Tarihi kaynaklara göre, Diyarbakır (Amid) surları, 1394 yılında Timur’un ordularına karşı beş gün boyunca direndi.
Şehir düştüğünde ise Timur'un askeri stratejilerden önce şehrin kutsal değerlerine yöneldiği belirtiliyor.
Dönemin vakanüvisleri ve önemli tarihçiler, Timur’un Diyarbakır’a adım atar atmaz ilk durağının Hz. Yunus ve Hz. Cercis peygamberlerin makamları olduğunu ifade ediyor.
ALTINLARLA İNŞA EDİLEN KUBBELER
Hasan Basri Konyar, 1936 basımlı ''Diyarbakır Tarihi'' eserinde bu tarihi anı şu sözlerle aktarıyor:
"Şehre giren Timur; Yunus ve Cercis peygamberlerin kabirlerini ziyaret etti. Üzerlerine birer kubbe yapılması için birçok para verdi. Diyarbekir fakirlerine ihsanını esirgemedi.''
Kaynaklara göre, bu olay sadece yerel kayıtlarla sınırlı kalmayıp, dünyaca ünlü Osmanlı tarihçisi Baron Joseph von Hammer Purgstall’ın eserlerinde de kendine yer buldu.
Hammer, Timur’un bu iki makamı ihya etmek için kesenin ağzını açtığını ve o dönemin büyük bir meblağı olan 20 bin kepik (lira) bağışladığını yazar.
Timur’un, fethin hemen ardından gerçekleştirdiği bu ziyaretle, Hz. Yunus’un kabrinin Diyarbakır Sur içinde olduğunun ortaya çıktığı kaydediliyor.




