Ayşegül Yaşar
Prof.Dr.Naci Görür, yıllarca Güneydoğu’da yaşayan insanların ‘Deprem geliyor’ diye uyardığını ancak insanların kendisini duymadığını söyledi. Görür, “Diyarbakır deprem tehdidi altında değil, ama komşusunun depremini hissedecek” dedi.

Jeoloji Mühendisleri Odası (JMO), Dicle Üniversitesi, Doğu Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (DOGÜNSİFED), Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) ve Diyarbakır Mermerciler ve Madenciler Derneği (DİMAD) tarafından "Depreme Dirençli Kentler Diyarbakır" çalıştayı düzenlendi.
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya, deprem sürecinde Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu'nun çalışmalarına değindi. Kaya depreme karşı önlem alınması gerektiğine işaret etti.
“TÜRKİYE’Yİ 10-15 SENEDE DEPREME HAZIRLARIZ”
Çalıştay’ın ikinci oturumunda konuşan Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye'de Afet Bakanlığı'nın kurulması gerektiğini söyledi. Görür, “Ciddi bir bakanlık kurulması halinde liyakata dayalı onu konumlandırırsak, ciddi bütçe verirsek ve anayasal bir yapısı olursa, siyaset üstü bir bakanlıkla biz bütün Türkiye'yi 10-15 senede depreme hazırlarız” dedi. Prof.Dr.Görür, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“BUGÜN OLMAZ İSE YARIN DEPREM OLACAKTIR
“Deprem oldu mu, olacak mı, orada mı olacak, olursa nasıl olur?” gibi soruların artık miadını doldurdu. Bugün olmazsa yarın deprem olacaktır. Güneydoğu'da 50 binden fazla insanımızı bu depremde kaybettik. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Alp-Himalaya dağ kuşağının gereği olan bir kuşak üzerinde bulunuyoruz. Ülkemizin her metrekaresi ciddi deprem üretecek noktadadır. Herhangi bir gün sabah uyandığımızda 7 büyüklüğünde bir depremin herhangi bir yerde olduğunu, binlerce insanın öldüğünü duyabilirsiniz, bu sürpriz olmaz.”
“DİYARBAKIR’I İKİ DEPREM TEHDİDİ BEKLİYOR”
Prof.Dr.Görür, Diyarbakır’ın Kentin iki deprem tehdidi ile karşı karşıya olduğunu, birinin kuzeyde Bitlis- Zagros denilen bindirme kuşağında olduğunu, buranında yüksek dağlık bir bölge olarak Adıyaman’dan Hakkari’nin Cilo Dağları’na kadar uzandığını söyledi. Diğerinin de Doğu Anadolu fay hattının olduğunu söyleyen Görür, “Bu ikisi de levha sınırlarıdır. Levha sınırları deprem üretirler. Dünya da depremin nedeni de levha sınırlarıdır. Bu depremler nedeniyle levhalarda kendi içlerinde kırılır, levha içinde deprem meydana getirirler” diye konuştu.

Bu depremler Diyarbakır'ı elbette etkileyeceğini ama zemin etüdü, yapı stokunu doğru düzgün yaparsak, bunun büyük bir faciaya neden olmayacağını söyleyen Prof.Dr.Görür, “Diyarbakır'da 5 bin bina zarar gördü denildi. Yapı stoku ve zemin etüdünü doğru düzgün yapmamışsanız, yeterli malzeme kullanmamışsanız, mühendislik hizmeti vermemişseniz, yap-satçı müteahhitlere evleri vermişseniz bu kadar zarar tabi ki olur” dedi.
Prof.Dr.Görür, Diyarbakır'ın kendisinin tehdit alanında bulunmadığını ancak komşunun depremini hissedeceğini bu nedenle önlem alması gerektiğini söyledi. Kentin tamamen depreme dirençli olması için 6 madde sıralayan Prof.Dr.Naci Görür, şöyle dedi:
“Halk olarak bizim deprem bilgimiz, kültürümüz ve eğitimimizin olması lazım. Güneydoğu'daki bütün insanları senelerce deprem geliyor diye uyardım. Oranın halkı duymadı. Beni de takip eden Güneydoğu halkı duymadı. Orada yaşayan insanlar beni ciddiye almadı. Bunu eğitimle yapacağız. Anaokulundan başlayarak dersler vererek, yerel gazeteciler, yerel yönetimler eliyle anlatarak, konuşarak, ederek depremi geriletebiliriz. Diyarbakır halkı bu ferasete ulaşmazsa asla Diyarbakır'ı depreme dirençli kent yapamazsınız” diye konuştu.





