Diyarbakır Salnamelerinde yer alan bilgilere göre, Diyarbakır'da 1870 yılında, dönemin valisi Kurt İsmail Paşa, sokakta yaşayan çocuklara yeni bir hayat sunmak amacıyla surların dışında bir ıslahhane inşa etti.

Islahhanenin, sadece barınma değil, aynı zamanda eğitim ve meslek edinme imkanı sunan bir merkez haline geldiği anlatılan kayıtlarda, ıslahhanede, 700 çocuk için üç yıllık bir ilkokul eğitimi verilerek, ardından dökümcülük, boyacılık ve marangozluk gibi el sanatları öğretildiği ifade ediliyor.

USTA VE EKİPMANLAR AVRUPA'DAN GETİRİLDİ

Diyarbakır sokak çocukları için umut olmuştu

Kaynaklarda, ek.pman ve ustaların Avrupa'dan getirildiği ve deneyimli ustalar eşliğinde öğrencilerin, gerçek birer zanaatkâra dönüştürüldüğü belirtiliyor.

Eğitimlerini başarıyla tamamlayan gençlerin, küçük bir sermaye desteğiyle kendi atölyelerini açabildikleri ve böylece topluma faydalı bireyler haline geldikleri kaydedilen kaynaklarda şu bilgilere er veriliyor:

ISLAHHANE SANAYİ MEKTEBİ OLDU

''Bu öncü proje, kısa sürede Diyarbakır Sanayi Mektebi olarak anılmaya başlandı. Sadece bölge için değil, tüm ülke için bir örnek teşkil eden bu okul, birçok gencin hayatını değiştirdi. Sokaklardan toplanan çocuklar, bu sayede hem bir meslek sahibi oluyor hem de topluma kazandırılıyordu.

Diyarbakır Sanayi Mektebi, sadece bir eğitim kurumu değil, aynı zamanda o dönemki Türkiye'nin sanayileşme çabalarına önemli bir katkı sağladı. Bu tarihi mekan, bugün de unutulmadan hatırlanmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır.''

Kaynak: Tarihten Günümüze Diyarbakır Konferansı