Bir zamanlar Diyarbakır’ın bostanlarında düzenlenen eğlenceler, sadece müzik ve sohbetin değil, aynı zamanda kentin kültürel hafızasının da en renkli buluşmalarından biri olarak hafızalarda yer ediyordu.
Bu eğlencelerin en unutulmaz anı ise gecenin ilerleyen saatlerinde yaşanıyordu.
Bostan eğlencelerinin en görkemli anında karpuzların içi oyuluyor, içerisine gazla yoğrulmuş kül doldurulup yakıldıktan sonra Dicle Nehri’nin sularına bırakılıyordu.
Karanlığı yaran bu ışıklar nehir üzerinde süzülürken, ortaya adeta meşalelerle aydınlatılmış büyüleyici bir manzara çıkıyordu.
Dicle boyunca ilerleyen ışıklı karpuzlar, eğlenceye katılanların hafızalarında silinmez izler bırakıyordu.
EĞLENCENİN EN ÇOK ARANAN İSİMLERİYDİ
Bu geleneksel buluşmalar, Diyarbakır’ın musiki folkloruna büyük katkılar sunan isimleri de bir araya getiriyordu.
Günümüzde hayatta olmayan Hayık Aşçı, Garabet Menekşe (Bube), Naci Balıkçı, Gazi Gurbet ve Diyarbakır mayalarıyla tanınan Berber Enver Balçık, bostan eğlencelerinin vazgeçilmez simaları arasında yer alıyordu.
Halk oyunlarındaki ustalıklarıyla tanınan Kömürcü Ziya, Hamamcı Yaşar ve Terzi Hanna da bu gecelerin renkli isimleri olarak dikkati çekiyordu.
Dönemin önemli sanatçılarından Celal Güzelses, Tarık Çıkıntaş, Celal Sevimli, güzel maya okuyuşuyla bilinen Berber Hasan Tuncay ve Hüsnü İpekçi ise sık sık bu toplantılara davet ediliyordu.
MÜZİK VE SOHBET GECEYE DAMGA VURUYORDU
Diyarbakır’ın kendine özgü müzik kültürü bu buluşmalarda yaşatılıyor, usta sanatçılar seslendirdikleri eserlerle unutulmaz gecelere imza atıyordu.
PAÇA KAZANI KAÇIRMA GELENEĞİ
Bostan eğlencelerinin bir diğer ilginç geleneği ise paça kazanları etrafında şekilleniyordu.
Akşamdan hazırlanan paçalar büyük kazanlarda sabaha kadar kaynatılıyor, gün ağardığında misafirlere ikram ediliyordu.
Bostan sahipleri arasında paça kazanı kaçırmak da zamanla eğlenceli bir rekabete dönüşmüştü. Özellikle misafiri bulunan bostanların paça kazanlarını kaçırmak adeta gelenek haline gelmişti. Amaç, bostan sahibini misafirleri karşısında tatlı bir şekilde zor durumda bırakmaktı.
Bu nedenle her bostan sahibi, kaynayan paça kazanının başında bir nöbetçi bulundururdu.
Ancak kazanın kaçırılması durumunda kimse alınmaz, küskünlük yaşanmazdı.
Aksine bu durum eğlencenin bir parçası olarak görülür, kahkahalarla karşılanırdı.
DİCLE'NİN BALIKLARI
DOSTLUK VE GELENEĞİN BULUŞTUĞU GECELER
Müzik, sohbet, oyunlar ve geleneksel ikramlarla şekillenen bostan eğlenceleri, Diyarbakır’ın sosyal yaşamında önemli bir yere sahipti. Dicle üzerinde süzülen ışıklı karpuzlar ise bu kültürün en etkileyici simgelerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.