DİYARBAKIR

Diyarbakır'daki, şarkılara konu olan ''Haramsu''nun nereden geldiğini biliyor musunuz?

Diyarbakır'ın o meşhur türküsüne konu olan haramsuyun nereden aktığını ve nereye döküldüğünü biliyormusunuz?

Abone Ol

Eyüp Kaçar

Diyarbakır'ın o meşhur türküsüne konu olan haramsuyun nereden aktığını ve nereye döküldüğünü biliyormusunuz?

Haram suyun hikayesi Diyarbakır'ın Çift Kapı semtinde bir zamanlar itfaiyenin olduğu yerde yeryüzüne çıkan Anzele suyu ile başlar. 

Kutsal olduğuna inanılan ve Karacadağ'dan çıktığı düşünülen bu suyun bir kısmı Diyarbakır'a doğru akarken, bir kısmının da Şanlıurfa'ya aktığı söylenir. Şanlıurfa balıklı göldeki gibi Anzelha'da yaşayan balıkların da kutsallığına inanılırdı.

Eskiden vatandaşlar, sarılık hastalığından kurtulmak için balıkların içinde yüzdüğü Anzelha'ya giderlermiş.

MEZBAHANE VE TABAKHANE İLE BAŞLAYAN KİRLENME

Tek kanalda ilerledikten sonra ikiye ayrılan Anzelha suyunun biri mezbahaya, diğeri Tabakhaneye akardı. Mezbahaneye girdikten sonra açıkta akan su ile etler temizlenir, Tabakhanede de deriler temizlenirdi. Yapılan bu işlemler nedeniyle kirlenen su kentin çeşitli yerlerinde açıktan akar Urfa kapı ve Mardin kapıdan geçerek Dicle Nehri'ne dökülürdü. 

Mezbahane ve tabakhaneden kirlenerek çıktığı için bu suya ''haram su'' adı veriliyordu.

HARAM SUDAN ATLAMA GELENEĞİ

''Haram sudan atladım'' ile başlayan türkü Diyarbakır'ın meşhur türkülerinden biri. Türkülere konu olan bu sudan atlanarak dileklerin kabul olduğuuna inanılırdı.

Çarşamba günleri kadınlar, genç kızlar ve erkekler; abdest aldıktan sonra buralara gider, dualar okuyarak, açıkta akan suyun üzerinden 7 defa atlardı.  Açıkta akan haram sudan atlama geleneği de buradan gelmektedir. 

''Haram sudan atladım / Mantin çarşaf topladım / Muradım olur diye / Her derdine katlandım'' türküsü de buradan esinlenerek yazılıp söylenmiştir.

CADIYI BATTAL ETMEK

Haram suya hastalıklardan kurtulmak için gidilmezdi. Kısmetlerinin açılması isteyen kızlar, kocalarının başka kadınlarla ilişkisi olduğunu düşünen kadınlar, evlerinde sürekli talihsiz kazalar yaşayanlar, kendilerine büyü yapıldığına inananlar haram suya giderdi.
 
İnsanlar, üzerlerindeki kötü etkiyi yok etmek ve büyüyü bozmak için haram suya giderlerdi. Büyü bozma işine de ''Cadıyı battal etme'' denilirdi. Battal etmek terimi; bozmak, kullanılamaz hale getirmek, bağlı olarak cadının etkisini yok etmek anlamında kullanılmaktadır. Kısmetlerinin açılmasını isteyen genç kızlar, haram sudan atlarken, bazıları da bu sudan kırk yudum içerlermiş. Kocalarının başka kadınlarla olduğunu düşünen kadınlar da, eşlerinin çamaşırlarını haram su ile yıkar veya haram suyu gömleklerine, ceketlerine kullandıkları eşyalara serperlerdi.


 

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">