Balıkçılarbaşı’ndaki tezgâhlarda sergilenen bu balıklar, Diyarbakır halkının kendine has şivesiyle isimlendirdiği birer lezzet mirasıydı.
İşte o meşhur liste:
Siring, Berat, Faran
Şebbot (Dicle’nin en asil ve lezzetli balığı)
Çar, Enver
Bini (Kaya Balığı)
Dip
Marmasu (Yılan Balığı)
Herver (Bıyıklı Balık)
Karagöz
GÜNÜMÜZDE NE KALDI?

Zamanın akışı ve değişen doğa koşulları, ne yazık ki bu zengin listeyi epey daralttı.
Bugün Balıkçılarbaşı’nda o eski 11 türün hepsini bir arada görmek neredeyse imkânsız. Günümüzde varlığını sürdüren ve tezgâhlarda nadir de olsa rastlayabildiğimiz türler şunlar:
Şebbot: Bölgenin "saray balığı" olarak bilinen Şebbot, hala Dicle’nin en kıymetli sakini ve az da olsa tezgahlarda yerini koruyor.
Bini (Kaya Balığı): Dayanıklılığıyla bilinen bu tür, nehrin akıntısında var olmaya devam ediyor.
Herver (Bıyıklı Balık): Yerel balıkçıların ağlarına hala takılan, Diyarbakır sofralarının tanıdık siması.
Siring ve Karagöz: Sayıları oldukça azalsa da, mevsimine göre şanslıysanız tezgâhlarda görebilirsiniz.
Marmasu, Enver ve Faran gibi türler ise artık daha çok eski toprak Diyarbakırlıların hatıralarında ve tarih kitaplarında yaşıyor.
Baraj yapıları ve çevresel faktörler, Balıkçılarbaşı’nın o eski çok sesli ve çok renkli balık çeşitliliğini bir parça sessizliğe büründürse de; semt, isminde taşıdığı o büyük mirası hatırlatmaya devam ediyor.




