Gelinen noktada süreç, ilk kez bu kadar somut ve kararlı ilerliyor.
Merkezi hükümetin yatırım programına girmesi, Diyarbakır Valiliği'nin yer tahsislerini tamamlaması ve belediyenin uluslararası finansman için kapı kapı dolaşması, projenin sadece bir ''vaat'' olmadığını kanıtlıyor.
Son 7 aydır harcanan yoğun mesai, bu dev yatırımın ayak sesleridir. Ancak bu emeklerin karşılık bulması, sadece belediyenin çabasına bağlı kalmamalıdır.
Çünkü, bir tramvay hattı inşa etmek, sadece yere ray döşemek değildir. O rayların geçeceği güzergahın altında şehrin damarları gibi uzanan devasa elektrik şebekesini, doğalgaz borularını ve fiber hatlarını taşımak zorundasınız.
Bu nedenle altyapıdan sorumlu kurumların da ''sorumluluk bilinci'' ile taşın altına elini koymaları büyük önem taşıyor.
Özellikle TEDAŞ, Türk Telekom ve Diyar Gaz gibi kurumların bu süreçte takınacağı tavır, projenin hızını belirleyecek ana unsurdur.
Altyapı taşıma (deplase) maliyetlerini bu kurumların kendi bütçelerinden karşılaması bir tercih değil, kamu yararı gereği kaçınılmaz bir zorunluluktur.
Böylesine kapsamlı bir mali yükün yalnızca belediyenin omuzlarına bırakılması, ne yazık ki projenin planlanan takviminin aksamasına yol açacaktır.
Bu mali yükün tamamını belediyenin üzerine bırakılması, projenin yavaşlaması ve Diyarbakır halkına hizmetin ulaşmasını engellemek anlamına gelecektir.
Artık mazeret dönemi kapanmıştır. Toplantılar yapılmış, saha gezileri tamamlanmış ve tüm teknik ihtiyaçlar masaya yatırılmıştır.
Dolayısıyla kurumların, ''haberimiz yoktu'' ya da ''hazırlıksızız'' gibi bürokratik bahanelerin halk nezdinde hiçbir karşılığı olmayacaktır.
Şimdi top; TEDAŞ, Türk Telekom ve Diyar Gaz’ın genel müdürlüklerinde. Eğer bu kurumlar bütçelerini oluşturup koordinasyona tam destek vermezlerse, 2026’da vurulması planlanan o ''ilk kazma'', bürokrasiye kurban edilmiş olur.
Diyarbakır halkı artık trafik çilesini yaşamamak, konforlu ve modern ulaşımı istiyor.
Bu tramvay sadece bir belediye projesi değil, bu şehrin hayali ve geleceğidir.
Tarih, bu kritik eşikte destek olanı da, engel çıkaranı da en net haliyle yazacaktır.
Diyarbakır, bir 25 yıl daha bekletilmeyi hak etmiyor!
Diyarbakır artık hayalinin gerçekleşmesini istiyor.