Mezopotamya’nın kalbi, medeniyetlerin buluşma noktası Diyarbakır... Bu kadim kent sadece bazalt taşlarıyla değil, o taşların ardına gizlenmiş, yüzyıllardır kulaktan kulağa yayılan efsaneleriyle de yaşıyor.
Şehrin mistik havasını soluyanların anlatmaya doyamadığı, duyanları hayretler içinde bırakan o meşhur 5 efsaneyi sizler için derledik.
1. BEN U SEN: BİR SANAT AŞKI VE ÜZÜNLÜ SON

Diyarbakır surlarının en görkemli yapıları olan Evli Beden ve Yedi Kardeş burçlarının hikayesi, bir baba-oğul rekabetinden doğan hüzünlü bir sona dayanır.
Mimar İbrahim ve oğlu Mimar Yahya, bu burçları tamamladıklarında ortaya çıkan eserin kusursuzluğu karşısında büyülenirler.
Efsaneye göre, bu güzelliğin üstüne bir daha asla çıkamayacaklarını anlayan baba ve oğul, ''Ben ve Sen'' diyerek el ele tutuşup surlardan boşluğa bırakırlar kendilerini.
O günden beri bu bölge, onların anısına ''Ben u Sen'' olarak anılır.
2. ZİNCİRLENEN ŞEYTAN: DİYARBAKIR'IN HUZURU

Eski bir inanışa göre, her şehrin düzenini bozan bir şeytanı varmış.
Diyarbakır’ın şeytanı ise halkı sürekli birbirine düşürür, kavgadan beslenirmiş. Ancak şehrin usta bir demircisi, zekasıyla bu kötü ruhu alt etmeyi başarmış.
Şeytanı yakalayıp dövdüğü demirin içine hapseden demirci, onu İç Kale’deki bir duvara sımsıkı zincirlemiş.
Anlatılanlara göre, Diyarbakır’ın o günden sonra huzura kavuşmasının sebebi, bu duvarlarda hala zincirli olan o ''Diyarbakır Şeytanı''dır.
3. KIRKLAR DAĞI'NIN BEYAZ GÜVERCİNLERİ

Kırklar Dağı’nın bağrında yer alan gizemli mağara, sadece bir taş oluşumu değil, ''Kırk Evliya''nın mekanıdır.
Halk arasındaki inanışa göre bu evliyalar, her perşembe akşamı beyaz güvercin kılığına girerek mağaraya süzülürler.
Gece boyu ibadetle geçen vaktin ardından, sabah namazıyla birlikte tekrar kanatlanıp gökyüzüne karışırlar.
Şifa arayanların uğrak noktası olan bu mağaranın suyu ve toprağı, bu kutsal ruhların bereketiyle hala kutsal kabul ediliyor.
4. ŞEHRİN GİZLİ KORUYUCULARI: KEDİLER MECLİSİ

Diyarbakır’ın sokak kedilerine olan saygısının ardında mucizevi bir hikaye yatar.
Yalnız yaşayan yaşlı bir adamın evine aldığı yaralı kedi, aslında geceleri insan formuna bürünerek Kırklar Dağı’ndaki gizli bir meclise katılan bir bilgedir.
Şehrin dertlerinin konuşulduğu bu ''Kırklar Meclisi''nin sırrı, adamın takibiyle ortaya çıkınca kedi bir daha dönmemek üzere kaçar.
O günden sonra şehirde kediler, bu gizli koruyucuların birer temsilcisi olarak büyük bir saygıyla korunur.
5. BALIK KARNINDAN SURLARA: HZ. YUNUS'UN MİRASI

Diyarbakır surlarının o eşsiz ''kalkan balığı'' formunun ardında peygamber izi olduğuna inanılır.
Ninova'dan ayrıldıktan sonra balık tarafından yutulan ve büyük mucizeyle kurtulan Hazreti Yunus’un yolunun Diyarbakır’a düştüğü rivayet edilir.
Fis Kayası’ndaki bir mağaraya yerleşen Yunus Peygamber, şehrin reisine kalkan balığına benzeyen bir plan sunar.
Bugün dünyayı hayran bırakan o devasa surlar, işte bu ilahi planın eseri olarak yükselir.




