Tarihi kayıtlarda yer alan bilgilere göre, Cumhuriyetin ilk yıllarında kurumsallaşma sürecinde önemli adımlar atan Türkiye, 1927 yılında hayata geçirdiği bir uygulamayla bölgesel yönetimi yeniden şekillendirdi.

Bu kapsamda Diyarbakır, 20 yıl boyunca sekiz ili kapsayan Umumi Müfettişlik sisteminin merkezi oldu ve bölge yönetiminin kalbine dönüştü.

DİYARBAKIR, UMUMİ MÜFETTİŞLİK MERKEZİ OLDU

1927 yılının sonunda alınan kararla, bölgesel idari yapıyı güçlendirmek amacıyla Umumi Müfettişlik sisteminin devreye alındığı kaydediliyor.

Bu sistemin ilk ayağı olan Birinci Umumi Müfettişlik için merkez olarak Diyarbakır'ın belirlendiği ve böylece şehrin, çevresindeki diğer illerden ayrılarak stratejik ve politik bir odak haline geldiği ifade ediliyor.

SEKİZ İLİN YÖNETİMİ DİYARBAKIR’DAN YÜRÜTÜLDÜ

Birinci Umumi Müfettişlik; Diyarbakır ile birlikte Bitlis, Elazığ, Hakkari, Mardin, Siirt, Urfa ve Van illerini kapsıyordu.

Bu sekiz il, idari olarak Diyarbakır’dan yönetildi. Şehir, bu geniş coğrafyanın karar alma merkezi haline geldi.

ŞEHİRDE KURUMSAL YAPILANMA HIZ KAZANDI

Merkezin Diyarbakır’a taşınmasıyla birlikte şehirde kapsamlı bir inşa süreci başladığı bildiriliyor.

Yeni valilik binası, karargâh yapıları, memur lojmanları ve çeşitli hizmet binaları kurularak Diyarbakır'ın tam anlamıyla bir yönetim üssüne dönüştürüldüğü ifade ediliyor.

ASKER VE MEMUR NÜFUSU ARTTI

1930’lu ve 1940’lı yıllarda Diyarbakır’daki asker ve memur sayısında büyük artış yaşandığı belirtilerek, bu dönemde şehir nüfusunun önemli bir kısmını devlet görevlilerinin oluşturduğu kaydediliyor.

20 YIL SÜREN YÖNETİM MERKEZLİĞİ

Birinci Umumi Müfettişlik uygulamasının, 1947 yılında kaldırıldığı belirtilirken, Diyarbakır’ın 20 yıl boyunca üstlendiği bu bölgesel idari görevin, kenti yalnızca askeri ve bürokratik değil, aynı zamanda politik anlamda da önemli bir merkez haline getirdiği bildiriliyor.

Kaynak: Prof. İbrahim Yılmazçelik