DİYARBAKIR

Diyarbakır’da milletvekilliği ve başkanlığı 1 yıl yapabildi

1908’de Diyarbakır’da mebus ve belediye başkanı seçilen Arif Pirinçcizade, ertesi gün hayatını kaybetti. Bu ani ölüm kentte ne değiştirdi? İşte detaylar...

Abone Ol


Osmanlı’nın son döneminde Diyarbakır’ın önde gelen ailelerinden Pirinçcizadeler, sahip oldukları köyler ve pirinç tarlalarıyla hem ekonomik hem siyasi nüfuz elde etti. Bu güç, şehrin idari ve siyasi yapısında belirleyici rol oynadı.

PİRİNÇCİZADELERİN YÜKSELİŞİ

Ailenin geniş toprakları, onlara yalnızca ekonomik kazanç değil, aynı zamanda bürokraside ve siyasette önemli bir yer sağladı. Bu etkinin en görünür olduğu isimlerden biri Arif Pirinçcizade oldu.

DİYARBAKIR VİLAYET GAZETESİ VE İLK GÖREVLER

1869’da Diyarbekir Vilayet Gazetesi’nin yönetimine geçen Arif Pirinçcizade, aynı yıl Mektubi Kalemi Müdürü olarak da atandı. Dokuz yıl süren bu görevi boyunca hem yerel hem de merkezi idarenin önemli aktörlerinden biri haline geldi.

İTTİHAT VE TERAKKİ BAĞLANTISI

1894’te kolera salgını nedeniyle geçici olarak Diyarbakır’a gelen İttihat ve Terakki Cemiyeti kurucularından Dr. Abdullah Cevdet, burada Mehmet Ziya (Gökalp) ile tanıştı. Bu temas, kentin İttihatçı örgütlenmesinin Pirinçcizadeler etrafında şekillenmesine zemin hazırladı.

BİR GÜNLÜK ÇİFTE GÖREV

1908’de Arif Pirinçcizade hem Diyarbekir mebusu hem de belediye başkanı seçildi. Ancak göreve başladıktan kısa süre sonra, 1909’da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Kent yönetimi, oğlu Feyzi Pirinçcizade’ye geçti.

FEYZİ PİRİNÇCİZADE DÖNEMİ

Feyzi Bey, İttihat ve Terakki’nin Diyarbakır’daki etkisini artırarak siyasi rakiplerine karşı sert mücadeleler yürüttü. 1912 seçimlerinde bağımsız aday olarak tekrar mebus seçildi. Bu dönem, kentteki bürokratik atamalar ve belediye kararlarında Pirinçcizadelerin belirleyici olduğu yıllar olarak kayda geçti.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">