Tarih boyunca medeniyetlerin buluşma noktası olan Diyarbakır, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde de bölgenin en parlak ilim, kültür ve ticaret merkezi olarak öne çıkıyordu.
Sadece surlarıyla değil, sosyal ve entelektüel dokusuyla da adeta bir kale olan şehir, arşiv kayıtlarına göre o dönemde şaşırtıcı bir canlılığa sahipti.
Dönemin resmi kayıtları ve salnameler (yıllıklar), şehrin çok katmanlı yapısını gözler önüne seriyor. Bu kayıtlara göre, Diyarbakır'ın, her köşesinin tarih ve bilgiyle donatılmış bir metropol olarak öne çıktığı ifade ediliyor.
İNANCIN VE İBADETİN KALBİ
Kayıtlarda, şehirde, İslam medeniyetinin zarif mimarisini yansıtan 27 cami ve gündelik ibadetler için halkın kolayca ulaşabildiği 32 mescit bulunduğu belirtilerek, buna ek olarak, 5 tekkenin hizmet verdiği bildiriliyor.
DİYARBAKIR'DA EĞİTİM
Diyarbakır'da, yüksek İslami ilimlerin okutulduğu 9 medrese, modern eğitimin temellerini atan bir idadiye-yi mülkiye (lise), askeri ve sivil idareciler yetiştiren birer rüştiye-i askeriye ve rüştiye-i mülkiye (ortaokul) mektepleri bulunduğu ifade edilerek, temel eğitimde ise bir ibtidâî (ilkokul) ve halkın çocuklarını gönderdiği 20 kadar sıbyan mektebi bulunduğu kaydediliyor.
ÇOK KÜLTÜRLÜ YAŞAMIN AHENGİ
Arşiv kayıtlarında, şehrin farklı inançların bir arada barış içinde yaşadığı bir mozaik olduğu ifade edilerek, ''Müslüman eğitim kurumlarının yanı sıra Hıristiyan cemaatine ait 19 ibtidâî mektebi ve ibadetlerini özgürce yaptıkları 11 kilise, bu toplumsal zenginliğin en net kanıtıydı'' deniliyor.
BİLGİNİN VE TİCARETİN NABZI
Kentte, entelektüel hayatın can damarı olan 7 kütüphanenin, şehri bir bilgi hazinesine dönüştürdüğü belirtilerek, aynı zamanda, ticaret yollarının kesişim noktasında bulunan Diyarbakır'da, kervanların ve tüccarların konakladığı 19 han, esnafın bir araya geldiği üstü örtülü büyük bir çarşı ve sosyal hayatın vazgeçilmezi olan 8 hamam bulundüğü kaydediliyor.
Diyarbakır'da kamuya açık 130 çeşme ve hanelerin içindeki 430 çeşme bulunduğu da bildirilirken, söz konusu tarihi yapıların bir çoğunun günümüzde izinin dahi kalmadığı belirtiliyor.




