Diyarbakır’da geçmişte şehir merkezine yakın birçok mesire yeri bulunuyordu. Kaynaklarda bu alanların, dinlenme, eğlence ve sosyal buluşmalar için kullanıldığı belirtiliyor.
DİYARBAKIR’DA MESİRE KÜLTÜRÜ
Karacadağ, Karaağaç, Fiskaya, Seyrantepe ve Dicle kenarındaki bostanlar, günübirlik gidilen başlıca mesire yerleri arasında yer alıyordu.
Bu alanların yerel isimlerle anıldığı ve halkın belirli dönemlerde buralarda vakit geçirdiği belirtilir.
ESFEL BAHÇELERİ VE MENEKŞELİKLER
Esfel (Hevsel) Bahçeleri’nin geniş bir alanı kapsadığı ve zamanla Dicle Nehri’nin yatak değiştirmesiyle büyüdüğü ifade ediliyor.
Bahçelerde şeftali, elma ve dut ağaçlarının bulunduğu, ayrıca menekşe yetiştirildiği belirtilerek, menekşelerin toplanarak satıldığı ve kurutularak çay yapımında kullanıldığı aktarılıyor.
DİCLE KIYISINDA BOSTANLAR
Dicle Nehri kıyısındaki bostanların sadece tarım alanı değil, aynı zamanda mesire yeri olarak kullanıldığı ifade edilen tarih kaynaklarda, yaz aylarında serinlemek isteyenlerin bu alanlara gittiği ve akşam saatlerinde çeşitli etkinlikler düzenlendiği belirtiliyor.
EĞLENCE VE SOSYAL YAŞAM
Kaynaklarda, bu mesire alanlarında müzik eşliğinde eğlenceler düzenlendiği, türkülerin söylendiği ve halk oyunlarının oynandığı yer alıyor.
Dicle üzerinde ışıklandırılmış görüntülerin oluşturulduğu ve kayıklarla geziler yapıldığı da ifade ediliyor.
SEYRANTEPE VE BEN U SEN
Seyrantepe’nin geçmişte gül bahçeleriyle bilindiği ve dinlenme alanı olarak kullanıldığı belirtilirken, Ben u Sen mevkiinin ise su kaynakları ve yeşil alanlarıyla bir mesire yeri olarak öne çıktığı ifade edilir.
GÜNÜMÜZE KALAN İZLER
Kaynaklara göre, Diyarbakır’da geçmişte birçok mesire alanı bulunmasına rağmen, bu alanların önemli bir kısmının günümüze aynı özellikleriyle ulaşamadığı kaydedilirken, Dicle kıyısı ve bazı bölgelerin, bu kültürün izlerini taşımaya devam ettiği belirtiliyor.




