönderilen pillerdeki madenlerin geri kazanımı gibi çevresel ve ekonomik fayda sağlayacak çalışmalara da dikkat çekildi.
Hazırlanan rapor, Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü’nün (MTA) geçmiş yıllarda Diyarbakır’ın farklı ilçelerinde yaptığı çalışmalardan elde edilen verileri bir araya getiriyor.
Hazro’daki taşkömürü sondajından, Silvan’da 2012 yılında gerçekleştirilen kaya gazı sondajına, Dicle’de 2015’te tekrar başlanan kurşun ve çinko madeni aramalarına kadar birçok önemli veriye raporda yer verildi.
JEOTERMAL POTANSİYEL GÜNDEMDE
Sönmez, Sur ilçesine bağlı Çarıklı Köyü’nde Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili ve Vali koordinasyonunda MTA’ya yaptırılan ve 2000 metreden sıcak suya ulaşılan jeotermal sondajın da büyük önem taşıdığını vurguladı. 63,8 °C sıcaklıkta çıkan bu suyun enerji ve sağlık turizmi açısından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
MADENLER OLMADAN ÇAĞDAŞ YAŞAM MÜMKÜN DEĞİL

Madenciliğin yalnızca teknolojik araçlar değil, aynı zamanda sağlık ve gıda gibi temel ihtiyaç alanlarında da vazgeçilmez olduğunu ifade eden Başkan Sönmez, “Bugün hayatımızda kullandığımız her şeyin temelinde madenler yatmaktadır. Çağdaş yaşam, maden olmadan düşünülemez” dedi.
Enerji alanında Türkiye'nin yüzde 70 oranında dışa bağımlı olduğunu hatırlatan Sönmez, bu durumun hem madencilikte hem de yenilenebilir enerji kaynaklarının yeterince değerlendirilmemesinden kaynaklandığını vurguladı.
Diyarbakır’ın neredeyse 11 ay güneşli bir iklime sahip olduğunu belirten Sönmez, sembolik projeler yerine büyük ölçekli güneş enerjisi yatırımlarının yapılması gerektiğini söyledi.
YENİLENEBİLİR ENERJİ İÇİN KARMAŞIK SİSTEMLER ŞART
Rüzgâr ve güneş enerjisinden elektrik üretiminin, yatırım maliyetlerini 5 ila 10 yıl içerisinde karşılayabilecek potansiyele sahip olduğunun altını çizen Sönmez, bu enerjilerin fazla kısmının işletmeler veya bireyler tarafından satılarak ticari bir getiri elde edilebileceğini kaydetti.
BÖLGESEL KALKINMA VE ENERJİ YATIRIMI EL ELE
Diyarbakır’ın geniş bir yüzölçüme ve hâlâ keşfedilmemiş alanlara sahip olduğunu belirten Sönmez, bugüne dek yapılan çalışmaların eski teknolojilerle sınırlı kaldığını, bu nedenle bölgede yeniden ve güncel teknolojiyle çalışmalar yapılması gerektiğini ifade etti.
Çevresel etkiyi azaltacak, iş sağlığı ve güvenliğini ön planda tutacak projelerin hayata geçirilmesinin önemini vurguladı.
Sönmez, Türkiye’nin bu yıl keşfettiği 41 milyon varillik petrol rezervinin yüzde 58’inin Diyarbakır sahasında yer aldığını belirterek, bölgede 307 kuyudan günlük yaklaşık 16 bin 400 varil petrol üretildiğini açıkladı.
İlk keşiften bugüne yaklaşık 330 milyon varil petrolün ülke ekonomisine kazandırıldığı bildirildi.
“GEÇ KALINMIŞ DEĞİL, TAM ZAMANI!”
Başkan Sönmez, “Neden daha önce bulunmadı?” gibi sorulara takılmadan, şimdi harekete geçmenin önemini vurgulayarak, MMG olarak çalışmaları aralıksız sürdüreceklerini belirtti.
Çok yakında MMG Enerji ve Madencilik Komisyonu tarafından güncellenmiş ve detaylandırılmış yeni bir raporun kamuoyuyla paylaşılacağını da sözlerine ekledi.
Diyarbakır'ın enerji ve maden potansiyelinin doğru değerlendirilmesi durumunda, yalnızca enerji alanında değil, bölgesel kalkınma ve ekonomik büyümede de önemli kazanımlar elde edilebileceği ifade ediliyor.




