Diyarbakır Ulu Camii Harem-i Şerif Değilmiş (1)

Abone Ol

Sıddık Algül

Halk arasında ve bazı kaynaklarda da ''Haremi Şerif'' olan camiler dendiğinde bu 5 camini ismi söylenir. Sosyal medyadan sorgulandığında da bu 5 caminin ismi karşımıza çıkar.
Peki bu 5 cami hangileridir;
1-Kâbe’deki El Mescid-ül Haram ( Mescd-i Harem)
2-Mescid-i Nebevi
3-Mescid-i Aksa
4-Şam Emeviye
5-Diyarbakır Ulu Camii
Bu beş camii Harem-i Şerif olarak bilinir. Yani bu camiler kutsal mabetler oldukları söylenir.
Haram ya da Harem-i Şerif Nedir?
Kâbe'nin bulunduğu alana neden haram denir? Mescid-i Haram veya Mescid-i Harem’in, bunduğu bölgelere haram adının verilmesinin sebebi, bu alanda bulunan zararlıların dışındaki canlıların öldürülmesi ve bitki örtüsüne zarar verilmesinin haram kılınmış olmasından dolayı bu alana haram ya da harem, bu alanda veya bu alanın çevresinde bulunan mescide de El- Mescid-i Haram denmiştir.
Mekke de haram kılınan bu alana El-Beledü'l-Harâm denildiği gibi Kâbe’ye de El-Beytü'l-Harâm, çevresindeki mescide de El-Mescid’ül-Harâm veya El- Mescid-i Harem olarak anılmaktadır.
İşte, El-Mescidü'l-Haram, Mekke'de Kâbe'nin bulunduğu alandaki caminin adıdır. Hürmet ve saygı gösterilmesi gereken mescit anlamında Mesci’de bu ad verilmiştir.
El Mescid’ül Haram, Suudi Arabistan'ın Mekke şehrinde bulunan ve haram kılınan bu alanın içinde Kâbe'nin yer aldığı ve Müslümanlarca yeryüzünde kutsal kabul edilen büyük camidir. Kelime anlamı "Hürmetli/Kutsal Mescit" olan bu yer, Hac ve Umre ibadetlerinin merkezidir. Kur'an'da 16 ayette geçen bu mekân, dünyanın en büyük camisi ve en eski mabedi olarak bilinir.
Burası, yeryüzünde inşa edilen ilk mescit ve Müslümanların kıblesidir. Buraya Mescid-i Haram veya Mescid-i Harem denildiği gibi, Harem-i Şerif de denilmektedir.
Özet olarak; Açık olan bu alan üzerinde bulunan Kâbe, Makam-ı İbrahim ve zemzem kuyusu bu mescidin birer parçasıdır: Bu Haremi Şerif bölgesinde zararlıların dışında kan dökmek, ağaç kesmek ve avlanmak haram kılınmıştır. Bu nedenle buraya Haram-i Şerif denilmiştir. Yani buraya Harem veya Haram denilmesi, hürmet duyulan bir yer olduğundan dolayıdır.
Aslında Harem-i Şerif söylemi Kabe ve çevresi için kullanılır. Yani Harem-i Şerif deyimi Mekke'deki Kabe-i Muazzama denir. Ama Harem-i Şerif tabiri, Medine’deki Mescid-i Nebevi ve Kudüs’teki Mescid-i Aksa için de kullanıla gelen bir tabirdir.

Harem-i Şerif olarak kabul edilen Mescitler;
1- Mekke’ de, El Mescid-i Haram (El Mescid’ül Haram)
2- Medine’ de, Mescid-i Nebevi
3- Kudüs’ ta Mescid-i Aksa
1- Mekke’de El Mescid-i Haram veya Harem
Mekke deki Mescid-i Haram; Etrafı kubbeli revaklarla çevrili, ortasında Kabe'nin yer aldığı mescittir. Diğer bir tabirle Kabe'yi kuşatan mescid demektir. Yani, Mekke'de yer alan bu Mescidi Haram bölgesiyle birlikte buraya Mescid-i Haram veya Mescid-i Harem denilir. Buraya Mescidi Şerif'de denilmektedir.
Mescid-i Harem Bölgesinin ortasında yer alan meydanda tavaf yeri Kabe, zemzem kuyusu, Makam-ı İbrahim, Hacerül Esved gibi bölümler bulunur ve bunlar mescidin birer parçasını oluşturur.

"Şüphesiz, insanlar için kurulan ilk ibadet evi, elbette Mekke'de, âlemlere rahmet ve hidayet kaynağı olarak kurulan Kâ'be'dir." (Al-i İmran suresi, 96. ayet)
2- Medine’de; Mescid-i Nebevi
Mescid-i Nebevi; Hz. Peygamber'in (sav) Mekke'den Medine'ye hicretinden hemen sonra Ashabıyla birlikte inşa ettiği mescittir. Mescid-i Nebi, Mescid-i Şerif, Mescid-i Saadet olarak ta isimlendirilmektedir.
Bizzat Hz. Peygamber (sav) tarafından yaptırılan iki mescitten biri Mescid-i Nebevi, diğeri Kuba Mescididir. Kuba Mescidi; Hz. Peygamber daha Medine’ye gelmeden Kuba’da Amr b. Avf oğullarına ait bir hurma kurutma yerinde yapılan mescittir.
Fazilet olarak bakıldığında çoğu İslam alimlerine göre Mescid-i Harem, Mescid-i Nebevi'den önce gelmektedir. Bazı İslam alimlerine göre de Hz. Peygamber (sav) buraya defnedildiğinden dolayı Mescid-i Nebevi daha faziletli olarak görülür.

Mescid-i Nebevi yapıldığı zaman bütün resmi faaliyetlerin gerçekleştirildiği bir yer oldu. Hz. Osman döneminden itibaren burası da her dönemde giderek genişletilmiş ve günümüzde yaklaşık 400.000 m2’lik bir alana sahip olmuştur. "Evimle minberimin arası Cennet bahçelerinden bir bahçedir ve minberim de Cennet bahçelerinin üzerindedir." (Ahmed b. Hanbel)
3- Kudüs’te; Mescid-i Aksa
Mescid-i Aksa denilince birçoğumuzun aklına "Altın Kubbeli" bir yapı gelmektedir. Bu altın kubbeli yapı Mescid-i Aksa değil, "Kubbetü’s Sahre" dır. Mescid-i Aksa düşünüldüğü gibi bir yapı değildir. Allah (c.c.)’ın kutsal kıldığı bir arazinin, bir alanın adı yani bir Haremi Şerif bölgesidir. Bu alan Müslümanların ilk kıblesidir.
Bundan dolayı Mescid-i Aksa sadece Müslümanlar için değil, üç büyük dinin de önemli ve kutsal saydığı, Peygamberlerinin birtakım önemli olayları yaşadığı bölgedir.
"Üç mescitten başka bir yere (ibadet etmek için) özel olarak yolculuk yapılmaz; Mescid-i Harem, Mescid-i Aksa ve Benim mescidim (Mescid-i Nebevi)" (Buhari)
Buna dayanarak diyebiliriz ki Şam Emevi Camii ve Diyarbakır Ulu Camii Harem-i Şerif değildir.
Öyleyse kamu oyunda bilinen Şam Emevi Camii 4., Diyarbakır Ulu Camii de 5. Harem-i Şerif değil, Üç Harem-i Şerif vardır. Bunlar da ;
1- Mekke; Mescid-i Harem
2- Medine; Mescid-i Nebevi
3- Kudüs; Mescid-i Aksa
Devam Edecek (Ulu Cami Harem-i Şerif Değilmiş)

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">