DİYARBAKIR

Diyarbakır'da, türkülere konu oldu, bugün izi kalmadı

Diyarbakır’ın yıllarca akan, halk geleneklerine yön veren ve türkülere konu olan “haram su”yu artık ne haritada bulmak mümkün ne de yerinde izine rastlamak.

Abone Ol


Haram suyun hikâyesi, Diyarbakır’ın Çift Kapı semtinde, bir dönem itfaiyenin bulunduğu alanda yer yüzüne çıkan Anzele suyuyla başlıyor. Bu suyun Karacadağ’dan çıktığı düşünülüyordu.

Bir kısmı Diyarbakır yönüne, bir kısmı ise Şanlıurfa tarafına aktığı söylenen su, halk tarafından şifalı ve kutsal olarak kabul ediliyordu. Urfa’daki Balıklı Göl’e benzer biçimde, Anzele havuzundaki balıklar da kutsal sayılıyordu.

MEZBAHANE VE DABAKHANEYLE KİRLENDİ, “HARAM” OLDU

Anzele suyunun bir kolu mezbahaya, diğer kolu ise Dabakhaneye yöneliyordu. Mezbahanede etler, dabakhanede ise deriler bu açık suyla temizleniyordu.

Bu işlemler sonucunda kirlenen su, kent içinde açıkta akarak Urfa Kapı ve Mardin Kapı güzergâhından geçiyor, sonunda Dicle Nehri’ne dökülüyordu.

Mezbaha ve tabakhane kaynaklı kirlilik nedeniyle halk bu suya “haram su” adını vermişti.

“HARAM SUDAN ATLADIM” TÜRKÜSÜNÜN DOĞUŞU

Halk arasında, bu suyun üzerinden atlamanın dileklerin kabulüne vesile olacağına inanılıyordu.

Özellikle çarşamba günleri kadınlar ve genç kızlar abdest alıp bu suyun üzerinden yedi kez atlar, ardından dua ederdi.

Bu gelenekten doğan “Haram sudan atladım / Mantin çarşaf topladım / Muradım olur diye / Her derdine katlandım” sözleriyle bilinen türkü, Diyarbakır’ın kültürel mirası haline geldi.

İNANIŞLARDA “CADIYI BATTAL ETME” VE KISMET AÇMA

Haram su, sadece dilek dilemek için değil, kötü enerjilerden arınmak ve büyü bozmak amacıyla da ziyaret edilirdi.

Bu uygulamaya halk arasında “cadıyı battal etme” denirdi.

Battal etmek, bozmak ya da etkisiz hale getirmek anlamında kullanılıyordu.

Kocalarının başka kadınlarla ilişkisi olduğunu düşünen kadınlar eşlerinin kıyafetlerini haram suyla yıkardı.

Kısmeti kapalı olan genç kızlar sudan kırk yudum içerdi.

ANZELE VE MAR ZUORO KİLİSESİ ARASINDAKİ BAĞ

Tarihi kaynaklarda, Anzele suyunun aktığı bölgenin bir dönem Mar Zuoro adlı Süryani kilisesinin bulunduğu alan olduğu belirtiliyor.

Süryaniler bu suya “Ayinzer” adını veriyordu.

“Ayn” pınar, “Zelal” ise berraklık anlamına geliyordu. Ayinzer, hem berrak suyu hem de kutsal kaynağı temsil ediyordu.

BALIKLI HAVUZ VE ŞİFA İNANCI

Anzele’nin yanında bulunan Balıklı Havuz da kutsal kabul ediliyordu. Urfa’daki Balıklı Göl’de olduğu gibi, bu havuzdaki balıklara dokunulmazdı.

Evliya Çelebi, seyahatnamesinde bu suyun şifalı olduğuna dair bilgiler kaydetmişti.

BUGÜN SADECE HAFIZALARDA

Zamanla üzeri kapatılan, yönü değiştirilen ve kent planlamasıyla birlikte silinen haram su, artık fiziksel olarak mevcut değil.

Ancak türkülere, halk inançlarına ve tarihi kayıtlara yansıyan izleriyle Diyarbakır’ın kültürel dokusunda varlığını sürdürüyor.


< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">