Tarihi kaynaklarda yer alan b ilgilere göre, Osmanlı tarihinin en dikkat çekici devlet adamlarından biri olan Melek Ahmed Paşa, yalnızca bir vali ya da sadrazam değil, dönemin en gizemli figürlerinden biri olarak tanınıyordu.

Diyarbakır’dan başlayan ve saraya kadar uzanan bu yolculuk, Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine, “gizemlerin efendisi” olarak yansıdı.

DİYARBAKIR’DA BAŞLAYAN YÜKSELİŞ

Enderun’da yetişen Melek Ahmed Paşa'nın, 1639’da Diyarbakır valisi olarak atanarak ilk büyük görevini üstlendiği kaydediliyor.

Kısa aralıklarla Bağdat, Şam ve tekrar Diyarbakır gibi kritik eyaletlerde görev alan paşa, devlet kademelerinde hızla yükselerek, sarayla bağlarını da güçlendirdi.

SARAYA DAMAT, SİYASETE SADRAZAM

Tarihi kaynaklarda, Melek Ahmed Paşa'nın 1644’te IV. Murad’ın kızı İsmihan Kaya Sultan’la evlenerek saraya damat olduğu da belirtilirken, 1650 yılında sadrazamlığa getirildiği anlatılıyor.

Ancak sadece bir yıl süren bu görev süresi, ekonomik kriz, para ayarı değişikliği ve esnaf ayaklanması ile gölgelendiği belirtiliyor.

“MEYHANE AKÇESİ” VE AYAKLANMA

Sadrazamlığı döneminde mali dengeyi sağlamak amacıyla düşük ayarlı akçeler çıkardığı, ancak bu akçelerin halk arasında “meyhane akçesi” olarak anıldığının da kaydedildiği belgelerde, ''Ulufe gecikmeleri ve enflasyon nedeniyle İstanbul’da ilk kez bir esnaf isyanı patlak verdi. Bu isyan Melek Ahmed Paşa’nın görevden alınmasına neden oldu'' deniliyor.

GÖZLERİN GÖREMEDİĞİNİ GÖREN VEZİR

Arşiv belgelerinde, Melek Ahmed Paşa’nın ölümünden sonra onunla uzun yıllar birlikte yolculuk yapan Evliya Çelebi, Paşa’yı "gizemlerin efendisi" ve "vezirlerin şeyhi" olarak tanımladığı kaydediliyor.

Bu sıfatın, onun yalnızca siyasi değil, manevi ve entelektüel etkisini de gözler önüne serdiği ifade ediliyor.

SON GÜNLER VE SESSİZ VEDA

 Diyarbakır'ın ''gizemli'' valisiydi

1660 yılında emekliye ayrılan Paşanın, ölen eşi Kaya Sultan’ın konağına yerleştiği, ardından Fatma Sultan’la evlendiği ve yeniden devlet görevine döndüğü belirtiliyor.

Bir saray ziyafetinden sonra geçirdiği kalp krizi sonucu 1 Eylül 1662’de hayatını kaybeden Melek Ahmed Paşa, Eyüp’te defnedildi. Melek Ahmed Paşa, Diyarbakır'da kendi adını taşıyan bir cami ve hamam yaptırdı.

Kaynak: biyografi/vikipedia