Yerleşimin 19’uncu yüzyıl sonlarına kadar sur içinden ibaret olduğu Diyarbakır’da nüfusun yaklaşık yarısını Kürt, Türk, Arap kökenli Müslümanlar oluşturuyordu.... Apostolik Ermeniler 10 bine yakın nüfusuyla şehrin en büyük Hristiyan grubunu, Süryaniler, Keldaniler, Katolik ve Protestan Ermeniler ile Rumlar ise geri kalan Hristiyan nüfusu oluşturuyordu... Üç yüz kadar kişiden oluşan Yahudi toplumunun bulunduğu şehre yakın köylerde Çerkezler, Alevi Türkmenler, Yezidiler de yaşıyor. Araştırmacıların sunduğu veriler, yaklaşık 35 bin kişinin yaşadığı Diyarbakır nüfusunun yaklaşık yarısının gayrimüslim toplulukların oluşturduğunu, ticari yıllıklar ise şehrin ekonomik hayatında gayrimüslim grupların büyük bir ağırlığının bulunduğunu gösteriyor.
Diyarbakır’ın köklü tarihi boyunca çok dilli, çok kültürlü ve çok dinli bir toplum yapısına sahip olduğunu gördüm… Bu farklı dinî gruplar arasında gayrimüslim azınlıkların içinde en eski topluluklarından biri olan Musevi Cemaati önemli bir yere tutuyor…
Diyarbakır, üç semavî dine mensup insanların bulunduğu bir yerdi… Şehirde Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler bir arada yaşardı. Ancak bunların şehirde yaşadıkları mekânlar yani mahalleler, genellikle birbirinden ayrıydı…
Asur kaynaklarında adı “Amid veya Amida” olarak geçen… Ancak diğer tarihî kayıtlar bölgeden bahsettiklerinde Diyarbekir ismini kullanmış, şehir merkezinden söz ettiklerinde ise Amid adını tercih etmişler… Bu durum Osmanlı arşiv belgelerinde de devam etmiş...
Görülüyor ki, Güneydoğu Anadolu bölgesinin, ya da el-Cezire veya iki nehir arası… Kısacası Yukarı Mezopotamya’nın merkezi kenti olan Diyarbakır, Arap kabilelerinden Bekir bin Vail b. Kâsıt’a nispetle aynı zamanda bir mıntıka adı olan Diyarbekir adiyla anılmış…Bu ad geniş bir alanı kapsamaktaydı…
1514-1515 yıllarında Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı hâkimiyetine geçtikten sonra Osmanlı idarî teşkilatı çerçevesinde Diyarbakır Beylerbeyliği kurulmuş ve Diyarbakır şehri de beylerbeyliğin merkezi olmuştur…
Osmanlı İmparatorluğu döneminde Diyarbakır’daki Ermeni ve diğer gayrimüslimlerin varlığının sayılara dayalı olarak tespiti, bilimsel olarak ele alınıp incelenmesi ve buna bağlı olarak sayılarının tespit edilmesi önem arz etmektedir…
Bunun için de Müslüman ve Müslüman olmayan nüfusun zaman içinde uğradığı değişiklikleri somut olarak takip edebilmek için rakamlar daha fazla önem kazanmaktadır…
1869 mevcut nüfus cetveline göre;
4781 erkek, 5033 kadın olmak üzere toplam 9814 Müslüman,
3571 erkek, 3276 kadın olmak üzere 6847 Ermeni,
428 erkek, 403 kadın olmak üzere 831 Ermeni Katoliği,
747 erkek, 687 kadın olmak üzere 1434 Süryani,
94 erkek, 80 kadın olmak üzere 174 Süryani Katoliği,
508 erkek, 466 kadın olmak üzere 974 Keldani,
179 erkek, 126 kadın olmak üzere 305 Rum,
25 erkek, 30 kadın olmak üzere 55 Rum Katoliği,
318 erkek, 332 kadın olmak üzere 650 Protestan,
143 erkek, 137 kadın olmak üzere 280 Yahudi,
Diyarbakır merkez nüfusun toplamı 21 bin 372 erkek ve kadın olduğu tespit edilmiştir…
1914 Resmî İstatistiğe göre Nüfusun Dağılışı;
Diyarbakır Müslümanlar Rumlar Ermeniler
|
Diyarbakır (sancak) |
492101 |
1935 |
65850 Bulunmaktadır |
Yukarıda verilen 1914 tarihli resmî istatistiğe göre, Diyarbakır vilâyetindeki toplam Ermeni nüfusu 65.850’dir. Bu sayı ile bütün Osmanlı ülkesinde kalabalıklık bakımından Diyarbakır yedinci sırada yer almaktadır…
Şimdi bu nüfusun tarihî seyri içinde Diyarbakır’da nasıl geliştiğini yine rakamlara dayalı olarak takip edelim…
16. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar geçen dört yüz yıllık süre içinde Diyarbakır şehrinin nüfus yapısı genel hatları ile şöyledir:
Diyarbakır, üç semavî dine mensup insanların bulunduğu bir yerdi… Şehirde Müslüman, Hıristiyan ve Yahudiler bir arada yaşardı... Ancak bunların şehirde yaşadıkları mekânlar yani mahalleler, genellikle birbirinden ayrıydı... Bu mahalleler, Mahalle-i Gebran, Mahalle-i Eramine, Mahallei Şemsiyân, Mahalle-i Yahudiyân gibi adlarla anılırdı…Mahalleler bu isimlerle anılmasına rağmen yine de diğer şehirlere göre daha içi içe bir hayat tarzı sürdürmüşlerdir…
Burada Hıristiyanlık, Müslüman ve Yahudilikle kıyaslanmayacak ölçüde farklılık gösterir… Zaten şehirde var olan Yahudi zümre sayısı hiçbir zaman büyük bir oran tutacak seviyeye ulaşmamıştır...
Diyarbakır şehrinin nüfusunu, dine bağlı zümreler itibarı ile ele aldığımızda, karşımıza çıkan manzara Anadolu’nun diğer şehirlerinden farklıdır…
Diyarbakır’da diğer illere nazaran daha bir çeşitlilik vardır… Bu çeşitliliğin en açık ifadesini 19. yüzyılda hazırlanmış bir rapordaki ifadelerde buluyoruz…
DEVAM EDECEK (Diyarbakır’daki Beşeri Durum)