Diyarbakır'da ilk Musiki Cemiyeti, Atatürk'ün ''Şark Bülbülü'' unvanını verdiği Celal Güzelses tarafından kuruldu.

Uzun süre yer sorunu yaşayan cemiyet, 22 Haziran 1943 yılında Diyarbakır Kuyumcular Çarşısı içinde bulunan bir mekanda hizmetini sürdürdü.

DİYARBAKIR'IN HEDO İLE MEDO'SU

Diyarbakır'da ilk kez 86 yıl önce yapıldı

Tarihi kayıtlardaki bilgilere göre, cemiyet ilk halk konserini 12 Haziran 1939 yılında Diyarbakır'da verdi. Halk konserine o tarihte 1150 kişi katıldı.

Konserde, çeşitli enstrüman çalan kadınlar da yer aldı. Kadınlar arasında en çok tercih edilen ve o dönemde oldukça tanınan çalgıcı Hedo ile Medo da yer aldı.

Adı Hedo olarak adlandırılan Hediye ve Medo olarak adlandırılan Medine'nin yanı sıra çalgıcılar arasında Ayşe hanım, Zekiye Hanım, Zarife Hanım, Cümbüşçü Sabiha hanım, Maşacı Besse hanım ve Udi Hayk Aşçıyan da yer aldı.

ERMENİ SANATÇILAR DA YER ALDI

Diyarbakır'da ilk kez 86 yıl önce yapıldı

Saz sanatçıları arasında kadınların yanı sıra Ermeni sanatçılar da eşlik etti.

Cümbüşçüler, Hafız Seyfi, Kör Diran, leto, Arap Sadık, Ekrem Özceylan, Udi ve ud hocası Yumma, Kemani ve müzik öğretmeni Tevfik Aykal, Kemani Şefik Gürmeriç, Kemani ve Cümbüşçü Hüsnü İpekçi, Kemani Selahattin Mazlumoğlu, Klarnetçi Edip Gülmeriç, Kanuni Abulhaluk Ocak, Kanuni Gazi Gurbet, Kanuni Naci Balıkçı, Darbukacı Garebet Menekşe, Darbukacı Mustafa Hoştan, İbrahim Ekmekçi, Bağlama Ustası Sadık Ziypak, konsere katılanları coşturdu.

Konser o dönemim tanınmış ses sanatçıları Ahmet Yüksekses (Ahmike), Berber Sait Şenses, Sadık Özbek, Yusuf Tapan, Hakkı Tapan, Mehmet Ali Erdem, Eşref Atay ve efsane ikili Celal Sevimli ile Tarık Çıkıntaş, yöreye özgü birbirinden güzel eserleri seslendirdi.

DİYARBAKIR'DA ASIRLAR ÖNCE SARAYDA MÜZİKLİ GECELER YAPILIRDI

Diyarbakır'ın müzik geçmişi oldukça eskilere dayanıyor. 1400'lü yıllarda Diyarbakır'ı başkent yapan Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan döneminde ve sonrasında sarayda müzikli eğlencelerin yapıldığı kaynaklarda yer alıyor.

Uzun Hasan'ın oğlu Sultan Yakup tarafından müzisyenlerin korunduğu belirtilirken, Uzun Hasan'ın seferlere çıktığında saz heyetini de yanında götürdüğü anlatılıyor.

Kaynak: Av. Halit Ötük / Gazeteci Mehmet Sıddık Algül