Osmanlı arşiv belgelerinde yer alan bilgilere göre, 1743 yılında Diyarbakır’dan Musul’a yapılan mühimmat sevkiyatı, Osmanlı taşımacılığının ilginç yöntemlerinden biriyle gerçekleştirildi.
Dicle Nehri üzerinden keleklerle yapılan bu lojistik destek, Musul Kalesi’nin kuşatma öncesi direncini artırmak amacıyla planlandı.
Nadir Şah’ın 21 Eylül 1743’te Musul’u kuşatma altına almasının hemen öncesinde, Osmanlı yönetiminin Musul Kalesi’ni savunmak için hazırlıklara başladığı ve bu kapsamda, Diyarbakır Kalesi cephanesindeki top arabaları ve diğer mühimmatın Musul’a sevk edildiği kaydediliyor.
Musul’daki 80 top arabasının tamir ihtiyacının, 13 Temmuz 1743 tarihinde sadrazam tarafından onaylandığı ve ardından 14 Temmuz 1743’te ordu defterdarına yazılan fermanda, tamire ihtiyaç duyan malzemenin Diyarbakır’dan gönderilmesinin emredildiği belirtiliyor.
TAŞIMADA KELEKLER NEDEN KULLANILDI?
Sevkiyatın dikkati çeken yönlerinden biri de, mühimmatın Dicle Nehri üzerinden kelek adı verilen geleneksel su araçlarıyla taşınmasıydı.
eçi derisinden yapılan tulumların şişirilip birbirine bağlanmasıyla oluşturulan keleklerin özellikle Diyarbakır, Musul ve Bağdat hattında yüzyıllardır kullanıldığı ifade edilen belgelerde, karayoluna göre daha hızlı, maliyetsiz ve güvenli olması sebebiyle tercih edildiği bildiriliyor.
1740 yılında Diyarbakır Kalesi cephanesinde kayıt altına alınan “top arabası mühimmatı” listesinin neredeyse tamamının, 1743’te Musul’a gönderildiği belirtiliyor.
İSTANBUL-İSKENDERUN-DİYARBAKIR HATTI
Diyarbakır valisine 6 Ağustos 1743’te yazılan fermanda, Musul ve Kerkük kaleleri için gereken barut ve diğer mühimmatın da gönderilmesi istendi.
Aynı dönemde İstanbul’dan İskenderun Limanı’na sevk edilen mühimmatlar, oradan kara yoluyla Diyarbakır’a ulaştırıldı. Bu malzemeler de Diyarbakır Kalesi Ağası Mehmed’e teslim edildi ve 19 Haziran 1743’te kayıt altına alındı.
Dicle Nehri üzerinde kelekler vasıtasıyla yapılan sevkiyat, Osmanlı lojistik tarihine nadir bir örnek olarak geçti.