Diyarbakır’da çekilen ve kamuoyuna yansıyan fotoğraflar, kentte yayaların günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı önemli bir sorunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Kentin işlek caddelerinden birinde kamyonun, yayalar için inşa edilen kaldırıma tamamen çıkması, hem yaya güvenliğini tehlikeye attı hem de denetimsizlik tartışmalarını beraberinde getirdi.

Kaldırımı kullanmak isteyen vatandaşların araç yoluna inmek zorunda kalması, olası kazalara davetiye çıkaran bir tablo oluşturdu.

Fotoğraflarda, kaldırım boyunca park eden kamyonun geçişi neredeyse tamamen kapattığı görülüyor.

Görme engelliler için yapılan hissedilebilir yüzeylerin de araç tarafından işgal edilmesi, sorunun sadece bir park ihlali olmadığını, aynı zamanda engelli bireylerin temel haklarının da hiçe sayıldığını ortaya koyuyor.

Kent estetiği, şehir planlaması ve yaya önceliği gibi kavramların bu görüntülerle birlikte bir kez daha sorgulanması gerektiği belirtiliyor.

YAPANIN YANINA KAR KALIYOR

Diyarbakır’da kaldırımlar araçlara teslim

Vatandaşlar, Diyarbakır’da benzer görüntülerin artık sıradan hale geldiğini ifade ediyor.

Kaldırımlara park eden kamyonlar, kamyonetler ve diğer ticari araçların çoğu zaman herhangi bir yaptırımla karşılaşmadığı, bu durumun da kuralsızlığı teşvik ettiği öne sürülüyor.

Özellikle yük indirme ve bindirme bahanesiyle kaldırımın işgal edilmesi, yayaların güvenliğini ikinci plana iten bir anlayışın göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Kent sakinleri, trafik kurallarının kağıt üzerinde kaldığını, sahada ise etkili bir uygulama ve denetim mekanizmasının işlemediğini savunuyor.

Cezai müeyyidelerin uygulanmaması ya da caydırıcı olmaktan uzak kalması, benzer ihlallerin tekrar etmesine zemin hazırlıyor.

Bu durumun, ''yapanın yanına kar kaldığı'' algısını güçlendirdiği belirtiliyor.

YAYA GÜVENLİĞİ İKİNCİ PLANDA,

Diyarbakır’da kaldırımlar araçlara teslim

Uzmanlar, kaldırımların yayalara ait olduğunun altını çizerek, bu alanların araçlar tarafından işgal edilmesinin ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu belirtiyor.

Özellikle çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler için kaldırım işgalleri hayati tehlike anlamına geliyor.

Kaldırımdan inerek araç trafiğinin yoğun olduğu yola çıkmak zorunda kalan yayaların kaza riski katlanarak artıyor.

Diyarbakır gibi nüfusu hızla artan ve araç yoğunluğu her geçen gün yükselen bir kentte, yaya öncelikli ulaşım politikalarının hayata geçirilmemesi eleştiriliyor.

Şehir içi ulaşımda düzenin sağlanamaması, sadece bireysel ihlallerle değil, aynı zamanda kurumsal sorumluluk eksikliğiyle de ilişkilendiriliyor.

''CEZASIZLIK CESARETLENDİRİYOR'' ELEŞTİRİSİ

Vatandaşlar, kamyonun kaldırıma çıkmasının tekil bir olay olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.

Asıl sorunun, bu tür ihlallerin çoğu zaman cezasız kalması olduğu ifade ediliyor.

Denetimlerin yetersizliği ve yaptırımların uygulanmaması, kurallara uymayan sürücüler için adeta bir cesaret kaynağı haline geliyor.

Kentte yaşayanların, yetkililerden daha sıkı denetimler, caydıcı cezalar ve yaya önceliğini esas alan uygulamalar talep ediyor.

Aksi halde Diyarbakır’da kaldırımların yayalara değil, araçlara ait olduğu algısının daha da pekişeceği endişesi dile getiriliyor.

ÇÖZÜM ÇAĞRISI

Ortaya çıkan bu görüntüler, Diyarbakır’da şehir yaşamının temel unsurlarından biri olan yaya güvenliğinin yeterince korunmadığını gösteriyor.

Uzmanlar ve vatandaşlar, sorunun çözümü için etkin denetim, sürekli kontrol ve kararlı yaptırımların şart olduğunu belirtiyor.

Kaldırımların asli sahipleri olan yayalar için güvenli ve kesintisiz bir ulaşım sağlanmadığı sürece, benzer manzaraların yaşanmaya devam edeceği ifade ediliyor.

Diyarbakır’da yaşanan bu kaldırım işgali, kentte denetimsizliğin ve cezasızlığın ulaştığı boyutu gözler önüne sererken, yetkililerin atacağı adımlar merakla bekleniyor.

Muhabir: NAZMİ KAHRAMAN