Tarihin en görkemli şehir surlarından biri olan Diyarbakır Surları, sadece mimarisiyle değil, üzerindeki yazıtlarla da geçmişe ışık tutuyor.
Bugüne kadar yapılan araştırmalara göre, surlar üzerinde yaklaşık 70 kitabe tespit edildi. Bu kitabelerden 11’i ise diğerlerinden oldukça “farklı”: Yunanca ve Latince yazılmış bu yazıtlar, Hıristiyanlık dönemine ait.
ROMA VE BİZANS DÖNEMİNE AİT

Söz konusu 11 kitabenin altısı Bizans, beşi ise Roma dönemine ait.
Roma kitabelerinin dördü Yunanca, biri Latince. Geriye kalan yaklaşık 59 kitabe ise İslam dönemine ait. Bu sayı, Diyarbakır’ın özellikle Abbasi, Mervani, Selçuklu ve Artuklu dönemlerinde bir İslam kültür merkezi olarak ne denli önem taşıdığını ortaya koyuyor.
İslam dönemine ait kitabelerin dağılımı da oldukça dikkat çekici: Sekiz kitabe Abbasilere, on bir kitabe Mervanilere, dördü Büyük Selçuklulara, üçü Nisanoğulları ve İnanoğullarına, beşi Artuklulara, biri Suriye Selçuklularına, ikisi Eyyubilere, dördü Akkoyunlulara, biri ise Osmanlı dönemine ait.
TAHRİBATA RAĞMEN AYAKTA KALDILAR

Tahribatlara rağmen ayakta kalmayı başaran bu kitabelerin, farklı dönemlerde surların nasıl onarıldığını ve hangi hükümdarların bu çalışmalarda yer aldığını da gösteriyor.
Bazı kitabeler dönemin halifelerini, valilerini ve mühendislerini açıkça anarken; çoğu kûfi yazı türüyle, estetik bir biçimde taşa kazınmış.
Uzmanlar, bu kitabelerin yalnızca sayılardan ibaret olmadığını, Diyarbakır’ın hem İslam hem de Hıristiyan dünyasındaki çok katmanlı geçmişine ışık tuttuğunu vurguluyor.
Her biri, surların taşlarına kazınmış birer tarihi tanık…




