Tarihi arşiv kayıtlarında yer alan belgelere göre, Osmanlı döneminde Diyarbakır'da üretilen ve deri tabaklama ile boyamada kullanılan mazu, yalnızca bölge ekonomisi için değil, imparatorluğun farklı şehirlerindeki üretim için de stratejik öneme sahipti.
1797 yılına ait tarihî belgeler, Diyarbakır'dan Kayseri'ye mazu gönderilmemesi nedeniyle İstanbul'da ayakkabı fiyatlarının yükseldiğini ortaya koyuyor.
Dönemin kayıtlarına göre, Diyarbakır'da üretilen mazu, Kayseri'deki debbağ esnafı için temel hammaddelerden biriydi. Ancak ürünün Kayseri yerine İzmir üzerinden Avrupa ülkelerine ihraç edilmesi, deri üretiminde hammadde sıkıntısına yol açtı.
Kayseri'de yaşanan bu sıkıntının, deri üretimini olumsuz etkilediği ve bunun sonucunda İstanbul'da ayakkabı fiyatlarının önemli ölçüde arttığı belirtildi.
OSMANLI YÖNETİMİ FERMAN GÖNDERDİ
Yaşanan gelişmeler üzerine Osmanlı yönetiminin harekete geçtiği belirtilerek, Diyarbakır'a gönderilen fermanlarda, mazunun uygun fiyatlarla Kayseri'ye ulaştırılması ve debbağ esnafının hammadde ihtiyacının karşılanması istendi.
AVRUPALI TÜCCARLARIN TALEBİ DEVAM ETTİ
Belgelerde, Osmanlı yönetiminin aldığı önlemlerin, Avrupalı tüccarların Diyarbakır'daki mazu ticaretini durdurmaya yetmediği kaydediliyor. Avrupa'dan gelen yoğun talep nedeniyle mazu ihracatının devam ettiği ifade ediliyor.
Osmanlı yönetiminin bunun üzerine 1815 yılında yine bir ikaz fermanı yayımlayarak, Diyarbakır'da üretilen mazunun Avrupa'ya değil, öncelikle Kayseri'ye gönderilmesinin emredildiği belirtiliyor.
DİYARBAKIR EKONOMİK GÜCÜYLE DİKKAT ÇEKİYORDU
Tarihî belgeler, Diyarbakır'ın yalnızca ipek, dokuma ve deri ürünleriyle değil, sanayinin temel hammaddeleri arasında yer alan mazu ticaretiyle de Osmanlı ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor.
Kentte üretilen mazunun ticareti, yalnızca bölgesel ekonomiyi değil, Kayseri'deki üretimi ve İstanbul'daki ayakkabı piyasasını da doğrudan etkileyen stratejik bir unsur olarak kayıtlara geçti.
MAZU NEDİR?
Türkçede zamanla mazı halini alan Mazu, meşe ağaçlarının dallarında ve yapraklarında oluşan, tanen bakımından oldukça zengin doğal bir üründür.
Osmanlı döneminde özellikle deri tabaklama ve boyama işlemlerinde kullanılan mazu, derinin dayanıklılığını artırması ve kaliteli bir görünüm kazanmasını sağlaması nedeniyle büyük önem taşıyordu.
Dericiliğin temel hammaddelerinden biri kabul edilen mazu, aynı zamanda boya sanayisinde ve dönemin bazı ilaç yapımlarında da değerlendiriliyordu.
Diyarbakır'da üretilen mazu, hem Osmanlı şehirlerinde hem de Avrupa ülkelerinde yoğun talep gören ticari ürünler arasında yer alıyordu.
Kayseri'deki debbağ esnafının deri üretiminde kullandığı bu doğal hammadde, Avrupa'ya ihraç edilmeye başlanınca iç piyasada sıkıntı yaşanmış, Osmanlı yönetimi de yayımladığı fermanlarla mazunun öncelikle yurt içinde değerlendirilmesini istemişti.