Çermikli bir Zaza Dr. Fuad Beg

Dr. Fuad, Diyarbakır’ın Çermik ilçesinde doğmuştu. Hacı İbrahim Efendi’nin oğluydu. İlkokulu Diyarbakır’da, sonra İstanbul’da devam etti.

Abone Ol

Ailesinin varlıklı olması hasebiyle Paris’te tıbbiye okuyarak doktor oldu. Türkiye'nin en köklü iki tıp fakültesinden biri olan.14 Mart 1827'de Padişah II. Mahmut tarafından kurulan, adı sonradan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi olan Mekteb-i Tıbbiye-i’de akademisyen olması için teklif alır. Ancak onun idealleri başkadır.

Bu yazımı herhangi bir etnik kökenin ve siyasi bir harekâtın etkisinde kalmadan yorumsuz, tarafsız bir şekilde kaynaklarıma bakarak yazdım. Adilce bir yorumu sizlere bırakıyorum. İkinci çözüm sürecinin önümüzde yıllarda kimseye hapislik veya zulüm olmaması, onurlu bir barış için Türklere ve Kürtlere hayırlara vesile olsun.

Şeyh sait isyanının pek bilinmeyen bir ismi yeterince tanınmamıştır. Yeni kuşak tarafından da yeterince bilinmiyor. Çermikli Dr. Fuad Beg o dönem gazeteciliğe ilgi duydu.. Oysa olayı derinlemesine anlamak için 1991 de basılan Uğur Mumcu, Kürt-İslam Ayaklanması kitabını, ayaklanmaya destek veren ve hayatı sürgünde geçen bir Osmanlı paşası Kedrî Cemîl Paşa Zinar Silopî’de yazdığı anıları okumak gerekir. Merkezî yönetime karşı girişilen, geniş çaplı, Kürt ve Zaza aşiretlerin destek verdiği Kürt milliyetçisi ve hilâfet taraftarı ayaklanmaya önemli bir ismini biraz yakından tanıyalım. İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü damadı gazeteci Metin Toker’in başka bir açıdan yazdığı Şeyh Sait ve İsyanı kitaplarını incelemeden o dönemi anlamak çok zor.

Dr Fuad’ın ailesinin ekonomik durumu iyiydi, Diyarbakır’da açtığı muayenede hastalarından çoğu zaman para almıyor, fakir ve muhtaçlara kendi imkânlarıyla bedava ilaç veriyordu. Bu nedenle Diyarbakır halkının gönlüne iyiliksever bir doktor, halk tarafından takdir edilen bir insan olarak bilindi.

Şubat 1925'te başlayan Şeyh Said İsyanı iki ay sürdü. Dönemin adıyla: “Genç Hâdisesi” merkezî yönetime karşı girişilen, geniş çaplı, Kürt ve Zaza aşiretlerin destek verdiği şeriat isteyen hilâfet taraftarlarının ayaklanmasıdır. Yakın tarihi bilmeyenler sadece yüzeysel olarak evet bu bir Kürt isyanıydı diye geçiştiriliyor.

Dr. Fuad Beg Dımıli lehçesinde konuşan Çermikli bir Zaza idi. 1912’de İstanbul’da kurulan Kürt talebe cemiyeti Hevî’nin üyesi ve 1921 Erzurum’da Kurulan Şeyh Said’e isyanının içindeki Azadi Cemiyetinin Diyarbakır temsilcisiydi. 21 Şubat 1921’de Dr. Fuad bir yakınına yazdığı mektup da ele geçmiş ve suç delili sayılmıştı. Diyarbakır’da kurulan Şark İstiklal Mahkemesi üyelerinden Saib Bey ve Diyarbakır Valisi Mürsel Bey ve Savcı Sürreya idamına karar verdi.

Diyarbakır Çermikli Doktor Fuad Ayaklanma başlamadan önce Mezopotamya adında bir gazete çıkarmak istiyordu. 16 Nisan 1925’te verilen idam kararıyla bir gün sonra Dr. Fuad, 17 Nisan 1925 Cuma günü şafak vakti, 1925 Hareketi'nin ilk ve en genç kadrosu olarak, Şeyh Eyüb Sivaregi ile birlikte Saray Kapısı yakınlarındaki şimdiki kent müzesi olan meydanda asıldı.

Yazımıza ünlü şair Cîgerxwîn’in Dr Fuad için yazdığı dizeleriyle devam edelim.

“Ji wê rabe here bêje Fuad beg.

Ji kurmanca ra rêzanî tu bê şek.

Qelem fêde dike îro tu rabe,

Xewa şîrîn ji bo me pir ezab e.”

Cîgerxwîn

(Kalk oradan ve Fuad Beg'e söyle.

Sen hiç şüphesiz Kurmanciyi iyi bilirsin.

Kalem işe yarar, kalk bugün,

Tatlı uyku bize çok acı veriyor.)

O dönemde İstanbul’dan Diyarbakır’a gelen Ganizade Doktor Cevdet Bey de Doktor Fuad Bey’in teşvikiyle Kürt Teali cemiyetine katıldı. Osmanlı dönemi paşalarından isyana destek veren Kadri Cemil Paşa şöyle diyor: Cemiyetin Başkanı Halit Cibrî bey ona çok güveniyordu. Doktor Fuad Beg gerek gazete çıkarmada ve siyasi söylemleriyle içimizde en aktif kişiydi.

Diyarbakırlı Cemilpaşa ailesi, Bekiran Aşireti köylerinden Şilmo Köyünün ileri gelenleri ve Lice ilçesinin Serdi, Comelan, Enher, Derkan köylerinde ele geçirilen isyancılardan 220 kişi sürgüne gönderildi.

Dr. Fuad'ın idam edilmesinden sonra aileye "Erkmen" soyadını aldı. Ancak daha sonra bu lakap oğlu tarafından değiştirilir. "Dr. Fuad'ın üç çocuğu var; ilk eşinden bir kızı ve bir oğlu, ikinci eşinden de bir oğlu. İlk eşinden olan oğlu Muzaffer, İstanbul Kadıköy Belediyesi'nden emekli olup 1978 yılında vefat etmiştir. Doktorun en küçük oğlu Mehmet Fuad Erkmen, 1949 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra kısa bir süre Niğde'de savcı olarak çalıştıktan 1955 yılından sonra İzmir barosunda avukatlığa başladı. sonra vefat etti.

Moskova’lı Rus gazeteci Raskolnikov, 26 Şubat 1925 tarihli Pravda gazetesindeki makalesinde şunları söylüyor: Sovyet Devleti'nin (o zamanki Bolşevikler) 1925 şeyh Sait Hareketi'ni emperyalist güçlerle, özellikle İngiliz ve Fransızlarla işbirliği yapmakla suçlamışlar ve karşılığında Sovyet Rusya’nın Kemalistleri desteklediği yakın tarih kitaplarında yazılıdır.

Kaynak: Uğur Mumcu, Kürt İslam Ayaklanması,

Tekîn Yayınevi, Ankara, 1991

Şevket Beysanoğlu, Diyarbakır Tarihi, cild: 3

Ahmet Süreyya Örgeevren, Şeyh Said İsyanı ve Şark İstiklal Mahkemesi, Temel Yayınları, İstanbul, 2002

Ekrem Cemîl Paşa, anıları Diyarbakır, 2007-

Ismet Inönü, Hatıralar 2. kitap

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-3665521868588912">