Diyarbakır'ın en önemli tarihi yapılarından biri olan On Gözlü Köprü, yüzyıllardır ayakta kalmayı başarırken, yapım tarihiyle ilgili tartışmalar da gündemdeki yerini koruyor.
Tarihçiler ve araştırmacılar arasında köprünün hangi dönemde inşa edildiğine ilişkin farklı görüşler bulunurken, bazı kaynaklar yapının geçmişini milattan önceki yıllara kadar uzatıyor.
On Gözlü Köprü'nün tarihi
Bazı araştırmacılar köprünün antik çağlardan kalan bir yapı olduğunu savunurken, bazıları ise mevcut yapının sonraki dönemlerde yeniden inşa edildiğini ifade ediyor.
Bu durum da köprünün gerçek yaşına ilişkin tartışmaların günümüze kadar ulaşmasına neden oluyor.
Kırklar Kilisesi ile bağlantısı dikkat çekiyor
Tarihi kayıtlara göre kilise, 5. yüzyılın sonlarında Diyarbakır Metropoliti Mar Yuhanna tarafından inşa edildi.
Bazı kaynaklarda, Kırklar Kilisesi'ne ulaşımı kolaylaştırmak ve Silvan güzergâhını kullananların Dicle Nehri'ni güvenli şekilde geçmesini sağlamak amacıyla On Gözlü Köprü'nün yapıldığı belirtiliyor.
Bu görüş, köprünün bölgedeki dini ve sosyal yaşamla olan ilişkisini ortaya koyan önemli değerlendirmeler arasında yer alıyor.
M.Ö'ye uzanan iddia
Köprünün güney tarafındaki ayaklardan birinde bulunan Süryanice bir yazıtın çözümlemesinde, ''Buhru Halei Mano zamanında Diyarbakır köprüsü onartılmıştır'' ifadesinin yer aldığı aktarılıyor.
Bu yorum, bazı araştırmacılar tarafından köprünün söz konusu tarihten önce de var olduğu şeklinde değerlendirilirken, farklı görüşler yazıtın köprüye değil başka bir yapıya ait olabileceğini savunuyor.
Farklı görüşler
Köprünün güney ayağındaki aslan figürünün altında yer alan ve Milattan Önce 90 yılını işaret eden Süryanice kitabe, uzun yıllar köprünün antik çağdaki varlığına kanıt olarak gösterilmişti.
Ancak Cevdet Çulpan'ın araştırmaları ezber bozuyor. Köprü defalarca yıkıldığı ve her onarımda ise çevre yapılardan taşların taşındığı ifade ediliyor.
Özellikle Kırklar Dağı'ndaki manastır kalıntılarından getirilen yapı malzemelerinin köprü onarımlarında değerlendirilmiş olabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle bazı uzmanlar, köprü üzerindeki yazıtların ve yapı taşlarının tek başına köprünün ilk inşa tarihini ortaya koyamayacağını savunuyor.
Yapının farklı dönemlerde geçirdiği onarımların, tarihsel sürecin tam olarak aydınlatılmasını zorlaştırdığı kaydediliyor.
Bugün hem yerli hem de yabancı ziyaretçilerin ilgi gösterdiği On Gözlü Köprü, Diyarbakır'ın kültürel mirasının en önemli parçalarından biri olarak kabul ediliyor.
Yapım tarihiyle ilgili farklı görüşler devam etse de köprü, Dicle Nehri üzerindeki konumu ve yüzyıllara meydan okuyan mimarisiyle bölgenin en dikkati çekici tarihi eserleri arasında yer almayı sürdürüyor.